19 Eylül 2018 Çarşamba
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Şeytan taşlamaktan tavaf etmeye fırsat bulamamak

Eskilerin darb-ı mesel/vurucu örnek dediği özdeyişlerimiz vardır. Bunlar az kelamla çok şey anlatan özlü ifadelerdir. Bunlar zihinlerde yer eden çarpıcı misallerdir. İşte bunlardan biridir yukarıdaki söz. Hayır işlerine engel olanlar için kullanılır.

Her toplumda, her kurumda vardır böyleleri. Kendileri hayır yapmazlar yahut yapamazlar, ama yapılacak hayırlara engel olmaya çalışırlar. Pürüz çıkaran kimselerdir. Söz ustasıdırlar, ama sözden öteye geçmez söyledikleri. Hep sızlanır dururlar, karanlıktan şikâyet ederler amma, karanlığı sonlandırmak için bir küçük mum yakmaya davranmazlar, ışık yakmaya çalışanları da engellemeye kalkarlar. Güya mükemmelcidirler, kolay kolay kimseyi beğenmezler, yapılan işte bir kusur bulurlar. Ne var ki kendileri de bir türlü mükemmel iş ve insan örnekliğini ortaya koyamazlar.

Çoğu zaman bu tip insanlar, hayırda koşturmak isteyen insanları yıldırırlar, onları hayırdan soğuturlar. Sonuçta hayır işleri dumura uğrar, bu tipler de sevinirler. Hayırlı bir işe engel olduk, yaptırmadık, bizim dediğimiz oldu diye övünürler. Hâlbuki hayra, iyiliğe ket vurmak kişiye günah, vebal olarak yeter.

Tavaf etmek ve Şeytan taşlamak hac ibadetinin temel rukünlerindendir. İlki haccın farzıdır, ikincisi vacibi. Yani ikisinin de yapılması gerekir. Hacı olmak isteyen her ikisini de yerine getirmelidir. Tıpkı bunun gibi, hayırlı işlerde başarılı olmak isteyen kimseler de önlerine çıkan engelleri aşma ve hedeflerine varma adına her ikisini de göze almalıdırlar. Hayırlı işlere engel olmak isteyenlerle mücadeleyi de onlara rağmen hayırlı işleri işlemeye devam etmeyi de kendilerine şiar edinmelidirler. Onlar unutmamalıdırlar ki her hayır adamının karşısına, onları hayırdan alıkoymak için çıkmış insan ve cin şeytanları olmuştur. Her Musa için bir Firavun vardır.Ama hayır adamları Firavunlara karşı Musa olmaya bakmalıdırlar. Onları Firavunlar yönetmemeli, onları hak ve hakikat yönetmelidir. Dolayısıyla hem o şeytanlar taşlanmalı, hem de tavaflar yapılmalıdır.

Şu kadar var ki hac ibadetinde tavaf sınırsızdır, şeytan taşlama için dört günle sınırlıdır. Bayramın ilk dört günü üç şeytana yetmiş taş atılır ve bu iş biter. Sembolik üç şeytana yetmiş taş atılması, onların farklı zamanlarda farklı versiyonlarda karşımıza çıkabileceğinin göstergesidir. Şeytan taşlamanın üç günü vardır, ama tavaf her gün yapılabilir. Tavafın sayı ve gün sınırı yoktur. Bayramdan önce de sonra da kişi imkân buldukça dilediği kadar nafile tavaf yapabilir ve yapmalıdır. Şeytanlar bizleri tavaftan alıkoymamalıdır. Şairin dediği gibi, Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın/ Gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın!

Ancak şeytan taşlamaya takılıp kalınmamalıdır. Onlarla uğraşacağız diye hayır işlerini terk etmemeli, sonraya bırakmamalıyız. Dikkat edilirse hac ibadeti yapılırken, bayramın ilk günü büyük şeytana yedi taş atılır, hemen tavaf etmeye koşulur. Aslında daha taşlanacak şeytan ve atılacak taşlar vardır. Ama ilk gün şeytanlara takılıp kalınmaz. Ertesi gün bu sefer üç şeytana yirmi bir taş atılır, ardından yine tavafa koşulur. Tavaftan alınan manevî güçle şeytanlar taşlanır. İslam’da ibadet disiplininde sayısız hikmetler vardır. Hayır adamları da hayırlı işlerden alacakları manevî güçle, şeytanlarla mücadele azimlerini bilemelidirler.

İnsanlığın önderleri olan hayır elçileri peygamberler ne kadar çok engellemelerle karşılaşmışlar ancak hiç biri bunlardan yılmamıştır. Peygamberimizin ifade ettiği gibi;  insanların en fazla belaya uğrayanları peygamberlerdi. Sonra iman seviyelerine göre diğer insanlardır. Kişi iman gücüne göre belalarla sınanır. Önce peygamberler, sonra âlimler, sonra Salihler. (Buharî, Darimî, Ahmed)

Rabbimiz ne güzel buyurur: Sizden önce gelenlerin durumu sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Peygamber ve onunla beraber müminler: «Allah'ın yardımı ne zaman» diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı; iyi bilin ki Allah'ın yardımı şüphesiz yakındır.(Bakara 2/214)

Hangi konumda olursak olalım, mücadeleye devam etmek zorundayız. Biz yanlış insanlara bakarak, hayırdan ve hayırlı hizmetlerden uzak duramayız. Hz. Yunus, bir ara bulunduğu makamı terk edecek oldu, başına neler geldi! O halde azim ve kararlılık sahibi peygamberlerin yolunda azim ve kararlılıkla yola devam etmeli!

Konya Müftüsü

Konya Müfütüsü Prof. Dr. Ali AKPINAR
http://www.mirathaber.com/prof-dr-ali-akpinar-seytan-taslamaktan-tavaf-etmeye-firsat-bulamamak-108-2536y.html


Back To Top