16 Kasım 2018 Cuma
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Övülme isteği bir tür hastalıktır

Methetmek/övmek, bir insanı güzel sıfatlarla kuşatmak demektir. Eğer o kişi methedilen sıfatlara haiz, methedilmeye de layık ise, bunda bir sakınca yoktur. Çünkü Cenab-ı Hak, Efendimiz (s.a.v.)i, överek bize tanıtmıştır. Ancak Layık olmadığı halde methedilmeyi istemek, insanın gönül dünyasını harap eden tıbbi yönden de tespit edilemeyen manevi bir hastalıktır. Bu hastalığa yakalanan kişi, layık olmadığı halde üstün sıfatlarla anılmak ve methiyelerle taltif edilmek ister. Bu hastalık, ekseriyetle münafık ve müşriklerde bulunan bir rahatsızlıktır. Onların ahiret endişeleri olmadığı için, gurur, kibir ve bencillikte sınır tanımayan bir hevesle yaşamaya çalışırlar. Bununla beraber, azda olsa, müminler arasında da methedilme hastalığına yakalananlar bulunmaktadır.
Övülme isteği bir tür hastalıktır
Böyle bir hastalığın münafık ve müşriklerde bulunması tabi bir haldir. Çünkü onlar imanın lezzetini duyamamaktadırlar. Onun için, yaptıklarından dolayı yapılan methiyelerle tatmin olmaz, yapmadıkları veya katkıda bulunmadıkları başarılı şeyler için de, methedilmeyi arzu eder ve bundan zevk alırlar. Böyle kişilerin durumunu Ayet-i kerime şöyle açıklamaktadır.

“Yaptıklarına sevinen ve yapmadıklarına karşılık övülmekten hoşlananlar var ya, sakın onların azaptan kurtulabileceklerini zannetme. Onları acıklı bir azap beklemektedir.”    Âl-i İmran Suresi 3/188

Müminlerin en belirgin özellikleri, mütevazı ve alçak gönüllü olmalarıdır. İman eden insan, hakkın karşısında, kendisinin de diğer insanlardan bir parça olduğunu kabul eder, kendi şahsında özel bir kıymet görmediği gibi, Allah’ın yardım ve ihsanı olmadığı takdirde, diğer insanlardan daha aşağı düşeceklerini kabul eder, bundan dolayı, methedilmekten de asla zevk almazlar. Bir kişi nefislerini metheden bir makale yazacak olsa, imanlı kişiler, ya duymazlıktan gelir veya üzerlerine almazlar. İçlerinden benlikle ilgili bir şey geçecek olsa, ondan dolayı da tövbe eder ve Allah’a sığınırlar. Takdir, hürmet ve övgüler karşısında, "Allah'ım hakkımda söylenen bu sözleri dua olarak kabul buyur; bunları benim için gurur ve kibir vesilesi yapma ve beni nefsimle baş başa bırakıp ayağımı kaydırma!" diyerek Allah’a dua ederler.

Bir kimsenin diğer insanlardan takdir ve methiye beklememesi, onun dini seviyesini göstermektedir.

Maalesef bazı müminler de yaptıkları amellerden dolayı başkalarından takdir bekleme eğilimine girebilmektedirler. Böyle zamanlarda kalbin gurura kapılmamasını ayarlamak son derece önemlidir. Bu ayar güzel yapılmazsa, nefis şımarıp gaflete düşer ki, o zaman tebrik ve takdirler, kişinin manevi yönden ayağının kaymasına sebep olabilir. Çünkü üstün sıfatlarla anılmaya çalışmak ve başarıdan başarıya koşmak gibi duygular, tedavisi zor olan bir kalb hastalığıdır. İnsan her gün başarısına bir yenisini daha eklemek için çaba harcamalı, ama kendisini insanlardan üstün bir şahsiyet olarak görmemelidir. Methedilmeler karşısında tevazu durumunu iyi ayarlamalı, kendini gurura kaptırmamalıdır. Bu durumu beyan eden ayet-i kerime şöyledir.

Yazının devamı için »»


Emekli Müftü Ali KARA
http://www.mirathaber.com/ovulme-istegi-bir-tur-hastaliktir-14-2709h.html


Back To Top