All for Joomla The Word of Web Design

Mirat-haber yazarlarından Prof. Dr. Osman Eskicioğlu hakka yürüdü

Prof. Dr. Osman Eskicioğlu, uzun süredir tedavi gördüğü hastalığından dolayı hayata veda etti.

Beyin ameliyatı geçirdikten birkaç hafta sonra ruhunu teslim etmişolan Osman Eskicioğlu,1945 yılında Denizli’nin Göveçlik köyünde dünyaya geldi. İlkokulu köyünde bitirdikten sonra 1965 yılında İzmir İmam-Hatip Lisesinden mezun oldu. 1965-66 yılları arasında Bağdat’ta bulundu. İzmir Müftü yardımcılığı, İmam-Hatip Lisesi Meslek dersleri öğretmenliği, İzmir Yüksek İslam Enstitüsü Öğretim Üyeliği ve Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1979’da doktor, 1983 yılında Yrd. Doçent, 1989 yılında da Doçent, 1996’da Profesör oldu. İngiltere, Almanya, Hollanda ve Amerika gibi ülkelerde çeşitli bilimsel faaliyetlerde bulundu. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim dalı Öğretim Üyeliği’nden emekli oldu.

Osman Eskicioğlu’nun cenaze namazı 25 Mart 2018 Pazar günü öğle namazını müteakip İzmir Dokuz Eylül İlahiyat Fakültesinde kılındıktan sonra, naaşı Denizli merkez Göveçli’de ikindi namazından sonra defnedildi. Mirat-Haber olarak hocamıza Allah’tan rahmet, aile fertlerine sabr-ı cemil niyaz ediyoruz.

Osman Eskicioğlu hocamızınMirat-Habersitesinde yayınlanan iki yazısı:

http://www.mirathaber.com/prof-osman-eskicioglu-allah-yeryuzunu-vadediyor-82-1125y.html

http://www.mirathaber.com/prof-osman-eskicioglu-islamda-bankacilik-sistemi-82-1106y.html



DEĞERLİ BİR HOCAMI KAYBETMENİN HÜZNÜNÜ YAŞIYORUM

24 Mart 2018 Cumartesi sabahı gördüğüm bir rüya üzerine aniden uyandım. Rüyamda bir evin ikinci katında sağlık sorunları yaşadığını bildiğim değerli dostum Prof. Dr. Osman Eskicioğlu hocam için erkek ve kadınların ayrı bulunduğu odalarda Kuran-ı Kerim’in okuduğunu duydum. Bu rüya üzerine manevî evladı Orhan Korkmaz beyefendiyi aradım ve hakkında bilgi sahibi olmak istedim. Hocamızın şuuru yerinde olmadığını ve halen kritik bir aşamada olduğunu öğrendim. Aynı günün gece yarısında acı haber bana ulaştı. Hocamızı kaybetmiştik. Üstelik bu haber, hem Orhan bey, hem de benim için pek sürpriz olmadı. Çünkü Orhan beyin benimle özel olarak paylaştığı bilgiye göre Osman Eskicioğlu hocamız, vefat etmeden önce 02.06.2017 tarihinde şu notun kaydedilmesini istemiştir: “Bak Orhan’ım; Belki üzüleceksin ama benim ölüm tarihim 24.03.2018’dir.” Tarihe not düşmek adına hocamızın bu sözleri videoya da alınmıştır.

Gaybın Anahtarları Allah’ın Katındadır. Ancak….

Kuran, bize gaybî konuların tümünü ancak Allah’ın bildiğini, bunun dışında kimsenin gelecek hakkında bilgi sahibi olamayacağını bildirmektedir (En’am: 59; Neml: 65). Bununla birlikte Allah, razı olduğu resulüne (peygamberine) gerekli gördüğünde gaybî bilgiler hakkında malumat sahibi yapabilir (Cin: 26-27). Eğer ‘resul’ ifadesini daha geniş olarak ele alırsak Allah, isterse kendi katındaki gaybî bilgilerin bir kısmını bir lütuf olarak bazı hususî kullarına da verebilir. Nitekim Hac sûresinde geçen 75. âyet, seçilmiş bazı has insanların da resuller kapsamına girebileceğini açıkça belirtmektedir.

“Allah meleklerden de insanlardan da resuller seçer. Şüphesiz Allah işitendir, görendir.” (Hacc: 75).

Binaenaleyh Allah’ın isteği ve izni ile melekler, Osman Eskicioğlu hocamıza ilham yoluyla ne zaman öleceğini de bildirmiştir.

Osman Eskicioğlu Hocam İle Bazı Hatıralarım

Prof. Dr. Osman Eskicioğlu ile ilk kez İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerine “İslâm’da Engelli Hakları” üzerine vermiş olduğum bir seminer vesilesiyle tanışmıştım. Bana özel bir muhabbet beslediğini hissetmiştim çünkü çok geçmedi beni bir konferans bahanesiyle memleketi Denizli-Göveçlik’e davet etmişti. Evinin balkonunda çektiğimiz mezkûr fotoğraf da bir hatıra olarak hep zihnimde canlı kalacaktır. Osman Hocamla daha sonra hiç görüşemedik ama telefonda bazen saatlerce güncel konular hakkında sohbet ederdik.

Mağduriyetimi İlk Gören Feraset Ehli Bir Âlim

F. Gülen’e tanıdığından beri kendisine hep mesafeli durmuş olan Osman Hocam, benim bir KHK ile üniversitemden ihraç edilmemden dolayı çok üzülmüştü. Benim için kaleme aldığı aşağıdaki destek yazısını face sayfasında alenî olarak paylaşmıştı:

“Bu adalet değil bir zulümdür Ama şu söz aklıma geldi: “Zalimlere bir gün dedirtir kudreti Mevla. “Tallahi lekad aserekallahu âleyna” Allah zulmeden zalimlere cezalarını verecek güce sahiptir. Üstadım; Hak ve hukuka saygı olmayan topluma ne deseniz haktır Haklısınız, çünkü ilim ve âlime saygı gösterilmeyen bir ülkede kargalar kılavuz oldu ve olur. Karganın kılavuz olduğu yerde de beyinler pislikle çalışır. Size yapılan bu zulmü lanetliyorum. Siz ki hak erenlere katılmak için, gece gündüz gayret eden bir kişiliksiniz. Onun için ne deseniz haklısınız. Bu ülkenin sorumluları nerede? Ey millet: Artık uyanın, üzerine düşen görevi yap. Haksızlıklara ve zulümlere karşı çık. Adaletin bu mu ey dünya de artık.”

Bana Her Türlü Desteği Vermeye Hazır Cömert Bir Yürek

Osman Hocam, sadece sözlü ve yazılı olarak bana destek vermedi. Her türlü maddî destek vermeye de hazır olduğunu bana bildirdi. Bununla ilgili olarak Mart 2017 tarihinde beni face üzerinden aradı. Aramızda şöyle bir yazışma geçti:

Osman Hocam: Selam üstadım; hayırlı akşamlar olsun; ne yapıyorsunuz?

Ben: size de…okuyorum…düşünüyorum...yazıyorum...sabrediyorum, mükafat olarak da face sayfasına giriyorum.

Osman Hocam: Evet, Allah hayırlar ihsan eylesin inşallah, bize düşen bir şey olduğu zaman her an emre amadeyiz, lütfen buna inanın.

Ben: İnanıyorum...ama sizden şu anda dua istemek geliyor içimden.

Osman Hocam: Her zaman dua ediyorum üstadım.

Ben: Ara sırada da bazı konular hakkında fikir isteyebilirim sizden.

Osman Hocam: Ne istersen varım, yeter ki kadir olayım, maddî manevî yanındayım, darda zorda kalırsan hesabına ayda 1-2 milyar (1-2 bin TL) gönderebilirim, bir kardeş bil üstadım bu acizi.

Ben: Allah sizden kat kat razı olsun, kimse bu kadar açık olarak bana somut olarak böylesine bir teklifte bulunmadı şimdiye kadar.

Osman Hocam: Üstadım ben sizin samimiyetinize inandığım için, benim inandığım din böyle olmamı bana emrediyor.

Ben:...Buradaki dairemi sattım...elh. şimdilik idare ediyoruz...yani maddî yönden sıkıntı içinde değilim elh.

Osman Hocam: Siz Müslümansınız ben de Müslümanım, kardeşiz, benim ev kredisi var, mayısta bitiyor, mayıstan itibaren her ay 2 gönderebilirim, tabiî siz olur verirseniz, Allah sizden razı olsun inşallah.

Ben: Geçenlerde ben de bir kardeşe zora düşersen merak etme ben sana ayda en az bin TL verebilirim dedim, o emekli oldu ben ihraç edildim...şimdi ben bu sözü samimiyetle söylemiştim...Allah büyük, şimdi bu sözü sizden duyuyorum...Allah rızkımıza her halükârda verecek ve beni mahzun etmeyecek...Allah'a imanım daha ziyadeleşti...

Osman Hocam: Mazlumun duası makbuldür, bana dua et, Allah beni İslâm’ı tebliğde istihdam eylesin inşallah, TV’lerde bangır bangır 8 milyara ses vermek istiyorum, ama yapayalnızım, kimsem yok, dua dua dua inşallah, Allah yardımcımız olsun inşallah…

Ben: Bu sözleri sizden duymam beni rahatlattı, Allah göstermesin ama herhangi bir sıkıntılı anda borç alacağım ilk kişi siz olacaksınız...

Osman Hocam: Borç olursa olur, olmazsa bir iş olur, emrin hak olur, şu olur bu olur, ben de o zaman helal hoş olsun derim, rahat ol üstadım rahat ol, siz şimdi mazlum durumdasınız, bizim sizi tanıyan birisi olarak sizin yanınızda olmamız bize farzı ayındır derim, teşekkürler, yenge hanıma da selam ve saygılar…ARO, AEO.

Bir Canlı Yayında Bana Alenî Olarak Destek Veren Kahraman

02.06.2017 tarihinde Osman Hocam, Beyaz TV’de canlı olarak yayınlanan DİNAMİT programına katıldı. Burada ilahiyatçıların tespitleriyle FETÖ'nün sinsî plânları masaya yatırılıyordu. Osman Hocam, programın konseptinde olmadığı halde birden FETÖ ile mücadelede bazı hataların yapıldığını, buna örnek teşkil etmesi bakımından da benim ismimi vererek, haksız yere görevimden alındığımı söyleyince stüdyodaki ortam birden değişti.

Program yöneticisi Latif Şimşek, hemen müdahale ederek, “Kim bu Ali Seyyar? Hiç mi FETÖ ile ilgisi yok, By-Lock gibi..?” sorusuna Osman Hocam, şöyle cevap verdi: “Asla, Sakarya Üniversitesinden atılmış bir öğretim üyesi, altın gibi bir adam. Haset, fesatçılık ve kıskançlık gibi sebeplerden dolayı rektörün isteği üzerine atılmıştır.”

Son Nefesine Kadar Mazlumları Koruyan Hakperest Bir Tebliğci

Osman Hocam, bu açık desteğini hiç taviz vermeden OHAL-Komisyonu kurulduktan sonra da korudu. 15 Ağustos 2017 tarihinde face sayfasında aşağıdaki muhtıra niteliğindeki beyannamesini yayınladı:

“Bu Zulüm Ne Zaman Bitecek? Prof. Dr. Ali Seyyar, Prof. Dr. Hüseyin Esen, Dr. Muhammed Sakıp Eskicioğlu, FETÖ’cü oldukları gerekçesiyle görevlerinden uzaklaştırılarak, açığa alınmışlardır. Ben kendilerini çok yakından tanıdığım için söylüyorum. Bunlar için şahitlik yaparak ve vallahi billahi ve de tellahi diye yemin ederek, bunların asla ve kesinlikle FETÖ’cü olmadıklarını dile getirmek istiyorum. Çünkü bu bir zulümdür. Hem bu zulmün hak-hukuk-adalet ve faziletin kaynağı olan devletin yetkilileri tarafından yapılmış olması, olayı daha da acı ve acıtıcı kılmaktadır. Çünkü “öpmek istediğim elin sillesidir ki, en çok acıtır.” İşte bundan dolayı böyle zulme maruz kalmış tüm mazlumların en kısa zamanda bu mağduriyetlerine son verileceğine inanıyorum. Teşekkürler…Prof. Dr. Osman Eskicioğlu.”

Velhâsıl-ı Kelâm

Osman Hocamın herkesin herkesten şüphelendiği, kimsenin kimseye alenî olarak destek veremediği karmaşık bir dönemde sergilediği bu kahramanca çıkışını ve medenî cesaretini hiçbir zaman unutmayacağım. Allah, kendisinden razı olsun. C. Hak, ruhunu şâd ve mesrur, merkad-i pâkini pür-nur eylesin. Amin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir