27 Mayıs 2018 Pazar
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Malını kurban edemeyen, malına kurban olur

Bayramı günlerinde ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eden kurban, Allahu Teâlâ'nın lutfettiği varlığa bir teşekkürdür.
Malını kurban edemeyen, malına kurban olur
Kurban paylaşmaktır. Kurban ibadetinin icra edildiği bayram günlerinde paylaşma ahlakımız daha da pekişmekte; fakirler, yetimler ve kimsesizler hem kesilen kurbanla, hem de ziyaret gibi sosyal etkinliklerle ve diğer ekonomik yardımlarla sevindirilmektedir.

Paylaşma, toplum açısından çok önemlidir. Sosyal adalete hizmet için zengin olan Müslümanlar kurban keser, fakirler de bol bol et yeme fırsatına kavuşur. İnsanların ihtiyacı için her gün yeryüzünde yüz binlerce hayvan kesiliyor. Fakat bunlardan sadece hali vakti yerinde olanlar faydalanabiliyor. Kurban bayramında ise Allah rızası için bir kısım hayvanlar kesiliyor. Bunların etlerinden muhtaç insanlar istifade ediyor. Böylece kurban ekonomik bir mesele, dini ve ahlaki bir mahiyet kazanıyor. Şahsi menfaat yerine, kamunun menfaati hâkim oluyor.

Kurbanın, kurban kesilen ev halkı ve çocuklar üzerindeki psikolojik olumlu sonuçları da aşikârdır. Çocuklarımızda, “Uğruna kurban edeceğimiz, gerektiğinde kurban olacağımız bir değere” bağlılık bilinci gelişir. Kesilen kurbanın paylaşılmasına şahit oldukları için onlarda da paylaşma ahlakı gelişmektedir. "Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe iyiliğe eremezsiniz." (Âl-i İmran: 3/92) ayetinin mucibince veren elin, alan elden hayırlı olduğunu yaşayarak öğrenmektedirler. Çünkü iman, sevdiğin şeyi kurban etmektir, gerektiğinde de kurban olabilmektir.

Kurban ibadetinin mahiyetini anlamayanlar, kalplerine henüz yerleşmeyen imanlarıyla kalkıp kurban kesmeyi bir “hayvan katliamı” olarak niteleyerek her yıl bayram öncesi aynı nakaratı tekrarlayıp dururlar. Her gün mezbahalarda binlerce kesilip kasaplara, marketlere, lokantalara dağıtılan oradan da insanlara servis edilen hayvanlardan hiç bahsetmezler. Kurban bayramı günlerinde kesilen hayvanlardan dolayı toplumda et ihtiyacı kısmen azaldığı için o günlerde mezbahalarda hayvan kesilmemektedir. Böylece rutin olarak kesilen hayvan sayısına ekstradan bir ilave olmamaktadır. Yani Kurban bayramı günlerine “Hayvan katliamı günleri” olarak bakmak, meseleyi çarpıtmak ve İslam karşıtı bir duruş sergilemektir. O kişinin durumunu Müslümanlıkla bağdaştırmak mümkün değildir. Kendi mutfağında protein ihtiyacını karşılamak için buzdolabında eti hiç eksik etmeyenler, yılda bir kez de olsa doya doya et yeme fırsatı bulan fakirlere bu hakkı çok görmek isteyenler; karnı tok, sırtı pek sosyete kodamanlarıdır. Bunların, kurban ibadetinin sosyal paylaşımdaki yerini anlamaları mümkün değildir. Bunlar, toplumun değer yargılarından kopuk olarak oluşturdukları çevrelerinde, -bir kurtçuk gibi- ördükleri kozanın içinde hayatlarını sürdürürler.

Yazının devamı için »»


Musab SEYİTHAN
http://www.mirathaber.com/malini-kurban-edemeyen-malina-kurban-olur-14-1701h.html


Back To Top