20 Temmuz 2018 Cuma
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Babalar da çocuklarını öldürür

İçim titreyerek yazdığım bu başlığı yaşadığım bir hadiseden yola çıkarak attım. Çünkü hissettiklerimi sanki ancak bu cümle ifade edebilirdi.

Yine bir metro yolculuğum esnasında akşam saati yorgun argın eve giderken –istemeden de olsa- bir baba ve evladının konuşmalarına kulak misafiri oldum.
Yaşını tam tahmin edememekle birlikte 15-16 yaşlarındaki çocuk babasına, arkadaşı ile yerde bulduğu bir miktar parayı alıp camiye bağışladıklarını anlatıyordu. Güzel bir iş başarmış olmanın verdiği heyecan ile “Büyük bir sevap kazandık baba!” dedi.
Ancak babadan gelen cevap tüm bu heyecanı yerle yeksan edecek cinstendi. Baba, “Yanlış yapmışsınız camiye para verilmez.” dedi (!) Tüm masumiyeti ile yerinden doğrulan çocuk, “O parayı aramızda da paylaşabilirdik ama camideki hoca çok iyi bir insan mutlaka hayrına birisine verir dimi baba?” dedi. Baba ısrarcı ve kötü bir konuşma üslubu ile “Nereden bileceğiz? Camiye para mara verilmez işte cebinize atıp harcasaydınız ondan iyi iş yapardınız.” dedi.
O an başımdan kaynar sular dökülerek konuşmaları dinlemeye devam ediyordum. Çocuk, “Biz nereye vereceğimizi bilmiyoruz ki hocaya da güvendik.” dedi. Baba ise kafasını çevirerek umursamadan çevreye bakmaya devam etti.
Evet… Babalar da çocuklarını öldürür. İnsanı insan yapan o merhamet, vermek, paylaşmak, güvenmek duygusunu yok ederek çocuklarını öldürürler.
Vermeyi bilmezsek, paylaşmadan yaşarsak, nasıl insan oluruz ki? Bulunan para nereye verilir, nereye verilmez tartışılır belki fakat o paranın cebe atılacağı söylenemez!
Eğer camiye vermesini istemiyorsan (ki bu da sebepleri ile konuşulmalıdır) “Böyle bir şey olduğunda bana da danışabilirsin oğlum araştıralım ve bu hayrı birlikte yapalım, birlikte verelim.” denemez miydi?
Baba sadece vermek duygusunu değil, camilere, camilerdeki hocalara olan güveni de yok ediyordu. Hem düşünsenize o yavru bir daha hayırda bulunmak istediğinde aklından neler geçirecek? Bir daha böyle bir güzelliği yapar mı sanıyoruz? Arkadaşıyla paylaşarak yaptığı bu güzelliği şimdi babasından aldığı bu ders (!) ile yeniden arkadaşı ile paylaşacaktır. Güzellikleri paylaşarak çoğaltabileceğimiz gibi maalesef çirkinlikleri de paylaşıyoruz. Ve ne yazık ki onlar da çoğalıyor.
Artık daha farklı bir gözle etrafı yorumlayacak olan bir çocuk var karşımızda. Belki de ileride evlat olma vasfından baba olma vasfına eriştiğinde evlatlarına paylaşmanın ne demek olduğunu şimdi içinde taşıdığı saf duygularla değil babasının kalbindeki ile anlatacak bir çocuk var…
Ne olur yapmayın, elinizi vicdanınıza koyun ve çocuğuma neler öğretiyorum diye düşünürken neleri de öğretmemeliyim diye bir düşünün. Evlatlarımız bizim, ülkemizin geleceği… Bugün onlar bize ihtiyaç duyuyorsa yarın biz onlara ihtiyaç duyacağız. Kur’an bize “hayırda yarışın” buyurur. Ümmet olarak “biz” dilini yakaladığımızda ancak huzurlu olarak bir arada yaşayabiliriz. 
Vermek, paylaşmak bizim en özel hasletlerimizdendir. Bizler her zaman “veren” konumunda olamayabiliriz. Burada en güzel örneği Peygamberimiz bize öğretir: 
Peygamberimize, “Ya Resulallah her birimiz her gün sadaka vermeye nasıl güç yetirebiliriz?” diye sorduklarında “Kişi bildiği iyilere, doğrulara çağırsın; yararlı olanlara yönlendirsin. Bu yaptıkları onun için sadakadır.” buyurmuştur.
Çevremizde sevgi halkası oluşturabilmek, hiçbir kalbin tasavvur edemeyeceği ebedi nimetlerin olduğu cenneti kazandıracak hayırlarda yarışmak duasıyla…

Merve ÖZERKİN
http://www.mirathaber.com/merve-ozerkin-babalar-da-cocuklarini-oldurur-186-4462y.html


Back To Top