24 Haziran 2018 Pazar
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

MOSSAD’ın dosyası cinayetlerle doludur


Malezya'daki suikastın ardında yine MOSSAD mı var?

Filistinli bilim adamı Fadi el-Batş'ın Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur'da silahlı saldırı sonucu öldürülmesi, İsrail'in istihbarat servisi Mossad'ın yaptığı iddia edilen suikastları yeniden gündeme getirdi.
MOSSAD’ın dosyası cinayetlerle doludur
Kuala Lumpur'daki özel bir üniversitede öğretim görevlisi olan elektrik mühendisi Batş,evinden ayrılıp sabah namazına gittiği sırada iki kişi tarafından silahlı saldırıya uğramıştı. Evli ve üç çocuk babası 35 yaşındaki Batş,olay yerinde hayatını kaybederken, suikastın kimler tarafından ve neden düzenlendiği henüz belirsizliğini koruyor. Malezya Başbakan Yardımcısı Ahmet Zahid Hamidi,Batş'ın yabancı istihbarat örgütü tarafından öldürülmüş olabileceği ihtimalini dile getirdi.

Batş'ın ailesi suikastın arkasında İsrail istihbarat servisi Mossad'ın olduğunu savunuyor. Aile tarafından basına gönderilen açıklamada, "Ailesi olarak enerji alanında araştırmalar yapan Dr. Fadi'nin suikastı sebebiyle Mossad'ı suçluyoruz." ifadeleri kullanıldı. Hamas da suikastın ardından Batş'ın harekete üye olduğunu belirten ve üzüntülerini ifade eden yazılı açıklamada yayımladı.


MOSSAD’IN DOSYASI CİNAYETLERLE DOLUDUR

İsrail’in istihbarat teşkilatı Mossad, düşman bellediği insanlar hakkında sadece bilgi toplamakla yetinmiyor aynı zamanda bu kişilerin etkisiz hâle getirilmesine yönelik olarak her türlü operasyonu da gerekli görmektedir. İsrail devleti, sivil-asker, kadın-erkek, büyük-küçük, yönetici-bilim insanı ve sağlam-engelli ayırımı yapmaksızın “düşmanlarını” gizli operasyonlarla öldürme gerekçesi olarak çok masumane bir kavram bile üretmiş: "Sikul Memukad", yani “Hedef Odaklı Ön Tedbir.” Kendi devletini koruma, güçlendirme ve genişletme hedefine uygun olarak bu hedefi tehdit edebilecek potansiyel düşmanlarını bilinçli olarak yok etmekte kararlı görünen Mossad’ın suç dosyası çok kabarıktır.

Özellikle ikinci İntifadanın patlak vermesiyle birlikte 2001 ile 2004 arasında Mossad, El Fetih, Hamas ve PFLP gibi Filistin teşkilatlarının başında olan onlarca üst düzey yöneticisini ve birçok masum Müslümanı suikastlar sonucunda ya şehit etmiştir, ya da yaralamıştır. Mesela Hamas liderlerinden olan bedensel engelli Şeyh Yasin, böyle bir suikastın sonunda hayatını kaybetmiştir. İsrail helikopterleri, 22 Mart 2004 sabahında Gazze'de bir cami çıkışında Şeyh Yasin'in yanı sıra iki koruması ve çevrede bulunan beş Müslüman şehit edilmiştir.

http://www.mirathaber.com/13-yil-once-israil-fuzelerinin-hedefi-olan-sehit-seyh-ahmed-yasin-unutulmadi-1-395h.html

İsrail devleti, bu gibi sinsî suikast operasyonlarının kendileri tarafından tertiplendiğini çoğu zaman resmen kabul etmemektedir. Ancak yıllar sonra gizlilik kararları kaldırıldığında bu gibi operasyonların arkasında kendilerinin olduğunu itiraf ediyor. Buna örnek olarak 1988 yılında FKÖ Lideri müteveffa Yaser Arafat’ın yardımcısı Ebu Cihad’ın Tunus’ta özel olarak yetiştirilmiş Mossad suikast timleri tarafından şehit edildiği gösterilebilir.

Mossad’ın Hedefindeki Mısır Yöneticileri

Mossad’ın hedef odaklı suikast eylemlerinin tarihçesi aslında İsrail devletinin kurulma süreciyle başlamıştır. Açığa çıkan en dikkat çekici suikast plânı 1956 yılında Mısır’da gerçekleşmiş oldu. Buna göre dönemin İsrail askeri istihbarat şefi Yehoshafat Harkabi, Gazze’de örgütlenen Filistinli mücahitlere yardımdı bulunduğu gerekçesiyle Mısır’ın Sinai Yarım adasının askeri istihbarat müdürü Mustafa Hafis’i öldürme kararı alır. Hafis, Temmuz 1956 yılında Mısırlı bir çift taraflı ajanın takdim ettiği bombalı bir mektupla şehit edilir. Mossad ajanları tarafından mektubun içine bir bombanın gizlenmiş olduğunu bilmeyen Mısırlı ajan da bombanın patlamasıyla gözlerini kaybeder. Hemen bir gün sonra Ürdün’ün başkenti Amman’da görevli Mısır askeri ataşe de benzer bir eylemle şehit edilmiştir.

Mossad’ın Hedefindeki Alman Mühendisleri

1962 yılından itibaren ileride İsrail devletinin başbakanı olacak İzak Şamir, “Demokles’in Kılıcı” adı altında Mısır ordusu için uzun menzilli roket üretim projesine katılan Alman mühendislerini hedef alan bir dizi operasyon düzenler. Hamburg’tan gönderilen bombalı mektuplar, Mısır’da roketlerin üretildiği fabrikaya postalanır ve mektupların infilak etmesi sonucunda beş işçi hayatını kaybeder. Mısır’a teknik bilgiler veren Alman bilim adamı Hans Kleinwaechter’e iki kez silahlı suikast düzenlenir. Şans eseri hayatını kurtarabilir. Aynı yıl Almanya’da Mısır adına kurulmuş olan gizli firmanın müdürü Hans Krug, Mossad tarafından bilinmeyen bir yere kaçırılır ve öldürülür.

Yeni suikast hazırlıkları içinde olan iki Mossad ajanı, İsviçre’de yakalandıktan sonra dönemin İsrail Başbakanı David Ben-Gurion, “Demokles’in Kılıcı” operasyonun askıya alınmasına karar verir. Art arada düzenlenen suikastlar, Almanya ile İsrail’in arasının bozulmasına sebep olur. Almanya, Mısır’da çalışan mühendislerinin hayatlarını korumak adına kendilerine Almanya’da yüksek ücretli iş garantisi vererek, Mısır’ı terk etmelerini ister. 1963 yılına kadar bütün Alman mühendisleri Mısır’ı terk eder ve böylece Mısır’ın kendi millî imkânlarıyla roket üretme hayalleri suya düşer. Son çare olarak Mısır devlet başkanı Cemal Abdünnasır (1918-1970) Rusya’dan silah almak mecburiyetinde kalır.

Velhâsıl-ı Kelâm

Burada Mossad’ın İsrail devleti adına son 60-70 yılda tertiplediği suikastların hepsini tek tek anlatmak mümkün değildir. Ancak günümüze yönelik olarak şu kadarını söyleyeyim. İsrail, özellikle halkı ve idarecileri Müslüman olan komşu ülkelerinin teknolojik yönden ilerlemelerini ve güçlü olmalarını asla istemez ve bunu engellemek için elinden gelen her türlü girişimde bulunur. 2010 yılından beri İran atom programında görev alan en az dört bilim insanı ya bilinmeyen kişilerce silahlı saldırı sonucunda, ya da arabaya bomba konulmak suretiyle öldürülmüştür. Mossad, en son Tunuslu uçak mühendisi Muhammed Zevvari suikastıyla suçlanmıştı. Zevvari, Tunus'un Safaks kentinde 15 Aralık 2016'da evinin önünde yabancı olduğu belirtilen silahlı kişilerin saldırısı sonucu hayatını kaybetmişti.

Türkiye’de ise 2006 yılından bu yana özellikle ASELSAN ve TÜBİTAK’da F-16 savaş uçakları modernizasyonu, millî tank, insansız hava araçları (İHA), uzun namlulu yeni nesil silahlar ve mikro elektronik güdüm ve elektro-optik grubu gibi önemli projelerde çalışan en az 9 mühendisimizin şüpheli ölümleri/intiharları dikkat çekicidir. Şimdiye kadar savcıların soruşturmaları, haricî müdahalelere bağlı ölüm/öldürme emareleri tespit edilemedi. Ancak Türkiye özelinde yabancı ajanlar tarafından yapılan gizli operasyonların çok daha rafine yöntemlerle yürütülmesi gerektiğinin hayatî önemi ortadadır. Çünkü tek bir suikastın dahî Mossad’ın hanesine ait olduğu tespit edilmesi durumunda Türkiye’nin İsrail’e karşı tavrı tahminlerin ötesinde çok farklı olacaktır/olmalıdır.

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/mossadin-dosyasi-cinayetlerle-doludur-1-3973h.html


Back To Top