All for Joomla The Word of Web Design

Müslümanlar çalışıp helal yoldan zengin olmalıdır

Zenginlik konusu ve talebi, tartışmalı bir mesele olmakla beraber biz zenginliğin İslâm’ın kabul ettiği ve hatta teşvik ettiği bir olgu olduğu iddiasındayız. Ancak, İslâm’ın öngördüğü zenginlik, materyalist ve profan (dünyevî) yaklaşımlardan tamamen farklıdır. İslâm’ın benimsediği zenginlik olgusu; özellikle çalışmak, helal-haram, rızık, bereket ve hayır gibi maddî/manevî kavramlar ile açıklandığında ancak gerçek anlamını bulur.

Onun için zengin olmak veya zengin olduğunu düşünüp zenginliğinin devam etmesini isteyen Müslümanların, mutlaka bu kavramlar doğrultusunda hayat tarzlarını biçimlendirmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde Allah’ın hoşnutluğunu ve rızasını kazanamayacakları gibi, O’nun lütfundan ve rahmetinden de mahrum olabilir. İşte bizim sunduğumuz ve önerdiğimiz zenginlik, Allah’ın lütfu ile ortaya çıkan, dünyaya ait bütün maddî ve manevî nimetleri barındıran, bunun yanında uhrevî kazanımları da olan bütüncül bir nimettir.

Zengin Olmanın İlk Şartı: Azimle Çalışmak

Maddî perspektiften bakıldığında çalışmak ve para kazanmak (zengin olmak) arasında doğru bir münasebet vardır. Kuran-ı Kerim de bu münasebeti şu âyetiyle açıkça ortaya koymaktadır:

“Ve gerçekten de insan, ancak çalıştığını elde eder.”(Necm: 39).

İnsan, rızık için çabalar, gayret gösterir, emek sarf eder, bedenen ve zihnen çalışarak, bir şeyler elde eder. Zenginlik ile girişimcilik veya maddî refah ile gayretli çalışma arasında elbette müspet bir bağ vardır. Ancak özellikle elde edilen farklı sonuçlar açısından bu ilişki mutlak değildir. Nasıl oluyor da bazı insanlar az çalışmalarının sonucunda çok, bazıları ise çok çalışmalarının sonucunda daha az şeyler elde edebiliyor?

Yazının devamı için »»

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir