17 Ocak 2018 Çarşamba
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Açılmayan Son Matruşka BİTCOİN mi?

Mevcut finansal anlayış öyle bir çıkmaza girdi ki; sermaye, serseri mayın gibi akacak yeni alan arıyor. En küçük esnaftan, küresel finansın operasyonel ayakçılarına kadar, danışacak merci arıyorlar. 

Bitcoin ve türevlerinin; egemen devletlere yapılmakta olan bir operasyon olduğunu bilmeyen/duymayan kalmadı. Buna rağmen, mevcut para kredi sistemi kısıt haldeki paraya ulaşımı imkansız kıldığından, Bitcoin popüleritesini korumaya devam ediyor.

 Gerek internet sitelerinin, gerekse medyanın körüklemesi, görünür gerçeğe rağmen, bitcoin propagandalarını dayatmaya devam ediyor. Devletleri yok edecek bu kripto paraları, yine devletlerin içerisine, adeta bir larva gibi yerleştirilen kripto unsurlar, cari halde tutmayı beceriyorlar. Buna karşın; finans kapital tarafından narkozlanmış devlet idarecileri, kripto operasyonlara karşı belirgin bir dik duruş sergileyemiyorlar.

 Bitcoini sakıncalı kılan sebepler:

 Bitcoin, para olma özelliğine sahip midir? Buna karar vermeden önce, paranın nasıl olduğu ya da; nasıl olmaması gerektiğini maddeler halinde sıralayalım.

 1-Para değer ölçüm aracıdır:

 Parayla mal ve hizmetlere değer biçilir. O halde günümüz pazar piyasasında mal ve hizmet fiyatlarını, Bitcoin ile değerleme imkanı henüz söz konusu değildir. Çünkü, Bitcoin ve diğer tüm "coin" değerleri geometrik olarak artıyor ya da azalıyor. Bu değerler, finans kapitalin resmi para birimlerine kıyasla, orantısız şekilde gerçekleştiriliyor. Bu haliyle Bitcoin ve türevleri kesinlikle değer ölçüm aracı değildir.

 2-Para değişim aracıdır.

 Para ile mal ve hizmet alım-satımı yapılabilmelidir. Yani mal ve hizmet üretenler, bunu para karşılığında değiştirebilmelidirler. Bitcoin ve türevleri, kullanıcısına bu imkanı veremiyor. Çünkü, çok kısa sürelerde yüksek referanslarda seyretmektedir. Ticaretin doğal seyrine dayalı, makul bir zamana bağımlı alış verişe imkan tanımıyor. Fiziki olarak yapılacak hiçbir ticarete hitap etmiyor. Dolayısıyla, değişim aracı olma özelliği, bu haliyle mümkün değildir. Zaten bu nedenle; dolara veya başka cari para birimlerine bağımlı olarak işlem görmektedir.

 3-Para biriktirme aracı değildir.

 Makul seviyenin üzerinde biriktirme aracı olarak kullanılmamalıdır. Para; pazardaki dolaşımını korumalıdır, finansal kurallar üzerinden toplanarak stok edilmemelidir. Çünkü bu durum paranın kısıt hale gelmesine neden olur ve sonrasında pazarın dengesini bozar. Pazar, kısıt haldeki paranın, finansal sistem tarafından bir mal gibi stoklanmasıyla bozulur. Üretici ve tüccar, malını piyasaya arz etmesine rağmen, ihtiyaç sahipleri paraya ulaşamaz ve iktisadi döngü tıkanır. Bu nedenle finansal araçlara aşırı talep oluşur. Finansal araçlar (para,kredi), bankalar üzerinden faizli olarak ihtiyaç sahiplerine satılır. Buraya kadar; mevcut bankacılık sisteminin günümüzdeki uygulamalarıyla yaşattığı sorunları ve sistemin tıkanma nedenlerini özetlemiş olduk.

 Peki; Bitcoin ve türevlerinde aynı durum söz konusu mudur? Coin türevlerinde de biriktirme vardır. Burada biriktirme şekli daha da katmerlidir. Seri biriktirmenin yanı sıra geometrik bir değer artışı da vaad edilir. Sistem; Bitcoin ve türevlerini mevcut bankacılık sisteminin şişirildiği ölçüye dayamayı amaçlayan bir izlenim veriyor.

