All for Joomla The Word of Web Design

ÖZEL ÇOCUKLARA YOGA İLE TERAPİ YAPILIYOR

Ankara Çankaya’da özel bir rehabilitasyon merkezinde, 0-18 yaş arasında down sendromu, otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği bulunan çocuklara yoga ile terapi yapılıyor.

Özel çocuklar, haftanın belirli günlerinde merkezde aldıkları eğitimle uzun oturma alışkanlığı kazanarak, düzenli nefes alışverişlerini kontrol etmeyi, taklit ve sözel dil becerileri geliştirerek, diğer terapilere daha kolay entegre olup, edindikleri becerileri farklı ortamlarda uygulama imkânı buluyor. Özel Rehabilitasyon Merkezi’nin Müdürü aynı zamanda Çocuk Gelişimi Uzmanı Nilgün Pekçağlayan, AA’ya şu bilgileri verdi: “Yoga çocukların hayata katılımlarını, vücut farkındalıklarını ve diğer kişilerle olan ilişkilerini arttırmada çok faydalı oluyor.”



NAMAZ NEDEN BİR TERAPİ YÖNTEMİ OLMASIN?

Değerli okuyucularım;

Bir hanım çocuk gelişim uzmanı, özel çocukların fizikî ve ruhî gelişimlerine katkı sağlamak maksadıyla aslı Hindistan inanç sisteminin bir parçası olan yoga üzerinden müspet neticeler elde etmesi, ilk etapta takdir edilmesi gereken bir konu gibi algılanabilir. Ama terapi yöntemlerinin tercihinde biz daha ilk başta şunu sormalıyız. Aynı ve belki de daha etkin maddî ve manevî neticeleri İslâm kültürüne uygun terapi yöntemleriyle elde edebilecekken neden bizim dinimize aykırı yollara müracaat ediyoruz?

Evet, doğrudur. Yoga gibi uzak doğu metafizik meditasyon uygulamaları yapılırken, çeşitli seslerle ve basit fizikî hareketlerle bedenin ve ruhun rahatlaması sağlanabilir. Ama bu başarıyı Yoga’ya ve bunun arkasındaki bâtıl felsefeye bağlarsak, hem özel çocuklarımızın sağlıklı manevî gelişimlerini, hem de ebeveynlerinin itikâdî inançlarını tahrip etmiş oluruz. Çünkü yoga’nın tamamlayıcı unsurları kaynağı Hindu, Brahman, Budist, Taoist, Şintoist olan bâtıl öğretiler ve buna bağlı bazı ‘dua’ hükmünde söylenen garip kelimelerdir (örneğin: aum). Şifa getirmesi beklenen bu sözler sarf edilmediğinde kişinin sadece jimnastik yaptığı ve ruhî yönden gelişimin sağlanamayacağı iddia edilmektedir.

Hâlbuki İslâm’ın öngördüğü tevhit eksenli ibadet türleriyle, belki de fıtrî tekâmül dinamiklerine sahip oldukları için, bedensel ve ruhsal yönden rehabilitasyona muhtaç özel çocuklarımız, nefsanî zaaflarını aşarak, zihinsel gelişimlerindeki yetersizliklerini daha kolay aşabilir. Özel çocuklara en uygun terapi yöntemi kanaatimce disiplini, sabrı, duayı ve tefekürü öğreten namazdır. Namazdan önce özel çocuklara abdest almasını öğretmek, onları sadece hijyeninin önemini göstermez aynı zamanda zahiren fizikî hareket gibi görünen namaza da ruhen hazırlıklı olmak gerektiğini sağlar. Namaza kendini veren bir çocuğun beyninde dopamin ve interleukin salgılanır ve bu maddeler çocuğa hem güzel duygular verir, hem de savunma sistemini kuvvetlendirir.

Zekâ seviyelerine göre namaz esnasında okuyacakları dualar ve sureler, onları istidatları nispetinde manen yüceltecek ve Allah’ı tanımalarına yardımcı olacaktır. Secdeye vardıklarında manevî bir huzur hâli yaşayabileceklerdir. Nizam içinde yapılması gereken hareketlerin yanında kıyam, rükü ve secdede Allah’ı yücelten tesbihatlar da söylenebildiğinde, özel çocukların kalpleri huzura ve saadete erişecektir. Allah’a yönelik zikrin en güzeli, belki de namazda icra edilenidir Ve her zikir, ruhen ferahlamanın ve huzurun teminatıdır. C. Hak, öyle buyurmaktadır:

“….Evet, bilin ki, ancak Allah’ı anmakla kalpler yatışır ve huzur bulur.” (Ra’d: 28)

Bu temel ilke, özel çocuklar dahîl her insan için geçerli evrensel bir mesajdır. Bedenlerin ve ruhların fıtrî esaslara uygun manevî gelişimine yönelik olarak daha etkili ve alternatif başka bir terapi yöntemi yoktur. Şuurlu Müslüman anneler ve babalar, bunun için özel çocuklarını yoga, reiki veya feng shui gibi bize yabancı meditasyon merkezlerine vermek yerine dinimize, örfümüze uygun manevî sosyal hizmetlerde bulunan rehabilitasyon merkezlerine teslim etmelidir. İslâm’a uygun olmayan hiçbir terapi modeli, tevhit şuurunu, Allah ile kul arasındaki münasebeti, dünya-ahiret, günah-sevap, cennet-cehennem, musibet ve kader gibi konuları tatmin edici bir şekilde izah edemez.

Velhâsıl-ı Kelâm

Şimdi bana şunu sorabilirsiniz. Ali Hocam; Memleketimizde özel çocuklarımıza yönelik olarak dinimize uygun terapi yöntemleri uygulayan rehabilitasyon merkezileri var mıdır ve varsa nerededir? Maalesef olup olmadığını ben de bilmiyorum. Ama haberlerden yoga üzerinden terapi seanslarının uygulandığına dair övücü haberler okuyabiliyorsunuz maalesef.

Bunun sebebi özel eğitim öğretmenlerimizin ve çocuk gelişim uzmanlarımızın okudukları üniversitelerimizin ilgili bölümlerinde her türlü ecnebi terapi modellerinden haberdar olup da İslâm’a/tasavvufa uygun manevî sosyal hizmet modellerinin kendilerine tanıtılmamış olmalarındandır. Haydi bu olumsuz durumu da hayra yorumlayalım, çünkü çaresizlik bize yakışmıyor.

Öyle ise özel eğitim alanında görevli dindar/muhafazakâr elemanlarımız, biraz yürek, cesaret, bilgi, tecrübe ve gayret ile özel çocuklarımızın zekâ seviyelerine, şahsî fıtrî özelliklerine ve maneviyatlarına uygun bize has müspet terapi modelleri geliştirsinler. Geliştirip muvaffakiyetle uygulasınlar ki biz de bu müjdeleyici haberleri yine Anadolu Ajansımızdan öğrenelim ve yorumlarımızla tebrik edelim. Bizler doğur terapi yöntemlerini bulmak için, ecnebî felsefelere ve bâtıl inanç sistemlerine muhtaç değiliz. Tam aksine yabancılar ve elbette bizler, İslâm’ın değer hükümleriyle beslenmiş terapi tekniklerine muhtacız. İslâmî terapi teknikleri kendiliğinden oluşmaz ve hazır halde bizlere verilmez. Bu doğrultuda namaz, özel çocuklarımız için, bedenî/ruhî bir terapi yöntemi olarak geliştirilmesi elzemdir. Bunun için de inanç, istek, azim ve gayret lazım…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir