21 Haziran 2018 Perşembe
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Çağımıza uygun bir zekât modeli önerisi



21. yüzyıla hitap eden devlet eliyle oluşturulmuş zekât modelimizin nisabı (zenginlik sınırı), “Fert Başına Düşen Ortalama Net Gelir”dir (FBNG). Bir toplumda bu gelirin üzerinde bir gelire sahip olan (Cgrubuna mensup) bir Müslüman, ortalama refahın üzerinde bir hayat sürdüğü için, zengin sayılmakta ve dolayısıyla zekât mükellefidir. O halde FBNG nedir ve nasıl elde edilmektedir? FBNG, Gayri Safi Millî Hâsıla (GSMH) ile yakın ilişkilidir. GSMH, bir ülkede belirli bir dönemde (genelde bir yılda) üretilen nihaî mal ve hizmetlerin toplam parasal değerine dış ekonomik ilişkilerden elde edilen net döviz kazancının eklenmesi ile elde edilen brüt gelirdir. GSMH’den net döviz kazancının, sermaye mallarının yıpranma/eskime payının ve dolaylı vergilerin çıkarılmasıyla elde edilen değere de Safi Milli Hâsıla(SMH) veya Milli Gelir(MG) denir. Kısaca:

MG = GSMH – (Döviz Kazancı + Amortismanlar + Dolaylı Vergiler).

O halde “Fert Başına Düşen Milli Gelir” veya başka bir ifadeyle “Fert Başına Düşen Ortalama Net Gelir”(FBNG), bir ülkede bir yılda üretilen MG’den bir kişiye düşen ortalama paydır. Kişi başına düşen ortalama net gelir, ortalama bir rakam olup, belirli bir dönemde safi (net) olarak üretilen mal ve hizmetlerin parasal değerinin toplamının, o ülkede yaşayan insan sayısına bölünmesiyle elde edilmektedir (Bkz. Koordinat Sistemi).

Zenginlik Nisabı Olarak FBNG

Modern zekât modelinde zekât mükellefleri, FBNG’nin veya Nisab 3’ün üzerinde bir gelire sahip olan zenginlerdir [CGrubu]. Nisab 3’ün üzerinde bir gelir seviyesini sahip olan Müslümanlar, zekât kurumuna gelirlerinden belirli bir pay (% 2.5) yani zekât ödemek mecburiyetindedir. Ancak burada zekât mükellefleri, somut bir açılımla hangi gelir veya matrahın üzerinden bu malî görevlerini ifa etmelidir sorusu akla gelmektedir. Zekât ödeme şartlarına dair sistemi daha iyi anlayabilmek için, somut örnekler göstermekte fayda vardır: (Bkz. Koordinat Sistemi).

Model 1:FBNG’nin Üzerindeki Artı Gelirin Zekât İçin Matrah Olarak Kabul Edilmesi:Bir ülkede FBNG’nin belirli bir yıl için 30 bin TL olsun.Modelimizde toplumun ortalama refah seviyesinin üstünde bir gelire sahip olan bir kişinin elde ettiği bu artı gelir, zekât için matrah teşkil etmektedir. Çünkü ortalama bir vatandaşın sahip olduğu gelirin üstündeki bu artı gelir, toplumsal refah seviyesi açısından ihtiyaç fazlası bir durum olarak değerlendirilebilir ve bu artı miktar da zekâta tâbi tutulabilir. Ortalama gelirin üzerinde bir hayat standardına sahip olan zenginlerin yıl içindeki artı gelirleri, yılsonunda (bir yıl geçtikten sonra) belirlenmeli ve zekât oranı üzerinden zekât miktarı tespit edilmelidir. Örneğin: Bir kişinin yıllık geliri 40 bin TL olsun. Bu vatandaş, FBNG’nin üzerinde 10 bin TL’lik artı bir gelir elde etmiştir. Bu kişinin zekât fonuna ödemesi gereken miktar, (10 Bin x % 2,5)250 TL’dir.

Model 2:FBNG ve Üzerindeki Gelirin Matrah Olarak Kabul Edilmesi:Bu modelde matrah, bizzat FBNG ve bunun üzerindeki gelirdir. Böylece bu modelde zekât kapsamına giren zengin kişilerin sayısı artmamakla birlikte zekât gelirlerinde bir artış sağlanabilecektir. Özellikle gelişmemiş bir ekonomiye sahip olan ülkeler için bu model tercih edilmelidir. Çünkü bu ülkelerde yoksulluğun giderilebilmesi için daha çok zekât gelirine ihtiyaç vardır. Bu modelde aynı örnekten hareketle 30 bin TL ve üzerinde bir gelire sahip olan herkes, zekâta tâbi tutulmaktadır. Örneğin yıllık 40 bin TL’lik bir gelire sahip olan bir kişi, 1. Modele göre 250 TL değil de (40 Bin x % 2,5)1.000 TL zekât vermek mecburiyetindedir

Her iki modelde zekât kapsamına giren kişilerin matrahı, medenî hâllerine ve sahip oldukları çocuk sayısına göre belirli oranda aşağıya doğru çekilebilir. Böylece aile mükellefiyetleri de dikkate alınarak, âdil bir zekât ödeme sistemi oluşturulmaktadır.

Muhtaçlık Nisabı Olarak Asgari Hayat Standardı (AHS) veya Yoksulluk Sınırı (YS)

Modern zekât modelinin nisap miktarının (kifayetin, kefaf sınırının) belirlenmesinde bir devlet, referans olarak günümüz muhtaçlık ölçütlerinde kullanılan Yoksulluk Sınırı (YS)veya daha gelişmiş bir sosyal-refah ölçütü olan Asgari Hayat Standardı (AHS)modelini (asgari geçim düzeyi modelini) dikkate almalıdır. Bu modelde AHS, FBNG’nin % 50’sidir. Buna göre AHS’nin (YS’nin) altında kalan (A2 + A1 grubuna giren) bir kişi, eski tabirle kifayete (yeterli mala veya gelire) sahip olmadığı için, (nispeten) yoksul sayılmakta, kazancı yetmediği için de zekât kaynaklarından yararlanma hakkına sahip olmaktadır. Yoksulluk Sınırı (YS) veya Asgari Hayat Standardı (AHS), ekonomik gelişmelere paralel olarak her yıl değişkendir.

Modelimizde AHS (YS), hem nisap miktarı, hem de kifayet ile eşdeğer tutulmaktadır. Kısacası, AHS’nin (YS’nin) altında olan (A2 + A1 grubundaki) bir kişi, muhtaçtır ve dolayısıyla (göreceli veya mutlak) yoksuldur. Zekât modelimizde AHS ile FBNG arasında bir gelire sahip olan bir kişi ise (B grubu), ne zengin, ne de yoksuldur. Böyle bir kişi, kendi kendine geçinebildiği için, ne zekât ödemek mecburiyetinde, ne de zekâttan yararlanma hakkına sahiptir (Bkz. Koordinat Sistemi).

Kısacası zekât modelimizde YS’yi de dâhil edecek olursak üç ana nisap miktarı bulunmaktadır. Bunlardan ikisi, yani Nisap (1) ve Nisap (2), muhtaçlık sınırını belirleyen ölçütlerdir. İktisadî yönden gelişmişlik seviyelerine göre bir devlet, zekâttan yararlanacak kesimler (A) için, biri YS ölçütünden hareketle Nisap (1) veya AHS olmak üzere Nisap (2) seçmelidir. Bu durumda A1 veya A2 kategorisine giren muhtaçlar, yoksul sayılmakta ve zekât gelirlerinden kendi nisaplarına (Nisap 1 veya 2) ulaşıncaya kadar yararlanma hakkına sahiptir.

Ne Zengin Ne De Muhtaç Olan Orta Tabaka (B)

Bazı Müslüman iktisatçılara göre (Örneğin rahmetli hocam Prof. Dr. Sabahattin Zaim) bir toplumda ne zekât vermekle yükümlü, ne de zekât alma hakkına sahip olan (ne zengin, ne de yoksul) insanların (orta tabakanın) bulunması mümkündür. Bu görüş doğrultusunda modelimizde AHS ile FBNG arasında bir gelire sahip olanlar (B), ne zekât vermek zorunda, ne de zekâttan bir pay alma hakkına sahiptir. (Bkz. Koordinat Sistemi).

Asgari hayat standardının (yoksulluk sınırının) muhtaçlık nisabı olarak esas alındığı zekât modelimizde kişinin yıl içindeki geliri, nisap olarak belirlenen Nisab-2 (AHS)’nin (Nisab-1/YS’nin) üzerinde fakat FBNG’nin/Nisab-3’ün altında olması durumunda o kişiye zekât fonundan sosyal yardım aktarılmamaktadır. Ancak aynı kişiden de zekât alınmamaktadır. Kişi, kanunî zorunluluk olmamasına karşılık isterse yine de gönüllü olarak zekât (sadaka) verebilir.

Velhasıl

Zekât modelimizin henüz bütün yönlerini açıklayamadık. Gelecek yazımızda inşallah muhtaç durumunda olan sosyal kesimlerin (göreceli ve mutlak yoksullar) modern zekât modelinden hangi ölçütlere göre nasıl yararlanabileceğine dair somut açılımlarda bulunacağız.



AS:Açlık Sınırı (Mutlak Yoksulluk Sınırı).
YS:Yoksulluk Sınırı.
AHS:Asgari Hayat Standardı (Muhtaçlık Sınırı).
FBNG:Fert Başına Düşen Ortalama Net Gelir.
A:Nisap (1) veya (2)’nin Altında Olan Bütün (Mutlak ve Göreceli) Yoksullar/Muhtaçlar.
B:Zekât Verme/Vermeme Noktasında Özgür Olan Orta Halli Müslümanlar
C:Nisap (3) Miktarının Üzerinde Gelir Sahibi Olan Mükellefler. (Zekât Vermek Zorunda Olan Zengin Müslümanlar).
Nisap (1):YS’ye Göre Belirlenen Nisap (Hak Sahipleri: A1 ve AS’nin altında olan mutlak yoksullar).
Nisap (2):AHS’ye Göre Belirlenen Nisap (Hak Sahipleri: A2 + A1 + AS’nin altında olan mutlak yoksullar).
Nisap (3):FBNG’ye Göre Belirlenen Nisap. (Mükellefler: C ).

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/prof-dr-ali-seyyar-cagimiza-uygun-bir-zekat-modeli-onerisi-84-2384y.html


Back To Top