All for Joomla The Word of Web Design

Man adasında bir kilisenin bahçesinde yedi Müslüman Türk

Man adasında bir kilisenin bahçesinde yedi Müslüman Türk’ün gömülmüş olduğundan haberimiz var mı?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun, partisinin grup toplantısında, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakınlarının Man Adası‘ndaki bir şirkete para gönderdikleri” iddiası ile birlikte Türk halkı belki de ilk kez Man Adası’nın varlığından haberdar olmuştur. Halbuki Man Adası, başka yönleriyle bizim ilgi alanımıza girmeliydi. Kısaca izah edeyim. Britanya’ya bağlı Man Adası’nın Knockaloe bölgesinde I. Cihan Harbinin başlamasıyla birlikte sivil tutuklular için, dünyanın en büyük esir kampı kurulmuştur. Bu sivil esir kampında 30 bin civarında esir bulunmaktaydı. Bunlardan yaklaşık olarak 20 bini Alman kökenliydi.

Şimdi diyeceksiniz ki bundan bize ne? Bu sivil esir kampına çoğu asker kökenli olmayan Müslüman Türklerin de götürüldüğünü söylersem herhalde sizin de ilginizi çekecektir. Osmanlı Devleti ile Büyük Britanya arasında harp başladığında Şubat 1915’te çıkan bir kanunla İngiltere’de ikâmet eden İslâm dinine mensup Osmanlı vatandaşlarına günlük hayatın akışını kısıtlayan değişik sınırlamalar getirilir. Akabinde 55 yaşın altında olan Müslüman Türkler, tutuklanır ve değişik esir kamplarına nakledilir. Enteresandır gayri-Müslim Osmanlı tebaasına herhangi bir müeyyide uygulanmaz.

O dönem harp hâlinde olan devletler arasındaki yazışmalar, tarafsız devletlerin büyükelçilikleri vasıtasıyla yapılır. Osmanlı Devleti ile Büyük Britanya arasındaki yazışmalar ise İsveç Sefareti üzerinden yürütülür. Londra’da tutuklu Raşit SadiBeyin kâtibi, İsveç Sefaretine yazdığı mektup sayesinde Osmanlı Basını, sivil esir kamplarında tutuklu vatandaşlar ile ilgili haberini ancak 17 Temmuz 1917 tarihinde kamuoyuna duyurabilir.

Yazının devamı için »»

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir