20 Ocak 2018 Cumartesi
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

12»
  • Prof. Dr. Ali SEYYAR
  • Halife Ömer ibn-i Abdülaziz’den günümüz devlet yöneticilerine sosyal siyaset dersleri
    Anne tarafından nesebi Hz. Ömer’e dayanan Ömer İbni Abdülaziz (682–720), Emevilerin sekizinci Halifesi olmakla birlikte üstün ahlâkî/ilmî/sosyal vasıflarından dolayı II. Ömer ve V. Râşid Halife olarak anılan büyük bir devlet adamıdır. Ömer İbn Abdülaziz, 717–720 tarihleri arasında yaklaşık iki buçuk yıllık Hilafet döneminde ihmal edilen İslâmî Sosyal Hukuk Devlet anlayışını yeniden ihya etmiş ve yeni sosyal politikalarıyla daha da geliştirmiştir. Böylece İslâm’ın sosyal ahlâk ilkelerini devlet idaresinin ana unsurları olarak belirleyerek, günümüzün modern sosyal devletlerinin hedeflediği sosyal barış, sosyal dayanışma, sosyal refah ve sosyal adaleti sağlayabilmiştir. Ömer bin Abdülaziz’in Hilafeti döneminde değişik sosyal gruplara ve alanlara yönelik olarak uygulanmaya konulan kamusal sosyal politikaların temel esasları, günümüzün devlet yöneticileri için ders niteliğindedir. Halife Ömer bin Abdülaziz’in hizmet odaklı devlet politikalarının somut yansımalarını/etkilerini özetle şu şekilde belirleyebiliriz:

    12 Ocak 2018 Cuma 10:30Devamını Oku →
  • Bir liderin zalim olduğunu nasıl anlayabiliriz?
    Nötr bir yaklaşımla bir lider veya önderden bahsettiğimizde başkalarını, belirli bir gâye doğrultusunda davranmaya sevk eden etkileyici bir kişi aklımıza gelir. Böyle bir lider, bir grup insanı, belirli hedefler etrafında toplar ve onları bu doğrultuda harekete geçirir. Bunları yapabilmesi için, böyle bir liderin, hem meziyet, hem mevki, hem de davranış açısından farklı/özel bir konumda ve belirli bir otorite gücüne sahip olması gerekir. Liderler, doğru veya yanlış belirli bir dünya görüşüne sahip oldukları için, geliştirdikleri yeni vizyon ve misyonlarıyla etkisi altına aldıkları kitlelere nereye, nasıl gidileceğini bir plân dâhilinde gösterir. Bir kişi, ya tayin (atama), ya seçim, ya da kendi gayretiyle liderlik makamına ulaşır. Kendi nitelik ve çabalarıyla gelen/seçilen liderler, genelde tayin yoluyla gelen liderlerden daha güçlüdür.

    30 Aralık 2017 Cumartesi 10:41Devamını Oku →
  • Fıtratı dikkate almayan modern sosyal politikalar mutlu edebilir mi?
    Gerek zengin Batı, gerekse yoksul Doğu ülkelerinde değişik boyutlarda da olsa sosyal adaletsizlikler ve çöküntüler söz konusudur. Haydi yoksulluk, toplumları sosyal bunalımlara iten bir faktör olduğunu kabul edelim. Ama zengin ülkelerde sosyal politika alanına o kadar çok yatırım yapıldığı halde insanlar buna rağmen neden mutsuz? Çünkü merkezinde insan ve fıtratı olması gereken sosyal politikalar, maneviyatı göz ardı etmektedir de onun için. Gelmiş geçmiş sosyal, iktisadî ve siyasî modeller ve rejimler, sürekli olarak kendilerini temelden yenileme ihtiyacı duyuyorsa insanlığın fıtrî özelliklerini göz ardı ettikleri içindir.

    21 Aralık 2017 Perşembe 10:29Devamını Oku →
  • Modern zekât modelimize yönelik nihaî önerilerimiz
    Haftalardan beri modern zekât modeli üzerine detaylandırılmış konseptimi sunarken, belki fikrî alâka görebilir, belki Türkiye’nin sorunlarıyla dertli olan/olması gerekenlere ışık tutabilir düşüncesiyle içeriğine ve metoduna dair bir eleştiri veya bir soru bekledim. Nafile. Sosyal sorunlarımızla ilgili Kuran ve Sünnet ekseninde tefekkür olmayınca, bütün okumalar ve gayretler zaten akamete uğrar, cehaletimizle baş başa kalır ve çözüme dönük doğru hamleler de atılamaz. Ne diyelim: Herkesin gönlü ve ilgisi bir yere kadar. Yaradılışımızın hikmetine binaen tekâmül nasibimizi aramak ve bulmak, başta bilim ve gönül insanlarının aslî görevidir. Biz de bu istikamette elimizden geldiği kadar emanet sorumluluğumuzu yerine getirelim dedik. Nihaî olarak şöyle bir ihtarda bulunayım: Gelecekte hem maddî varlıkla (zenginlikle), hem de yoksullukla/yoksunlukla daha çok imtihan olacağız. Ona hazırlıklı olalım diye yazdıklarımın sorumluluk taşıyanlara ulaşsın diye modern zekât modelimin temel uygulama esaslarına yönelik son önerilerimi özetle takdim ediyorum:

    09 Aralık 2017 Cumartesi 23:27Devamını Oku →
  • Modern zekât modelinde yoksullukla mücadele yöntemleri
    Bir sosyal devlet olan Türkiye, toplum ve aile hayatını tehdit eden yoksulluk sorunuyla mücadele etmek zorundadır. Haftalardan beri takdim ettiğimiz modern zekât modelimiz, bu sorunu kökünden çözecek niteliktedir. Modelimizde nisap miktarı (kefaf/muhtaçlık sınırı), Açlık Sınırının (AS’nin) ötesinde günümüz muhtaçlık ölçütlerinde kullanılan Yoksulluk Sınırı (YS) veya daha gelişmiş bir sosyal-refah ölçütü olan Asgari Hayat Standardı (AHS) kavramlarına dayanmaktadır.

    28 Kasım 2017 Salı 10:52Devamını Oku →
  • Nisabı yeniden belirlenecek zekât devlet eliyle mi yürütülmeli?
    İslâm dini, ihtiyacından fazla bir mala/gelire sahip olan Müslümanları zengin kabul etmekte ve dolayısıyla bu nisap miktarının üzerinde bir mala/gelire sahip olanları zekâta tâbi tutmaktadır. Çağımızda ihtiyacından fazla bir mal/gelir yani hem yoksulluğun, hem de aynı zamanda zenginliğin bir ölçütü olan nisap nasıl tespit edilmeli? Kimler buna göre zengin veya yoksul sayılmalı? Yoksulları nasıl ve günümüzde geçerli olan hangi sosyo-ekonomik ölçütlere göre tespit etmeliyiz? Yoksulluk kriteri için kişi endeksli fakirlik sınırı mı temel alınmalı yoksa açlık sınırı mı? Veya refah seviyesi yüksek olan toplumlarda uygulandığı gibi asgari hayat standardının altında olanlar mı yardıma muhtaç sosyal kesimler olarak kabul edilmeli? Yeni bir zekât modelinin oluşturulabilmesi için bütün bu sorulara cevap bulmak zorundayız. O halde ilk önce geçmişteki nisap uygulamalarına bir göz atalım.

    14 Kasım 2017 Salı 11:42Devamını Oku →
  • Çağdaş bir zekât modeline neden ihtiyacımız var?
    Devlet Planlama Teşkilatı’nın davetlisi olarak 9. Kalkınma Plânı (2007-2013) hazırlıkları kapsamında “Gelir Dağılımı ve Yoksulluk Özel İhtisas Komisyonu”na bir sosyal siyaset uzmanı olarak katılmıştım. Bu komisyonuna ilk kez zekât alanında uzman olan bir ilahiyatçı profesör de davet edilmişti. İlk oturumda bütün üyeler, yoksullukla mücadelede kendi alanları ile ilgili bir sunum yapmıştı. İlahiyatçı hocamız, klâsik dönemde zekâtın nasıl uygulandığına dair bilgiler verdi. Hocamızdan ikinci oturumda günümüzde zekâtın mevcut sosyal sistem içinde yoksullukla mücadelede nasıl bir rol alabileceği yönünde bir tebliğ istendi.

    08 Kasım 2017 Çarşamba 12:45Devamını Oku →
  • Asr-ı Saadetteki zekât uygulamaları Kur'an ve Sünnete dayanır
    Değerli okuyucularım;İlahiyatçı İhsan Eliaçık’ın ihtiyaç fazlası malın/gelirin tümünün zekâta tâbi olacağına dair yanılgısı ile ilgili olarak haber-yorum üzerinden yaptığım açıklamalarım, bazı okuyucularımın dikkatini çekmiş.http://www.mirathaber.com/islamin-ongordugu-seyler-anayasada-var-mi-ihsan-eliacikin-yanilgilari-14-2153h.html

    30 Ekim 2017 Pazartesi 12:07Devamını Oku →
  • Sosyal ilimlerin yerli ve millî kaynakları nelerdir?
    Prof. Dr. Sami Şener hocamız, “Sosyal ilimlerin kavranamayışı ve çözümsüzlüklerimiz” başlığı taşıyan yazısında “Ülkemizde hayata şekil vermeye çalışan batı kaynaklı sosyal ilimlerin, yıllarca serseri bir mayın gibi hayatımızda yer almasına ve onun metotlarıyla sosyal yapının bir başka âleme doğru yönelmesi, toplumun kimyasını bozmuş ve ciddi bir insan erozyonuna yol açılmıştır.” demektedir.

    20 Ekim 2017 Cuma 10:06Devamını Oku →