28 Mayıs 2018 Pazartesi
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Ölüm son değildir

Geçirdiği kalp krizi sebebiyle hayatını kaybeden 63 yaşındaki yazar Selim Gündüzalp, memleketi Sakarya'da defnedildi.
Ölüm son değildir
Geçirdiği kalp krizi sebebiyle İzmit Kandıra Devlet Hastanesine kaldırılan ve burada yapılan tüm müdahalelere rağmen vefat eden Selim Gündüzalpismiyle tanınan Hüseyin Adnan Şengörüriçin Adapazarı merkezinde bulunan tarihî Orhan Camii'nde ikindi namazı sonrası cenaze namazı kılındı. Ömrünü Zafer Dergisi'nde gençlere hakikati anlatmaya adayan Gündüzalp, sevenlerinin gözyaşları arasında son yolculuğa uğurlandı.

Cenazeye, Gündüzalp'in yakınları, Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu,Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğolu, Sakarya Milletvekili Prof. Dr. Mustafa İsen, AK Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç, SATSO Başkanı Mahmut Kösemusul,Said Nursi’nin talebelerinden Mehmet Fırıncı, Sakarya’lı akademisyen Prof. Dr. Ali Seyyar, STK temsilcileri ve sevenleri katıldı.


ÖLÜM SON DEĞİLDİR

Yazar ve mütefekkir Selim Günzüalp’ı 13 Eylül 2017 tarihinde kaybettik. Bundan birkaç yıl önce hemşerim olmasına rağmen rahmetli Selim Gündüzalp ile Adapazarı’nda bir camii çıkışında ilk kez karşılaşmış ve bir öğrencimin sayesinde tanışmıştık. Ben kendisini Zafer Dergisindeki yazılarından zaten tanıyordum. Meğer o da beni kitaplarımdan tanıyormuş. Çok müşfik, mütevazı ve sevecen bir yaklaşımı vardı. Rahmetli Selim Gündüzalp, hem bu şahsî özelliklerinden, hem de hakikati hatırlatan manevî yüklü yazılarından dolayı sadece Sakaryalılar tarafından değil, Zafer Dergisini okuyup bununla büyümüş olan bütün Müslümanlar tarafından sevilen bir fikir insanıydı. Kendisini yakinen bilmeyenler için burada hakkında kısaca bazı bilgiler vereyim:

Selim Gündüzalp Kimdir?

1954 yılında Adapazarı'nda dünyaya gelmiş olan Selim Gündüzalp (Hüseyin Şengörür), 1979 yılında Marmara Üniversitesi Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü’nden mezun oldu. Daha ortaokul öğrencisiyken, günlük bir gazetenin tertip ettiği bir şiir yarışmasıyla yazı hayatına başladı. Zafer Dergisi'nin kurucuları arasında yer alarak yazı hayatına girdi. ilk kitabı olan “Ölüm ve Ötesi” 1985 yılında Cihan Yayınları’nda yayınlandı. 1986 yılında Zafer Yayınlarının aile serisinden olan “Ölüm Son Değildir” adlı kitabı çıktı. Bu kitap, çok ilgi gördü ve 1991 yılından sonra art arda küçük cep kitabı olarak yeniden basıldı. 2002’den itibaren toplamı 15 adet olan öykü dizisi kitaplarını çıkarmaya başladı. 2003 yılında “Deyimler ve Öyküleri” dizisini oluşturmaya başladı. 2003 yılında Zafer Yayınları’nın bir alt kuruluşu olan Uğurböceği Yayınları’nın kuruculuğunda da bulundu. Bu yayınevi sayesinde başka bir müstear isimle “Allah ve Dua”, “Allah ve Ümit” ve “Allah ve Aşk” isimlerini taşıyan çocuk kitapları yazdı.

Selim Gündüzalp’ın Cenaze Namazı

Adapazarı’nın en tarihî camisi olan Orhan Camiinin avlusunda kılınan cenaze namazıyla Selim Gündüzalp ebedî âleme yolculuk edildi. Binlerce seveni, öğrencisi, hayranı, okuru camii avlusunu doldurdu. Cenaze namazında imrendirecek kadar tatlı bir manevî atmosfer ve dikkat çekici bir sükûnet hâkimdi. Sakarya ilinin hemen bütün önemli şahsiyetleri ile dinî cemaatlerin temsilcileri, huşu içinde merhuma karşı son görevlerini ifa etti. Peygamberimiz (sav) “Kırk Müslüman, bir müminin cenazesinde bulunup onun affı için dua ederlerse, duaları kabul olur” buyurmaktadır. Merhumun cenaze namazında Peygamberimizin (sav) buyurduğunun çok üstünde şuurlu bir cemaat bulunmaktaydı, her kesimden gelen müminler, merhum için samimî dualarda bulunmuştur. Hayatını İslâm’a ve bilime vakfetmiş bir yazarın son yolculuğu da böyle güzel olması, çok anlamlıdır. Doğrusu imrendim.

Selim Gündüzalp’ın Ölüm Anlayışı

Ölüm ve sonrası haddizatında kabir hayatının başlangıcı olarak ahiret âlemine açılmış mümin için bir rahmet kapısıdır. Ahirete iman etmiş bir Müslüman, o kapının arkı cihetinde bütün sevdiklerinin kendisini beklediğine inanır. Biz Müslümanlar, ölüme her geçen gün daha yaklaştığımıza inanır ve manevî hazırlıklarımızı ona göre yaparız. Çünkü rahmetli Selim Gündüzalp’ın da İslâmî çizgide ifade ettiği gibi “ölüm son değildir” ve yokluk ise hiç değildir. Ebedî hayat, ölüm ile başladığına göre fâni dünya için bırakılanların da uhrevî bir değeri olmalıdır. İşte rahmetli Selim Gündüzalp da ahirette kendisini kurtaracak eserler yazmıştır. Bu eserlerin önemli bir kısmı ölüm ile ilgiliydi.

Birçok Müslüman, cennete gitmek istediği halde her nedense ölümden korkar. Belki akıbetini bil(e)mediği için, bu korkunun var olmasını da imanın varlığına bir işareti olarak görebiliriz. Ama Rahim olan Allah’ın lütfü keremini de esas alacak olursak her mümin, ümitvar olmalı ve ölüm imtihanını da imanın ışığı ile kazanabileceğine inanmalıdır. İşte kendine has Risale-i Nur yorumcusu olan rahmetli Selim Gündüzalp da ölümü kaderin takdir ettiği son perde olarak anlamış, başa mutlak olarak gelecek olan ölümü kısmet dairesinde ele almış ve bu kısmetine de ta baştan razı olmuştur. Onun için ölüm, bu bağlamda devamı olmayan ve dolayısıyla lezzeti de olmayan dünya hayatının sonu olarak görmüş ama ebedî hayatın bir başlangıcı olarak genel anlamda hayatın sonu olarak kabul etmemiştir.

İşte kendi özgün ifadeleriyle ölüme bakışı: “Yaşamak, ölüme doğru yol almaktır. Hayat, ölüme doğru yelken açmaktır. Anlarsınız...Dünyaya, gitmek için geldiğimizi görürüz. İstesek de istemesek de…Hele bu yaşadığımız sokaklar, bu oturduğumuz evler, çok şey söyler insana. Çok fazla sürmüyor dünyadaki maceramız…Hatıralar imdada geliyor şükür ki..Bir rahmet olup kuşatıyor her yanımızı. İşte tam bu anda, ölümün yüzüne güzel güzel bakmaya başlıyor insan. Eh, ölümün yüzüne güzel bakanın da; ölmeye de yüzü oluyor yani. Ölümlü bir dünyada yaşadığını bilenin hayatı ölümsüz olur. Ölümsüzlüğe giden yol, ölümden geçer. Cennet arzusu, yeryüzü bahçelerindeki hiçbir ağacın açamadığı kadar çiçekler açtırır insanın içinde. ‘Ebed ebed..’ diye inletir. Ölüm, dünya uykusunun bitişidir. Tatlı bir rüyanın sona erişidir. Oyun biter, gerçek sahne açılır. Yaşadıkların ve buradan daha önce gönderdiklerin her ne ise, onlar karşılar seni. Biriktirdiklerin değil, yanında götürebildiklerin senindir.. Hatıralar bunun için değerlidir.”

Aynı zamanda Selim Gündüzalp'in Zafer Dergisi Eylül sayısında yazdığı yazının son cümlesini sizlerle paylaşmak istiyorum;
"Ecel geldi mi, bir yudum suda da bulur seni.
Denizin içinde de..."


Velhasıl

Selim Gündüzalp, inşallah Cenabı Hakkın sonsuz rahmetine kavuşmuştur. Kendisine Mirat-Haber ekibi olarak Allah’tan rahmet diliyoruz. Bu vesile ile başta kendime olmak üzere dünyada yaşamakta olan bütün Müslümanlara uyarı mahiyetinde bir hatırlatmada bulunmak isterim: Birbirimizle kavga etmeyi bir yana bırakalım, kardeşçe geçinelim ve dünyadan imanla göçüp ebedî saadete erişmenin yollarını arayıp ümmet şuuru ile bir hayat yaşayalım.


http://www.mirathaber.com/olum-son-degildir-8-1798h.html


Back To Top