19 Ekim 2018 Cuma
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

OHAL KOMİSYONU KHK MAĞDURLARININ SORUNLARINA ÇÖZÜM ÜRETMİYOR


OHAL KOMİSYONU 36 BİN GÖREVE İADE BAŞVURUSUNDAN SADECE 2 BİN 300’ÜNÜ KABUL ETTİ

OHAL döneminde ihraç edilen memurlar, akademisyenler, öğretmenler, ilişiği kesilen öğrenciler ya da kapatılan kurumların itirazlarının değerlendirilmesine ilişkin 17 Temmuz 2017'de göreve başlayan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu,05 Ekim 2018 tarihi itibariyle yapılan 125 bin başvurudan 36 bin başvuruyu karara bağladı. 125 bin başvurudan 33.700 başvuruyu reddeden ve sadece 2.300’ünü kabul eden OHAL Komisyonunun kalan 89 bin müracaata yönelik incelemeleri sürüyor.
OHAL KOMİSYONU KHK MAĞDURLARININ SORUNLARINA ÇÖZÜM ÜRETMİYOR



OHAL KOMİSYONU KHK MAĞDURLARININ SORUNLARINA ÇÖZÜM ÜRETMİYOR

Değerli Okuyucularım;

OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu, 13 Nisan 2018 tarihli ilk çalışma raporunu kamuoyuna duyurduğunda “OHAL Komisyonunun Çalışmaları Hakkında Bir İnceleme” başlığını taşıyan bir değerlendirme yazımda ilk beş aylık çalışmasına yönelik olarak bazı somut tespit, kaygı ve önerilerde bulunmuştum.

http://www.mirathaber.com/ohal-komisyonunun-calismalari-hakkinda-bir-inceleme-ohal-komisyonu-12-bin-muracaatcinin-sadece-310nuna-meslege-iade-karari-verdi-7-3868h.html

Şimdi ise aradan 10 ay geçti ve tahmin ettiklerim daha da belirgin Hâle geldi. Komisyonun çalışma temposu ve dosyaların âdilane bir şekilde ne kadar kronolojik sıralamaya göre ele alındığı konusunu artık bir yana bırakıyorum. Bundan daha önemlisi iade dilekçelerine verilen kararların ekseriyetinin olumsuz olmasıdır (% 94). Daha önce de belirtmiş olduğum bu tespitimin sebebini aynen koruyorum. Son dönemlerde sık sık değiştirilen bir ara 7 üye yerine 5 üye ile çalışan komisyon üyeleri, KHK ihraç kararlarının altına imza atmış olan iktidar tarafından belirlenmiş oldukları için, tarafsız ve bağımsız hareket edebilme yeteneğini yitirmiştir. KHK komisyon üyeleri, hükümetin OHAL uygulamalarını âdeta legalize etme fonksiyonu üstlenmekte ve hukuk devleti kaidelerini esas almamaktadır.

Hükümet ve dolayısıyla OHAL komisyonu, FETÖ üyeliğinin ölçütlerini daha siyasî ve dar kapsamda belirlemekte, savcılar ise Danıştay’ın da kararını dikkate alarak, FETÖ örgütüne iltisak konusunu hukukî kaidelere göre değerlendirmektedir. Böylece çoğu zaman OHAL Komisyonunun verdiği idarî kararlarla adlî kararlar birbirinden farkı olmakla neticede KHK mağdurları bir türlü haklarına kavuşamamaktadır.

Örneğin (isimleri bende mahfuzdur) elime iki karar geçti. Birisi OHAL Komisyonuna, diğeri ise Cumhuriyet Başsavcılığın aittir. İçeriği hemen hemen aynıdır. Buna göre bir baba ilkokul çağındaki çocuğunu zamanında kanunlar çerçevesinde kurulmuş olan ‘cemaate’ ait bir okula kaydetmiş ve Bank-Asya üzerinden ödemelerde bulunmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığının verdiği TAKİPSİZLİK KARARI aynen şu şekildedir:

“Örgütün legal görünümlü finans kurumlarından olan bankada hesabının bulunduğu, hesap hareketlerinin incelenmesinde bu bankayı rutin işlem için kullandığı, okul taksitleri raferanslı hesap hareketleri ve kredi kartı ödemeleri tespit edildiği, hesap artırımına gitmediği,…dolayısıyla şüphelinin FETÖ-PDY  silahlı örgütünün finans ayağını oluşturan Bank Asya ile ilgili olarak FETÖ-PDY silahlı terör örgütü elebaşı F.G.’nin adı geçen bankaya para yatırılması, gerektiğinde mal varlığının satılması, Bank Asya-ya yatırılması talimatı ile hareket etmediği … Şüphelinin 2014-2015 eğitim öğretim yılını kapsayacak şekilde iki dönem ve 2015-2016 eğitim öğretim yılında bir dönem FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı eğitim kurumlarından olan Özel xxx İlkokuluna gönderdiği, şüphelinin örgütle başkaca bir irtibatın bulunmadığı da göz önünde alındığında çocukların örgüt ile iltisaklı okul göndermesinin örgütsel tavır ile hareket ettiğinin göstergesi olamayacağı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle şüpheli hakkında yüklenen suçtan kamu adına Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.”

Hükümete bağlı OHAL Komisyonu ise aynı konuda çocuğunu ‘cemaat’ okuluna vermeyi ve Bank-Asya üzerinden yapılan aylık ödemeleri örgüte finansal destek vermek olarak değerlendirmiş ve bu yüzden de müracaatçının görevine iade talebini reddetmiştir. Üstelik 7 veya bir dönem 5 kişiden oluşan OHAL Komisyon üyelerinin verdiği ret kararının altında sadece 4 üyenin imzası olduğu halde kararın OYBİRLİĞİ ile alındığı belirtilmiştir. Böylece şu anda devlet/hükümet, savcılık tarafından hukuken masum ilan edilen vatandaşına halen şüpheli gözüyle bakmaya devam etmekte ve görevine iade etmemekle sosyo-ekonomik ve psikolojik mağduriyetini pekiştirmektedir.

KHK Mağduriyetlerinin Giderilmesine Yönelik Öneriler

Kendisi de bir KHK mağduru olan Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Prof. Dr. N. Cihangir İslâm, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği bir basın toplantısıyla KHK mağdurlarının yaşadıkları sıkıntılarını dile getirerek, OHAL Komisyonun aldığı kararların hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmadığını belirtmiştir. KHK mağduriyetlerinin temelinden giderilmesine yönelik olarak Sayın Cihangir İslâm, şöyle önerilerde bulunmaktadır:

-Kovuşturması olmayan, soruşturmalardan aklanan ve takipsizlik ya da beraat kararı alanların işlerine iadesi bir an önce yapılmalıdır. Yaklaşık 17 bin kişi bu durumdadır.

-Hamile, bebekli ve hasta olan KHK mağdurları tutuksuz yargılanmalıdır. Bu uygulama yasaların açık emridir. İvedilikle uygulanmalıdır.

-Kamu hizmetinden men edilmiş KHK mağdurlarının özel sektörde çalışabilmesinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Suçun şahsiliği ilkesine ve kuralına rağmen KHK mağdurları yakınlarının, ikincil hatta üçüncül uygulamalarla yine suç işlememiş kişilerin ihracı, gözaltına alınması veya cezalandırılmasından acilen vazgeçilmeli, bunların durumları acilen düzeltilmelidir.

-Güvenlik soruşturması bahane edilerek öğretmenlik, doktorluk, avukatlık ve diğer meslekleri icra etmeleri önlenenlerin mağduriyetleri hızla giderilmelidir. Askeri okul öğrencilerinin mağduriyetlerine hızla çözüm bulunmalıdır.

-Bylock’ta Mor Beyin’den sonra 40 binlik yeni listenin dikkate alınması ve mahkemelerce bu listelerin tekrar incelenmesinin sağlanması, mahkemelerin buna göre karar vermesi sağlanmalıdır.

-Özellikle “devlete karşı işlenen suçlar”dan hüküm giyenlerin af kapsamına alınması, soruşturma ve davaların düşürülmesi bu kaostan çıkmak, masumların cezalandırılmasının önüne geçmek üzere bir çözüm olabilir.

-Anayasal düzeni silahla yıkmaya teşebbüs aşamasında kalan ve darbeye fiilen iştirak veya yardımcılık edenler dışında kalanların maruz kaldığı hukuka aykırı uygulamaların acilen durdurulmasını ve kaldırılmasını öneriyoruz.

TBMM’de değişik partilerden 10’a yakın KHK mağduru milletvekili bulunmaktadır. Bu milletvekilleri, gelecek günlerde bir araya gelip partiler üstü bir anlayış çerçevesinde KHK mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik müşterek hareket edeceklerini bizzat Prof. Dr. N. Cihangir İslâm’dan haber aldım. Bu milletvekillerimizin gayretli ve samimî girişimleri ile memleketimizde sosyal barışın ve adaletin yeniden tesisine yönelik olarak faydalı hizmetlerde bulunacaklarını ve ilgili Bakanlarla görüşmek suretiyle olumlu sonuçlar alacaklarını ümit ediyorum.

Örneğin Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun, özel okullarda çalışırken, OHAL döneminde çıkarılan KHK'larla kurumları kapatılan ve çalışma izinleri iptal edilen öğretmenlerle ilgili Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk'un cevaplaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na verdiği yazılı soru önergesine gelen cevap, sevindiricidir. Çünkü 5 Eylül 2018 tarihi itibariyle KHK kapsamında kapatılan kurumlarda çalışmış fakat çalışma izni iptal edilmiş olan 19 bin 962 personelden mahkeme kararıyla beraat edenlerin çalışma izinleri iade edilecektir. İnşallah KHK ile ihraç edilmiş ama mahkeme veya savcılık tarafından beraat etmiş veya takipsizlik kararı almış memurlar da en yakın zamanda yani uzun mahkeme işlemlerine tâbi tutulmaksızın belki bir kanunî düzenleme ile görevlerine iade edilirler.

Ezcümle;

Sosyal hukuk devletine verilecek mana ve değer anlaşılmadan zulüm artarak devam eder ve sosyal meseleler de çözülemez. Sosyal davaların hepsi, adalet ile işleyen bir hukuk sistemine bağlıdır. Hukukun üstünlüğü ilkesi adalet anlayışı ile ivedilikle işlevsel hâle getirilsin ki mağduriyetler de bir an evvel giderilsin. Teşhisimiz doğru ise tedavinin de aciliyeti vardır. Tedavi de hukuk sistemini tarafsız ve bağımsız olarak süratli bir şekilde uygulamaktan geçer.

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/ohal-komisyonu-khk-magdurlarinin-sorunlarina-cozum-uretmiyor-ohal-komisyonu-36-bin-goreve-iade-basvurusundan-sadece-2-bin-300unu-kabul-etti-5-5482h.html


Back To Top