27 Mayıs 2018 Pazar
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

123456»
  • Musab SEYİTHAN
  • İslam birliği mümkün mü?
    Müslümanların dünya üzerindeki dağınıklığı ve başsızlığı, onların perişanlığının birinci sebebidir. Osmanlının parçalanmasından sonra, emperyalist batı dünyası, cetvelle sınırlar çizerek İslam coğrafyasını parçaladı, kendi kültürünü yerleştirdi ve kendine sadık olacak tasmalı kukla liderleri de başlarına koyup -görünüşte bağımsızlıklarını vererek- çekildi. Fakat sömürü hortumları sürekli varlığını devam ettirdi. Hafif milli kıpırdanışta hemen müdahale edildi, istemedikleri idareciler başa geçtiğinde darbelerle indirdiler.

    23 Mayıs 2018 Çarşamba 09:56Devamını Oku →
  • Suudi Amerika yine şaşırtmadı
    İslam âlemi, bu sene yine aynı günde Ramazan'a başlayamadı. "Mekke ve Medine bizim yönetimimizde, dinî günlerin başlangıcını ilan etmek bize aittir" havasıyla hâlâ teknolojik ve ilmî gelişmeyi İslam'a hizmet ettirmekten aciz kalan Suud uleması, gökyüzünde hilal aramaktalar. "İsraille savaşmak caiz değildir" diye fetva veren sözüm ona "âlimler (!) heyeti başkanı"nın idaresi altında olan ulema sürüsünden başka türlü karar beklemek, eşyanın tabiatına aykırı olurdu. Burnunun dibindeki Filistin'i görüp de gerekli tepki ve girişimde bulunmaktan aciz ve korkak, Amerika'nın peyki durumundaki adamlar, tâ uzaklarda/gökyüzünde hilal aramaktalar. Güler misin, ağlar mısın?

    18 Mayıs 2018 Cuma 10:48Devamını Oku →
  • Her doğru, her yerde söylenmemeli mi?
    Toplumumuzda yaygın bir şekilde kullanılan “Her doğru, her yerde söylenmez” sözünü, gerçekten Kur’an ve Sünnet süzgecinden geçirdik mi? Genelde hiç risk almak istemeyenler, karşıdan gelecek tepki ve şiddeti hesap ederek, konuşulması gereken yerde susmayı tercih edenler, “ne şiş yansın ne kebap” diyerek durumu idare edenler, yasak savıcılar, hasbî değil hesabî olanlar ve ağrımadık başını ağrıya sokmak istemeyen tatlı su Müslümanları hep bu söze sığınırlar.

    15 Mayıs 2018 Salı 10:03Devamını Oku →
  • Kur'an'dan bazı ayetler çıkarılmalı imiş!!!
    Avrupa ülkeleri, son yıllarda Türkiye düşmanlığını iyice tırmandırdı. Bilindiği üzere geçtiğimiz yıl, Hollanda ve Fransa, seçim çalışmalarında Türkiye’yi hedefe koydu. Hollanda, aileden sorumlu bayan bakanımızı ülkesinde konuşturmadı, hatta Türk konsolosluğuna bile girmesine müsaade etmedi. Etrafındaki Türk vatandaşlarına köpeklerini saldı. Bakan da bu barbarlık karşısında Hollanda’yı terketmek zorunda kaldı. Almanya terör örgütü liderine tele konferans yoluyla konuşma yaptırırken Türkiye’nin Cumhurbaşkanına yaptırmadı. Şimdi de 24 Haziran seçimleri için ülkesinde siyasi propaganda yapılmasına izin vermeyeceği kararını aldı.

