14 Ağustos 2018 Salı
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Allah’ın Resulü (sav) ile Kur'an ve Sünnet üzerine bir söyleşi (4)

Bu hafta Peygamberimizle (sav) Kuran ve Sünnet üzerine bir sohbet yaptık. Buyurun siz de sohbetimize okuyarak katılınız ve müstefit olunuz.

Ben: Ya Resulullah. Salat ve Selam üzerinize olsun. Çok merak ettiğim bir soru vardı. Biz Müslümanlar en nihayetinde hepimiz cennete gireceğiz değil mi?

Peygamberimiz:“Ümmetimin hepsi cennete girecektir. Ancak inat edip istemeyenler, kendisini geri çekenler müstesna.”[1]

Ben:Ya Resulullah. Kim cennete girmekten uzak durur ki? Müslümanlardan kim cennete girmek istemez ki? Hiç böyle şey olur mu?

Peygamberimiz: “Kim bana itaat ederse o, cennete girecektir. Kim bana âsî olur, Sünnetime uymaz ise o da kendisini geri çekmiş olur.”[2]

Ben:Bunu biraz açar mısınız? Size âsî gelmek, ne anlama geliyor?

Peygamberimiz:“Kim bana isyan eder yani âsî olursa (Sünnetime karşı gelirse) Allah’a karşı gelmiş olur.”[3]

Ben:Bugün bazı ilahiyatçılar, televizyon programlarına çıkıp ‘Kuran yeterlidir’ demek suretiyle sizin sözlerinizi ve Sünnetinizi ya hafife alıyor, ya da tümüyle yok sayıyor. Siz, bu hususta zamanında sahabileri uyarmıştınız değil mi? Ne buyurmuştunuz zamanında. Bizler için bunları yeniden hatırlatabilir misiniz?

Peygamberimiz:“Dikkat edin! Bana Allah, kitap ve onun gibisini (Sünneti) gönderdi. Sizden biriniz muhtemeldir ki beni yalanlayacak, koltuğuna yaslanmış olduğu halde benden bir hadis kendisine ulaştığında ‘Resulullah, bunu söylemez, söylememiştir, sen bunu (hadisi) bırak, Kuran’da ne varsa ona uy. Kuran size yeter. Kuran’da ne helal varsa onu yapın. İçinde haram varsa onu yapmayın!’ der.”[4]

Ben:Halbuki Kuran açıkça ‘Sizin heva-i nefsinizden bir şeyler söylemediğinizi, söylediğiniz her şeyin de vahyedilmiş şeyler olduğunu’[5] beyân eder. Ya Resulullah; Kuran’a sözde ‘evet’ ama sizin sözlerinize ‘hayır’ diyenlerin durumu ne olacak.

Peygamberimiz:“Kim bana yalan bir söz isnat etmeye kalkarsa veya benim söylemiş olduğum bir sözü reddederse o zaman cehennemde oturacağı yere hazırlansın.”[6]

Ben:Ya Resulullah. Bazı art niyetli kişiler, sizin sözlerinizi hep tartışma konusu hâline getiriyor. Bir sözün size ait olup olmadığını nasıl anlayabiliriz?

Peygamberimiz:“Benden bir hadis işittiğiniz zaman kalbiniz onu hoş karşıladı ise ve o hadisin manasından içinize bir yumuşaklık yayıldıysa ben bu hadise sizin en layık olanınızım. Aksine benden size bir şeyler rivayet ettiler, ‘Peygamberimiz şöyle söyledi, böyle söyledi’ gibi bir şeyler naklettiler ama kalbiniz inkâr ediyor ise ben o hadisten sizin en uzağınızım (ben onu söylememişimdir).”[7]

Ben:Allah’ı sevip de sizi sevmemek olmaz değil mi? Sizi nasıl sevelim ya Resulullah.

Peygamberimiz:“Allah’ı seviyorsunuz Resulullah’a (da) tâbi olacaksınız.”[8] “Canımın elinde olan Allah’a yemin olsun ki, sizden biriniz gerçek mümin olmuş olamaz, ben onun yanında babasından da evladından da sevilebilecek bütün insanlardan da daha sevgili duruma gelmedikçe.”[9]

Ben:Biz size yani Sünnetinize tâbi olursak, o zaman Allah da bizi sever değil mi?

Peygamberimiz: Buna Allah’ın bana emrettiği bir şekilde cevap vereyim: “Siz bana tâbi olursanız o zaman Allah da sizi sever...O zaman Allah, günahlarınızı da afvu mağfiret eder. (Çünkü) Allah, Ğafur ve Rahîm’dir.”[10]

Ben:Ya Resulullah. Biz ahir zaman Müslümanlarız. Mevcut sistemde Kuran ve Sünnete tâbi olarak yaşamak gittikçe zorlaşıyor. Güven ortamı bozuldu. Helal kazanç elde etmek mümkün değil gibi? Ne buyurusunuz?

Peygamberimiz: “İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki hayat ve kazanç ancak günah işleyerek sağlanacak. Hatta adam yalan söylecek ve yemin edecek. Eğer benim bu hadisimi işitenler veya rivayetlerini okuyan, ümmetimden birileri böyle bir zaman ulaşmışsa, o zaman firar edin, kaçın.”[11]

Ben:Ya Resulullah. Sanki tarif ettiğim bu döneme işaret ediyorsunuz. Ancak bu devirde yaşayan şuurlu Müslümanlar nereye kaçsın? Ne yapsın?

Peygamberimiz: “Allah’a kaçın! Allah’ın kitabına, Kuran’a kaçın. (Müslümanlar), Allah’ın peygamberinin Sünnetine kaçsın!”[12]

Ben: ‘Allah’ın kitabına kaçmak’ somut olarak nasıl uygulanır ve bunda bize ne gibi faydalar var?

Peygamberimiz:“Kim Kuran-ı Kerim’i okudu ve onu ezberlediyse veya ahkâmını belledi ve onu ortaya koydu ise, Kuran’ın içinde ‘helal’ denilen şeyleri helal, ‘haram’ dediği şeyleri haram bellediyse Allah, onu cennete koyar. Ailesi efradından on kişi hakkında ona şefaat salahiyeti (hakkı) verir. Hepsi cehennemi hak etmiş olan ev ahalisinden on kişiyi cehenneme düşmekten kurtarır.”[13]

Ben:Biz dediğiniz gibi Kuran ile meşgul olursak, siz de bize ahirette manevî yönden destek verecek misiniz?

Peygamberimiz:“Kim Kuran-ı Kerim’i öğrenirse, öğrendiğini başkalarına naklederse, ben onun cennete sevk edicisi ve delili olacağım.”[14]

Ben: Kuran ve Sünnet, yani İslâm Şeriatı bizim için en önemli iki kaynak. Peki Kuran ve Sünnet arasında ne gibi bir bağ var? Veya şöyle sorayım. Kuran’ı nasıl doğru anlayabiliriz?

Peygamberimiz:“Sünnet, Kuran’ın açıklayıcısıdır. Fakat Kuran, Sünnetin açıklayıcısı değildir.”[15]

Ben:Ya Resulullah. Herkes bilim insanı değildir. Kuran’ı anlamak, bazılarına zor gelebilir mi? Kuran’ı anlamak kime kolay gelir?

Peygamberimiz:“Kuran, onu sevmeyen, onu istemeyen bir kişi için zordur. Aslında öyle olmadığı halde zor olduğu hissedilen, anlayışı zor olan bir varlıktır. Kuran, kendisine tâbi olana da kolaylaşır. Çünkü o hâkimdir (hükmedicidir).”[16]

Ben:Aynı durum sizin hadisler için de geçerli midir?

Peygamberimiz:“Benim sözlerim de (bazı insanlar için) zordur (zor gibi görünür). Kuran gibi hadisler de hâkimdir (hükmedicidir). Kim benim hadisime sımsıkı sarılır, anlar ve ezberlerse bu kimse Kuran’a kavuşur, onunla bütünleşir.”[17]

Ben:Peki, Allah’ın kitabını ve sizin sözlerinizi hafife alanlar, bu iki kaynağa değer vermeyenlerin durumu nedir?

Peygamberimiz:“Hadis’ime ehemmiyet vermeyen, Kuran’ı hor görmüş olur. Kim Kuran’ı ve benim sözlerimizi hafife alır, önemsemezse, dünyada da, ahirette de hüsrana uğrar.”[18]

Ben:Demek oluyor ki Kuran ve Hadisleri değersiz görenler, dünyada ve ahirette zarar görecek. Böyle kişiler, genelde dini ilim olarak görmüyor. Böyle kişilerden dinî veya ilmî öğrenmek ne derece doğrudur?

Peygamberimiz:“İlim, dindir. (Onun için) dininizi kimden aldığınıza (öğrendiğinize) bakınız (dikkat ediniz).”[19]

Ben:Kuran ve Sünneti ilim olarak görmeyenlerin veya inkâr edenlerin ahiretteki durumu ne olacak?

Peygamberimiz: Kuran’ın ifadesiyle “”Cehennemde yüzleri o tarafa çevrilip döndürülüp döndürülüp yandıkça ‘Ah keşke Allah’a itaat etseydik, Resulullah’a itaat etseydik’ diye pişmanlık duyacak, feryat edeceklerdir.”[20]

Ben:Ya Resulullah; Hadislerinizi öğrenen veya ezberleyenlere ne gibi bir müjdeniz var?

Peygamberimiz: “Bana ait kırk hadisi belleyen, yarın rûz-ı mahşerde âlimler zümresinde haşrolacaktır.”[21]

Ben:Ya Resulullah. Sünnetinize sarılan ahir zaman Müslümanlarına başka bir müjdeniz daha var mıdır?

Peygamberimiz: “Ümmetimin bozulduğu (fesada gittiği) zamanda, sünnetime tutan, yapışan, uygulayan kimseye yüz şehit sevabı vardır.”[22]

Ben:Ya Resulullah. En son olarak bize ne söylemek isterseniz.

Peygamberimiz:“Size iki şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz müddetçe asla sapıtmayacaksınız: Allah’ın Kitabı Kuran ve Resulünün Sünneti.”[23]

-----
[1] Buharî; İtisam; 2; r. 7280. Ahmet bin Ahmed; II: 361.
[2] Buharî; İtisam; 2; r. 7280. Ahmet bin Ahmed; II: 361.
[3] Buharî; Cihad; 109; r 2957. Müslim; İmare: 32-33.
[4] Tırmızî; İlim; 10; r. 2664. Ebu Davud; Sünnet; 6; r. 4604.
[5] Kuran; Necm (53): 3-4.
[6] Ali el-Müttaki; X; 235; r. 29245.
[7] Ahmed bin Hanbel; III: 497.
[8] Kuran; Âl-i İmran (3): 31.
[9] Buharî; İman; 7: 14-5. Müslim; İman: 70.
[10] Kuran; Âl-i İmran (3): 31.
[11] Deylemî; V; 44; r. 8687. Ali el-Müttakî; I: 198; r. 998.
[12] Deylemî; V; 44; r. 8687. Ali el-Müttakî; I: 198; r. 998.
[13] Tırmızî; Fezailü’l Kuran; 13; r. 2905. İbni Mace; Mukaddime: 16.
[14] İbni Asâkir; XXVII: 67.
[15] Dârimî; İlim; 49; 2. 607.
[16] Kurtubî; XVII: 17. Ali el-Müttaki; I; 858; r. 2467.
[17] Kurtubî; XVII: 17. Ali el-Müttaki; I; 858; r. 2467.
[18] Ramuz’ül Ehadis; 133o: 7.
[19] Müslim; Mukaddime: 5.
[20] Kuran; Ahzâb (33): 66.
[21] Ali el-Müttaki; X; 225; r. 29183.
[22] Taberanî; el-mu’cemü’l-evsad; V; 315; r. 5414.; el-Heysemî; Mecmeu’z-Zevâid; 7: 282.
[23] Muvatta; Kader; 3/2: 899.

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/prof-dr-ali-seyyar-allahin-resulu-sav-ile-kuran-ve-sunnet-uzerine-bir-soylesi-4-84-4096y.html


Back To Top