 4-Para, mal değildir.

 Para sadece, değer ölçüm aracı ve değiştirme aracı olmalıdır. Bu nedenle para mal/ürün özelliği taşımamalıdır. Çünkü mal ticarete konudur. Alınıp, satılır. Paranın kendi cinsinden, ticari amaçla, üzerine kar/faiz eklenerek alınıp satılması, iktisadi sistem açısından sakıncalıdır. Paranın menkul değeri, itibari değerini aşmamalıdır.

 Mevcut para kredi sisteminde Merkez Bankası tarafından üretilen paralar, sisteme satılarak girer. Dolayısıyla paralar merkez bankalarının mallarıdır. Merkez Bankaları, ticari bir amaçla, parayı seri olarak üretir, üzerine kar/faiz ekleyerek gerçek ve tüzel kişilere satar.

 Bitcoin ve türevlerinin değerinin kendinden menkul olduğu iddia edilmektedir. Sanal paraların mevcut değeri, yazılım ve yazılımın işlevsel değeri olarak lanse edilir. Bu, suni olmakla birlikte spekülatif bir yaklaşımdır. Samimiyeti ve gerçekliği tartışılır.

 Bu yaklaşımı savunanlar, Bitcoin ve türevlerinin sanal olmadığı gibi, tam aksine, gerçek bir para olduğu ıspatını ortaya koymaya çalışanlardır. Tabi; paranın aynı zamanda bir mal olduğunu da kabul etmişlerdir. Bu yaklaşımı islami bazı yazarlar da savunmaktadır. Dolayısıyla; Bitcoin türevlerini mal olarak kabul görmüş ve alınıp satılabileceğine de cevaz vermişlerdir.

 5-Para, istihbarat unsuru değildir.

 Para, amacının dışında kullanılmamalıdır. Zira; insanların zaruri ihtiyaçlarını giderdikleri para üzerinden, mahremiyete müdahalede bulunmak ahlak dışıdır.

 Bitcoin ve türevlerinin birer yazılım olması, bu şekilde açılan elektronik hesap cüzdanlarından yapılan her işlemde; ses, metin, görüntü gibi dosyaların yanı sıra, paket yazılımların nakli de söz konusudur. Burada normal bilgi nakli olabileceği gibi, casus yazılımların da naklinin gerçekleşmesi mümkündür. Bu yolla serverler üzerinden yapılan her tür işlemin takip ve kayıt edilmesine imkan tanınmıştır. Para sistemini kontrol eden unsurlara bu imtiyaz verilmektedir.

 Burada; insanın kimliği değil, paranın kimliği öne çıkarılmaktadır. Bitcoin ve türevinin insana değil de; insanın Bitcoin ve türevlerine ait olduğu bilinçaltı çalıştırılıyor. Böylece, aidiyeti tesbit noktasında paralel istihbarat belirleyici rol oynayacaktır. Paralel istihbarat, kayıt altına alınan ekonomi ile eş zamanlı çalıştırılarak tam kontrolün sağlanması amaçlanmaktadır. Burada bahsettiğim paralel istihbarat, devletin istihbaratı değil,  Bitcoin ve türevlerinin server ağlarından kontrol ettiği küresel finansın paralel istihbaratıdır. Bu istihbarat, devletlerin istihbaratlarından daha güçlü hale gelecektir. Zira; devlette girmediği kademe kalmayacaktır. Bunun karşılığı tam köleliktir.

 6- Şeref sahibi olan para değil, insandır.

 Bozukluğunu her fırsatta dile getirmemize rağmen; mevcut iktisadi modelde paranın sahibi insandır. Para, hangi banka hesabında olursa olsun, o banka hesabı kimin üzerine ise; para da o kişiye aittir.  Bu durum, tüzel kişiliklerde de aynıdır.

 Ancak; Bitcoin gibi sanal para türevlerinde durum farklılaştırılmış görünüyor. Verilen elektronik hesap cüzdanları isme ait değildir. Hesap cüzdanları kod olarak hangi cihazda ya da hangi hafızada saklı ise paranın aidiyeti orasıdır. Bu nedenle hesap cüzdanlarının kayıtlı olduğu ve işlem gördüğü cihazlar, parayı kullanacak kişilere fiziken yakın olmak zorundadır. Adeta, insanlığın Bitcoin ve türevlerine mecbur kılınacağı telkin ediliyor.

 Elektronik hesap cüzdanı olan her insan, sanki vücuduna çip takılmışçasına finansal sisteme mahkum olmakla karşı karşıyadır. Bu durum Bitcoin ve türevlerinin network üzerinden takibiyle birlikte, kullanıcısının da istihbari olarak fiziki takibini kompakt hale getirecektir. Farklı bir deyişle, paranın insana değil, insanın paraya aidiyetini tetikleyecektir.

 Hukuki açıdan, paranın tasarrufuna ilişkin, herhangi muvazaalı durum, fiziki anlamda paraya en yakın olan kişiye hak verme gafletini teamüle dönüştürecektir. Bu da farklı bir dizayn çalışmasıdır.

 7- Para; milli, şeffaf ve güçlü bir otorite tarafından kontrol edilmelidir.

 Bankacılık sisteminde para Merkez Bankaları tarafından üretilir. Paranın sahibi Merkez Bankaları’dır. Merkez Bankaları özel şirketlerdir. Devletlere ait olmadıklarından “Milli” de değillerdir. Sahiplerinin kimler olduğu tam olarak bilinmediğinden şeffaf da değilerdir.

 Sanal olarak, Bitcoin ve türevleriyle oluşturulmak istenen finansal ensturmanlar da kesinlikle şeffaf değildir. Sistemi kimlerin planladığı/kurduğu açıklanmamıştır. Milli bir organizasyon değildir. Arkasında hiç bir güvence yoktur. Gizli, kim ya da ne olduğu bilinmeyen unsurlar tarafından kontrol edilmektedir.

 8- Para, tüketimi değil üretimi teşvif etmelidir.

 Mevcut banknotların nasıl üretildiğini az çok hepimiz biliriz. Bir miktar kağıt (pamuk), polimer, mürekkep, boya, filigran, özel bazı kimyasallar vs. Paranın maliyetine konu olan malzeme, genellikle sahtesinin yapılamamasına yöneliktir.

 Ancak; özellikle Bitcoin üretiminde sarf edilen elektrik tüketimi, büyük devletlerin tüketim boyutundadır. Aynı zamanda yüksek performanslı işlemcilere sahip mega bilgisayarlar da gerekmektedir. Sanal Parayı bir devlet olarak düşünürseniz, Dünya elektrik tüketiminin ilk 60-70 ülkesi içerisinde kayda girecek şekilde sıralanıyor. Bunun yanı sıra bilgisayar ve teknolojileri ile ilgili sarfiyatlar da cabası. Bu maliyetler neyin karşılığıdır? Bu sorunun yanıtına da değineceğiz.

 Sadece; mal ve hizmetlerin değeri ve dönüşümünü sağlayacak bir araç için, bu derece bir enerji tüketimi başlı başına zulümdür.

 9- Para; hakkı telkin etmeli, Rahmani olmalıdır.

 Bitcoin ve türevleriyle oluşturulmak istenen kripto finans kapital hırsızı daha da yüceltiyor. Zira; hackerler bu projede başat rol alıyor. Bunun yanı sıra; kara para aklamaya çalışanlar da bu sistem üzerinden para transferi yapma imkanı buluyorlar.

 Bu, bir nevi Sanal Finans Sisteminin savunma mekanizmasını kurma sürecidir. Bu yolla, yeni finans sistemi; daha acımasız, gaddar, hırsız ve arsızlar tarafından kurulmuş olacağa benziyor. Bu yapıyı korumak için mevcut para kredi sisteminden daha zalim bir alt yapı oluşturuluyor. Fıtri yapıları da buna paralel olarak gelişiyor.

 Tıpkı ABD'nin kuruluş serüveninde olduğu gibi... Milyonlarca yerliyi nasıl katlettilerse; finansal olarak yeni sistem de bu modeli anımsatır şekilde projelendiriliyor.

 Şimdi; Bitcoin ve türevlerine heveslenenler de benzer güruhtan...

Sadık USLU
http://www.mirathaber.com/sadik-uslu-acilmayan-son-matruska-bitcoin-mi-62-2715y.html