    08 Mayıs 2018 Salı 11:58Devamını Oku →
  • Siyasi farklılığımız, üst kimliğimize zarar vermememelidir
    “Ancak mü’minler kardeştir” (Hucurat:49/10) ayeti gereğince “İslam kardeşliği”, bizim üst kimliğimizdir. Bunun dışında kalan, meşrebimiz, mektebimiz, mezhebimiz, ırkımız, cinsiyetimiz, partimiz, cemaatimiz, vakfımız, sendikamız ise, alt kimliklerimizdir. Hiçbir zaman alt kimliklerden birine veya birkaçına mensup olmak, bizim üst kimliğimize zarar vermemelidir. Zarar verirse vahdetimiz zarar görür ve ayrışmaya başlarız. Ayrışmak da tefrikadır.

    03 Mayıs 2018 Perşembe 10:36Devamını Oku →
  • “Kurt”ların politik dalışları
    Erken seçim kararı alındıktan sonra, politik ortam iyice ısınmaya başladı. Normal zamanlarda söylenen dürüst sözler, yerini politik kurnazlık ve cambazlığa bıraktı. Kim daha çok karalama yapar ve çelme atarsa, rakibi iftira ve çarpıtmalarla yıpratırsa, politik arenada başarılı olacağını zannediyor.

    27 Nisan 2018 Cuma 17:54Devamını Oku →
  • Kader inancımızdaki yanlışlarımız
    Kadere iman, inanç esaslarımızdandır. Kader, Cenâb-ı Hakk'ın ezelden ebede kadar olmuş ve olacak, iyi-kötü her şey'in oluş zamanını, yerini ve her türlü özelliklerini ezelden bilmesi, öylece takdir ve tespit etmesidir. Kazâ ise, zamanı gelince ezelî ilmine ve takdirine uygun olarak, eşya ve olayları yaratmasıdır.

    25 Nisan 2018 Çarşamba 11:21Devamını Oku →
  • Allah’ın ayetlerine kör ve sağır kesilmek
    İlkeler baki, insanlar fanidir. İnsanlık tarihinde Tevhid mücadelesi, ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdemle başlamıştır. Hz. Âdem’in Allahu Teâlâ’dan getirdiği Tevhid ilkeleri, toplumda kaybolunca, -sayısını kesin olarak Yüce Allah’ın bildiği- peygamberler gönderilerek bu ilkeler, toplumda tekrar ihya ve inşa edilmiştir. Yaklaşık on beş asırdır peygamber yoktur ve gelmeyecektir de… Kıyamete kadar tevhidin ilkeleri, Kur’an-ı Kerim’de baki olarak devam edecektir. Yeni bir peygamber ve kitap gelmeyeceğine göre, İslamî kimliğimizin ilkelerini, kıyamet sabahına kadar koruyacak olan da Allah’ın Kitabıdır.

    18 Nisan 2018 Çarşamba 10:26Devamını Oku →
  • Toplumun ihya ve inşasında gönül faktörü
    Toplumun ihya ve inşasında vahyin süzgecinden geçmiş bir eğitim modeline ihtiyaç vardır. Zaten eğitimin en önemli hedeflerinden birisi de, kişiyi “ham insandan,” “zarif ve olgun insan” mertebesine yükseltmektir. Bu, ancak insanın özünü/gönlünü hamlıktan kurtarmakla mümkündür. Eğitim, bir dönüştürme ve geliştirmedir. Bunu gerçekleştirmek için; “Eğitime muhatap olan insanı, ya gönlün içine almalı, ya da onun gönlüne girmelidir. Hem gönüle almak, hem de gönüle girmek, en etkili eğitim ve iletişim kanalını kurmak demektir.”

    10 Nisan 2018 Salı 11:21Devamını Oku →
  • Eleştiri ahlakı
    Her konunun ahlakı olduğu gibi, eleştirinin de ahlakı vardır. Eleştiride, madara etme ve rövanşı kazanma varsa, bunun adı eleştiri olmaz, düşmanca tavırlarla intikam almak olur. Dolayısıyla eleştirinin amacını, sonucu belirler. Eğer sonuçta ortalığı yıkıp toz duman ediyorsa, o eleştiri değil saldırı, düzeltme değil bozma, inşa değil imha, tamir değil tahriptir.

    07 Nisan 2018 Cumartesi 04:01Devamını Oku →
Back To Top