18 Kasım 2018 Pazar
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Memurlarımıza hediye alma yasağı hatırlatıldı

Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu tarafından kamu kurumlarına gönderilen genelge ile yaklaşan yılbaşı dolayısıyla kamu personelinin hediye yasağına uyması istendi.
Memurlarımıza hediye alma yasağı hatırlatıldı
Yasağa uyulmaması halinde üst düzey kamu görevlileri hakkında Etik Kurulu ve diğer yetkili disiplin kurullarınca ilgili kanun ile yönetmelik kapsamında gerekli incelemenin yapılacağı bildirildi. Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu Başkanı Köksal Toptanimzasıyla gönderilen genelgede, devlet memurlarının hediye kabul etmelerinin 657 Sayılı Kanunu'nun 29'ncu maddesi gereğince yasaklandığı hatırlatıldı.


İSLÂM’A GÖRE MEMURLARA HEDİYE VERMEK RÜŞVETTİR

Kur’ân-ı Kerim, hem Peygamber, hem de devlet başkanı olan Hz. Süleyman’a siyasî maksatlı olarak Sebe melikesinin elçileri tarafından verilmek istenen hediyeler karşısında ilkeli tavrını örnek olarak göstererek, açıkça beyan eder.

“(Elçilerin sözcüsü) Süleyman’ın huzuruna gelince, Süleyman ona şöyle dedi: “Siz beni mal (hediye) ile desteklemek (ve böylece etkilemek) mi istiyorsunuz? Oysa Allah’ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Fakat hediyenizle ancak siz sevinirsiniz.” (en-Neml: 36).

Görüldüğü üzere devlet memurlarının başı olan Hz. Süleyman, kendisine “hediye” olarak sunulmak istenen ama aslında rüşvet olan kıymetli eşyaları almayı reddetmiş ve geri çevirmiştir. Böylece devlet yönetiminde bütün memurlara örnek olacak bir şekilde onurlu bir tavır sergilemiştir. Rüşvet niyetiyle verilen hediyelerden sadece dünya malına düşkün olan gafil insanlar/memurlar ancak sevinir. Halbuki Hz. Süleyman, âdil bir idareci olmanın getirdiği mesuliyet idrakiyle daha hayırlı bir mülke/devlete/göreve sahip olduğunun farkındadır. Adaletle idare edilen bir devlette gayri meşru her işlem, haramdır. Bu doğrultuda adı ne olursa olsun devlet idaresinde bulunanlara dolaylı ve dolaysız olarak haksız kazanç sağlayan her türlü kolaylık ve maddî imtiyaz, rüşvettir ve haramdır.

Asr-ı Saadette Memurların Hediye Alması Yasaklanmıştır

Peygamberimiz (sav) de asr-ı saadette tayin ettiği devlet memurlarına vatandaşlar tarafından verilmek istenen (verilen) hediyeleri, haksız kazanç olarak değerlendirmiş ve bunu rüşvetle eş değer gördüğü için yasaklamıştır. Peygamberimiz (sav) tarafından görevlendirilen bir zekât memuru, topladığı zekât mallarının teslimi için Medine’ye ulaştığında Peygamberimize (sav) şu beyanda bulunmuştur: “Şunlar, size (beyt-ül mala) aittir, bunlar da bana hediye olarak verildi.” Bunun üzerine aynı zamanda bir devlet başkanı olan Peygamberimiz (sav), minbere çıkıp herkesin duyacağı bir şekilde devlet memurlarının hizmet ilkeleriyle ilgili olarak ahlâkî bir tebliğde bulunmuştur:

“Benim zekât toplamak için gönderdiğim bir memura ne oluyor ki, ‘Şunlar sizin, şunlar da bana hediye edildi’ diyebiliyor? Dikkat edin, bu kişi evinde otursaydı kendisine hediye verilir miydi?” (Müslim; İmâre: 26-29.).

Dolayısıyla devlet tarafından düzenli maaş alan ve bunun mukabilinde vatandaşlara ücretsiz olarak en iyi bir şekilde hizmet etmekle yükümlü olan memurların şu veya bu kişiler tarafından ayrıca hediye kabul etmeleri, devlet malına hıyanettir (Müsned; V: 424) ve dolayısıyla sosyal düzenin/adaletin bozulmasına bir sebeptir Çünkü devlet imkânlarını kullanıp rüşvet verenlerden örneğin daha az vergi almak suretiyle kamu malını azaltmak da böyle olmasa dahî rüşveti şahsî zenginleşme aracı kullanmak da kul hakkı boyutuyla büyük haramlardandır.

Allah, Kuran-ı Kerim’de bu konuda herkesi uyarmaktadır: “Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların (kamu) mallarından bir kısmını bile bile, günaha girerek yemek için onları hâkimlere (memurlara-yetkililere) (rüşvet olarak) vermeyin.” (Bakara: 188).

Bu bağlamda rüşvet alan memur, ne kadar suç/günah işliyorsa, rüşvet veren her kimse o da aynı suçu/günahı işlemektedir. Çünkü meşhur hadis-i şerife göre “Rüşveti alan da veren de (aracı olan da) Cehennemdedir.”

Memurların Yakınlarının Da Hediye Almaları Ahlâkî Değildir

Allah’ın şiddetli azabından korkan dürüst ve ahlâklı memurlar, rüşvet kabul etmez. Ne var ki işini kolay yollardan halletmek isteyen sözüm ona bazı kurnaz vatandaşlar, yine “hediye” tarzında dolaylı olarak memurun yakınlarına rüşvet vermek isteyebilir. Bu gibi durumlarda, ilkeli memurlar, sorumluluktan kurtulmak için, bütün yakınlarını bu hususta uyarıda bulunmalıdır.

Bu bağlamda halife Hz. Ömer ile ilgili bir anekdot aklıma geldi. Buna göre devletin başındayken Hz. Ömer, eşi ile birlikte Medine dışında bulunan bir yerleşim bölgesine gider. Köy halkı bu ziyaretten çok memnun kalır ve iyi niyetli köylü kadınlar halifeden habersiz olarak halifenin eşine belki de hiçbir karşılık beklemeksizin çeşitli hediyelerde bulunur. Yeniden Medine’ye döndüklerinde Hz. Ömer, eşinin üzerinde daha önce görmediği bazı şeyler görür ve bunları nereden nasıl temin ettiğini sorar. Eşi de “köylü kadınların hediyesidir” deyince Hz. Ömer, bu durumdan manen rahatsızlık duyar ve eşine şu veciz ihtarda bulunur:

Ben bu ümmetin halifesi olmasaydım, sen de halifenin eşi olmasaydın sana bu hediyeler hiç verilir miydi? Eskiden ben halife değilken kadınlar sana niçin hediye vermiyordu?”

Devletin başına geçen Hz. Ömer, halife eşi sıfatıyla eşine verilen hediyeleri manevî yönden sakıncalı bulur ve eşinin aldığı bütün hediyeleri devlet/kamu/halk adına el koyar ve beyt-ül mala kaydeder ve böylece eşine verilen hediyeler halkın hizmetine sunulur.

Velhasıl

Hükümete bağlı Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun (miladî) yılbaşı sebebiyle olası hediyeleşmelerin kamu alanında da yaygınlaşabilir ihtimaline karşı ihtar mahiyetindeki yazılı uyarısı yerinde bir yaklaşımdır. Ancak görev başında olan memurlarımızın, bu tarz hediyeleşmelerin rüşvet mahiyetinde olduğuna dair bilgi ve bilinç seviyelerinde bir düşme mi görüldü ki iki de bir devletçe uyarılma ihtiyacı duyulmaktadır? Yoksa memurların tarafsızlığını, performansını, kararını veya görev yapmasını etkileyen veya etkileme ihtimali bulunan, ekonomik değeri olan ya da olmayan, doğrudan ya da dolaylı olarak kabul edilen her türlü eşya ve menfaatin hediye (aslında rüşvet denilmesi gerekirdi) kapsamında olduğuna dair yazılı hatırlatmalar, (belirli bir derecede de olsa) kamusal alanda ahlâkî yozlaşmanın ve yolsuzlukların varlığına bir işaret midir?

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/memurlarimiza-hediye-alma-yasagi-hatirlatildi-7-2698h.html


Back To Top