22 Eylül 2018 Cumartesi
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

MİLLİ EĞİTİM BAKANI SELÇUK: “KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL DAVRAN DEĞİL; YEREL DÜŞÜN, KÜRESEL DAVRAN.”


YEREL DÜŞÜNMENİN TEMEL ESASLARI NELERDİR? KÜRESEL DAVRANMANIN ÖLÇÜSÜ NEDİR?

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk,18 ayrı kriterde başarılı olan 120 Okul Müdür ve Müdür Yardımcısı ile “Eğitimde Yönetim Süreci Çalıştayı”nda buluştu.
MİLLİ EĞİTİM BAKANI SELÇUK: “KÜRESEL DÜŞÜN, YEREL DAVRAN DEĞİL; YEREL DÜŞÜN, KÜRESEL DAVRAN.”
Başkent Öğretmenevinde gerçekleştirilen çalıştayın açılışında Bakan Selçuk, konuşmasının bir bölümünde şunları dile getirdi:

“Okullarda en çok zemin yenilemeyi biz yaptık. En çok ısı yalıtımlı camı biz yaptık. En çok derslik sayısını biz artırdık. Öğrenci sayımızı biz artırdık. Bunlar eğitimin köpüğüdür. Biz işin aslıyla ilgiliyiz. Ve evrensel olana talibiz. Yani mahallî olana değil. Medeniyet köy yollarından şehir yollarına doğru gitmez. Şehir yollarından köy yollarına doğru gelir. O yüzden bizim muhakkak surette evrensel olana talip olmamız ve milli duruşa sahip olmamız lazım. Özetlersek; ‘küresel düşün, yerel davran değil, yerel düşün küresel davran’ diyoruz.”


YEREL DÜŞÜNMENİN TEMEL ESASLARI NELERDİR? KÜRESEL DAVRANMANIN ÖLÇÜSÜ NEDİR?

Değerli okuyucularım;

Yeni Millî Eğitim Bakanımız, görevine başlamasıyla bazen birbiriyle tamamen zıt ilginç fikrî açıklamalar ve uygulamalarda bulundu ki gayri ihtiyari olarak bunları yorumlama ihtiyacı duydum ve halen de duymaktayım. Bu yorumum, bu süreç içinde kaleme aldığım 3. Yazımdır.

İlk önce “Dezavantajlı Çocuklar, Öğretmenler Önceliklerimiz Olacak.” dedi. Biz de bu açıklamasını doğru bularak, destek mahiyetinde sosyal adalet içerikli eğitim politikalarına yönelik bazı müşahhas önerilerde bulunduk.

http://www.mirathaber.com/selcuk-dezavantajli-cocuklar-ogretmenler-onceliklerimiz-olacak-sosyal-adalet-icerikli-egitim-politikalarina-ihtiyacimiz-var-6-4834h.html

Daha sonra evrenselliğe atıfta bulunarak, “Kemalizm, Eğitimin Temeli Olmamalı.” dedi. Biz de gerekçeleriyle birlikte o halde “Kemalizm’i Besleyen ‘Atatürk İnkılap ve İlkeleri’ Gibi Dersler Müfredattan Kaldırılsın” dedik.

http://www.mirathaber.com/milli-egitim-bakani-kemalizm-egitimin-temeli-olmamali-kemalizmi-besleyen-ataturk-inkilap-ve-ilkeleri-gibi-dersler-mufredattan-kaldirilmalidir-6-5051h.html

Ne var ki yeni Eğitim Bakanının ilk icraatı, bunun tam tersi şeklinde gerçekleşti. Eski Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın döneminde Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’nden çıkarılmış olan 'Atatürkçülük', şimdi yapılan bir değişiklikle öğretmenlerin gündemine yeniden alındı. Yeni yönetmelik değişikliğinde Cumhuriyet Bayramı, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı ve Zafer Bayramı yeniden kutlama çizelgesine eklenerek, bu vesile ile Kemalist ideolojisinin korunmasına/canlanmasına zemin hazırlanmış oldu.

Ayrıca Bakanlık, ders yılı başlamadan önce, ikinci dönem başında ve ders yılı sonunda yapılan ‘Öğretmenler Kurulu’ toplantısı gündeminde “Atatürkçülükle ilgili konuların derslerde işlenişi ile öğretim programlarının uygulanmasına yönelik hususlar” maddesini yönetmeliğe yeniden ekledi. Böylece eğitim kurumunda aynı sınıfı okutan veya alanı aynı olan öğretmenlerden oluşan ve ders içerikleri ile dönemin görüşüldüğü zümre toplantılarının gündemine de ‘Atatürkçülük’ getirildi.

‘Yerel Düşünüp, Küresel Davranmak’ Nasıl Olacak?

Yeni Eğitim Bakanımız mezkûr haberde ifade ettiği üzere bizler (öğretmenler, eğitimciler), millî duruş sergileyerek, mahallî olana değil evrensel olana talip olmalıymış. Bu nasıl olacak? Bakana göre küresel düşünüp yerel davranmak yerine yerel düşünüp küresel davranmalıymışız. Özür dileyerek ve acziyetimi itiraf ederek, bu izahını anlayabilmekte mantıken biraz zorlandım. İlk önce şu sorum aklıma geldi: Yerel düşünmek nedir ve nasıl olacak? Yerel düşünmenin temel esasları ve zihnî paradigmaları nelerdir?

Bir T.C. vatandaşı olan başarılı bir öğretmenimiz veya etkili bir okul müdürümüz, eğitim alanında yerel düşünmek için çaba gösterse gayri ihtiyari olarak anayasa ve Milli Eğitim müfredatında ‘Atatürkçülük’ ile ilgili temel ilkeler karşısına çıkacak ve hür iradeleri ile farklı ve alternatif bir düşünce ufku geliştiremeyecektir. O halde yerel düşünceden çıkacak bize has daha doğrusu sisteme özgü sınırlı bir çıktıyla küresel arenada nasıl etkili bir davranış gösterebiliriz ki? Sistem odaklı yerel düşünceyi bırakıp da küresel/bütüncül çapta bir düşünce gayretine girsek daha isabetli olmaz mı? Veya daha doğrusu toplumun temel mayası olan millî ve manevî değerlerimizi yerel düşüncenin temel taşları olarak kabul edip, bu istikamet üzerinde fikrî açılımlarda bulunarak, küresel eğitim sistemine katkı sağlasak nasıl olur?

Sayın Bakanımız, klişe olmuş izaha muhtaç yerli/küresel ve düşünme/davranma bağlamındaki ifadelerini daha somut örnekleriyle bir açıklık kazandırmalıdır. Aksi takdirde soyut ve belirsiz iklimin etkisi altında devlet eliyle yapılan resmî çalıştaylardan bildiğimiz statükonun ötesinde özgür bir düşünce, özgün bir anlayış ve toplum ruhumuza uygun bir eğitim modeli çıkmaz.

Velhâsıl-ı Kelâm

Öğretmenlerimizin ve eğitimcilerimizin maneviyat ve irfan ile ilgili bağlılıkları olmadan, İslâm’ın müspet ve gaybî ilimlerin temel kaynağı ve vahiy temelli ahlâkın evrensel/küresel yönüyle üstün olduğuna dair inançları bilinçli bir şekilde olgunlaşmadan eğitim alanında gerçek anlamda düşünce (tefekkür) olmaz. Eğitimden sorumlu yetkili kişiler, cüz’i iradelerini Hak, fıtrat ve istikamet üzere değerlendirmezlerse düşünceleri ve icraatları, Allah katında makbul görmeyecek ve eğitim sisteminin tekâmülüne bir katkısı olmayacaktır.

Eğitim alanında kalben akledersek, tefekkür dengesini koruyabiliriz ve düşünme gücümüzü artırabiliriz. Kalp ve akıl arasında mesafe ne kadar büyürse, düşünce o oranda kısırlaşır, icraatlar o boyutta etkisini kaybeder ve eğitim de o nispette kaliteli olmaktan uzaklaşır. Öyle ise akıl nimetini nefsimizin ve her türlü yerli/yabancı Bâtıl inançların ve ideolojilerin tasallutundan kurtaralım, cüz’i irademizi imanî/kalbî inkişaflarımızla birleştirip hür ufuklara açılalım ve eğitim sistemimize tevhidî istikamete uygun aslî/orijinal modeller/programlar kazandıralım.

Ezcümle; Allah’ın bize akıl ve kalp (iman) gibi bahşettiği nimetlerinin hakkını verip, tefekkür ederek, onlarla toplu halde bütünleşebilirsek, onların bütünlüğünde sosyal hayatımızı ve eğitim sistemimizi bütünleştirebilirsek, isabetli ve etkili bir yaklaşımla yerli düşünmüş oluruz ve işte o zaman bütün bu meziyetlerimizle küresel davranabilir ve hatta dünyaya örnek olabilecek kadar meydan okuyabiliriz.

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/milli-egitim-bakani-selcuk-kuresel-dusun-yerel-davran-degil-yerel-dusun-kuresel-davran-yerel-dusunmenin-temel-esaslari-nelerdir-kuresel-davranmanin-olcusu-nedir-7-5215h.html


Back To Top