All for Joomla The Word of Web Design

Namaz Allah’ın Hâkimiyetini Onaylamaktır

Namaz Allah’ın Hâkimiyetini Onaylamaktır

İslâm, yasalarını Allah’ın Kur’ân’la koyup evrensel kıldığı son Peygamberi Hz.Muhammed’le bildirdiği Hak Din’dir. Namaz, bu Yüce Din’de inanılması zarurî inanç esaslarına iman’dan sonra mümine yüklenen ilk ve de ana ibadet görevidir. Pek çok defa tekrarladığı namazla ilgili emirlerinden gerekçe de içeren birinde Rabbimiz şöyle buyurur:

“…Namazı gerektiği şekilde kılın. Zekâtı verin. Allah’ın (diğer) emirleri ve yasaklarına da sımsıkı sarılın. O, sizin Mevlâ’nızdır. Sizin Mevla’nız ne güzeldir. Sizin yardımcınız (Mevlâ’nız) ne güzeldir.”(Hac 78)

Namaz;  Mevlâmız olan Allah’a bağlayan, İslâmî hayata hazırlayan, İslâm Düzeninin temel yasalarını teşkil eden Kur’ân’la rabıta kurduran ibâdettir.

Namaz; Allah sevgisi ve korkusu içerisinde yaşa­tan, ruhlara gı­da, elemli gönüllere şifa ve kalplere huzur olan, zaman ve mekân sınırları ötesinde yeni ve yüce bir âlemlere yönelten ibâdettir.

Namaz; imanın gerçek ölçüsü, dışa dönük fiili bel­gesidir. Terki zımnen hıyanet-i İslâmiyyedir. O, Kılınması Âhiret saadetinin, kılınmaması Âhiret felâketinin temel sebebidir.

Özelliklerine değindiğimiz, mümin şahsiyetini oluşturan namaz ibâdetinin önemi ve faydalarını Pey­gamberimizin hadisleriyle açıklamaya çalışacağız.

Allah’ın Peygamberi Hz. Muhammed A.S. şöyle bu­yuruyor:

«Dinde namaz vücutta baş gibidir.»

«Namaz yeryüzünde Allah’ın ilâhlığına hizmettir.»

«Namaz dinin ana sütunu, silâhlı savaş zirvesidir.»

«Namaz müminin Allah’a yaklaşmasıdır.»

«Namazı olmayan dinde, namaz kılmayan mümin­de hayır yoktur.» 2

«İslâm’ın alâmeti namazdır. Kalbini namaz için ha­zırlayan ve onu vakitlerini gözeterek, farzları ve sünnet­lerine riayet ederek kılan kişi mümindir.»

«Namaza yapış. Zira namaz cihadın en faziletlisidir…»

«Özürsüz olarak farz namazları kılmayan kişinin diğer amelleri neticesiz kalır.»

«Kıyamet Günü’nde kulun ilk sorulacağı vazifesi namazıdır.

Namazı tam olanların diğer amelleri de olumlu olur. Namazı sağlam olmayanın diğer amelleri de zayıf­tır.» 3

«Bile bile açıkça namazı terkeden kişi (İslâm dai­resinin dışına çıkmış,) kâfir (ligin sınırları içine düş­müş) olur.

«Namaz kılmayan kişi kendisine gadaplı/öfkeli olduğu halde Allah’ın huzuruna çıkar.»

“Kişinin namazı kalbinin nurudur. Dileyen kalbini nurlandırsın.”

«Allah, namazıyla kendisine secde eden kulunun her secdesine mukabil bir günahını affeder, ona bir sevap verir ve nezdinde onu bir derece yükseltir.»

«Sizden biriniz namazını kıldığı yerden ayrılma­dıkça ve de konuşmadıkça melekler onun için (Allahım! Onu affet, ona merhamet et.) diyerek duâ ederler.»

«Şartlarına ve kalp huzuruna riayet edilerek kılı­nan namaz bir nur şeklinde semaya yükselir. Gök kapıları ona açılır. Sonra da Allah’ın huzuruna yükselir de Allah katında sahibine şefaat eder.»

«Namaz kılanın üç hususiyeti vardır. Namaza dur­duğunda, gökten başı ortasına hayırlar saçılır. Ayak­larından gökyüzüne kadar melekler onu kuşatır. Bir melek de ona şu duyuruda bulunur:

— Eğer kul kendisine yönelerek yalvardığı Rabbini hakkiyle bilseydi namazdan çıkmazdı.»

«Kulun Allah’a en yakın olduğu an secde ettiği an­dır.»

«Allaha secde eden kişi kibirden uzak olur. Allah katında gafillerden yazılmaz.»

«Her kim iki rekât namaz kılar da dua ederse er geç Allah ona istediğini ihsan eder. Namaz vaktini bek­lediğiniz sürece hayrın içindesiniz.»

«Kul Allah’ın rızasını talep ederek namaz kılarsa, ağaçlardan yaprakların dökülüşü gibi günahları dökü­lür.»

«Her kim benim aldığım gibi güzelce abdestini alır. Sonra da öğle namazını kılarsa onun sabah ile öğle namazı arasındaki günahları affedilir.

İkindi namazını kıldığında öğle ile ikindi arasın­daki, akşam namazını kıldığında ikindi ile akşam na­mazı arasındaki, yatsıyı kıldığında akşamla yatsı arasındaki, sabahı kıldığında da yatsı ile sabah namazı arasındaki günahları affedilir.»

«Büyük günahlar işlenmedikçe Cumalar iki cuma arasındaki (kul hakları dışındaki) günahlara kefarettir.»

«Abdestini güzelce alan sonra da namazda ne oku­duğunun şuurunda olarak namazını dosdoğru kılan her bir mümin anasından doğduğu gün gibi tertemiz ola­rak namazdan çıkar.»

«Sizden birinizin evi önünde bir nehir olsa bu ne­hirde günde beş defa yıkansa onda kirden eser kalır mı? İşte beş vakit namaz kılmak da beş defa nehre girip yı­kanmak gibidir. Allah bu namazlarla günahları giderir.»

«Her vakit namazda bir melek şöyle ilân eder. Ey Âdemoğlu! Nefisleriniz aleyhine yaktığınız ateşe gidin, onu namazla söndürün.»

«Farz olduğunu bildiği namazı bile bile terkeden kişinin adı Cehennem kapısı üzerinde (asılı bulunan cehennemlikler listesine) yazılır.»

«Bile bile namazı kılmayan kişiden Allah’ın ve Pey­gamberin zimmeti kalkar. Cehennemin ateşi Âdemoğlunu yakar. Ancak Al­lah, secde organını yakmayı Cehennem’e yasaklamıştır. Namazlar Cennetin anahtarlarıdır.» 

«Allah, beş vakit namazı kullarına farz laldı. Her kim önemsemezlik etmez de namazlarını şartlarına ria­yet ederek kılarsa Allah’ın, o kulunu Cennete koyma sözü vardır. Namaz kılmayan mümin kişiye ise, (hayır­ları ne olursa olsun) Allah’ın verilmiş teminatı yoktur. Dilerse onu cezalandırır, dilerse Cennet’ine koyar.»

                                               ***

Sunduğumuz namazla ilgili hadis demetini Müslim’in Kâ’b El-Eslemi’den rivayet ettiği bir hadisle bağ­layalım.

     Adı geçen Sahâbi şöyle anlatıyor:

Bir yolculuk sırasında Hz. Peygamberle birlikte ge­celedim. (Hizmetinde bulundum); Abdest suyunu, sec­cadesini getirdim. Diğer ihtiyaçlarım karşıladım.

Aramızda şu konuşma geçti:

  • Ne arzu ediyorsun, iste.                               
  • (Ya Resûlellah!) Senden Cennet’te seninle be­raber olmayı arzu ediyorum.
  • Bundan başka bir şeyi değil de (gerçekten yal­nızca bunu muistiyorsun?)
  • Evet, isteğim budur. Yalnız bunu istiyorum.
  • O halde, pek çok namaz kılarak nefsin için ba­na yardımcı ol. (4)

Namazın dinimizdeki önemi ve faziletleri ile ilgili bazı hadisleri sunduk. Ancak namazın asıl yüce­liği, Allah’tan gelen ve O’na dönecek olan insana açtığı vuslat(kavuşma) kapısıdır. Zira bütün güzelliklerin ve mutlulukların ha­likı olan Allah, saadetin kemalini/mutlulun zirvesini kendi sevgisi ve güzelliğine bağlamış ve namazı da vuslata erme aracı kılmıştır.

Bu sebeple de biz kullarına şöyle buyurmuştur:

“Ey İman edenler! Sabır göstererek ve namaz kılarak yardım isteyin. Hiç şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.”(5)

 Rabbimiz namazla yardım istememizi emrettiği gibi Hz. İbrahim peygamberin diliyle bizim ve çocuklarımızın namaz kılanlardan olabilmesi için dua etmememiz gerektiğini de öğretmiştir.(6)

Yazımızı, ölüm döşeğinde iken, “Müslüman oluşum oruç tutuşum ve namaz kılışım dışında nefsime zulmetmiş bulunuyorum.”(7) diyen  adaleti ile ünlü Hz. Ömer’in Halife-i Müslim’in olarak bürokratlarına gönderdiği genelgeden bir pasaj­la bitiriyorum:

«Katımdaki en önemli tarafınız namazınızdır. Her kim namazına önem vererek ve de devamlı olarak kı­larsa o dinini korumuş olur. Namazını korumayan kişi diğer hiç bir İslâmî esası da koruyamaz*

1) Hac 78

2) Et-Tac, 1/136.

3) Tirmizi Salât 305

4) Müslim Salât 226

5)Bakara 153.

6)İbrahim 40

7) Hz.Ömer ve Devlet idaresi…Hikmet İst.1975, 2/373

(*) Diğer bütün hadisler, Müsnedû Ahmet İbn-ü Hanbel’in ke­narında matbu Müntahab’ü Kenzül -Ummal’in Kitabüs-Salât’ından derlenerek tercüme edilmiştir.

Ali Rıza DEMİRCAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir