12 Aralık 2017 Salı
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Şampiyonlar ve darbeler

Futbol ligleriyle siyaset ve derin devlet arasında kuvvetli ilişkiler olduğunu herkes bilir. İktidarlar eskiden bu yana spor kulüpleri üzerinde etkili olmak, onların toplum yönetme gücünden yararlanmak ister. Buna derin devletin, Gladio’nun, eski özel harp dairesinin, yani arka planda ülke üzerinde etkisi olanların karışmaması beklenemez. Pekiyi ne kadar?
Şampiyonlar ve darbeler
2001 yılında son Ecevit hükümetinde Anayasa fırlatma krizinin ardından patlayan ekonomik felaket günleriydi. Halk gergin, esnaf kepenk kapatıyor, paralı kesim işten çıkarılıyor, havalı yöneticiler ortada kalmıştı. Gariban bir dükkân sahibi başbakanlık binası önünde yazar kasasını fırlatmış. Toplum sadece hükümete değil, devlete, özellikle de 28 Şubat’tan sonra ülkeyi yöneten Asker-Medya-Finans koalisyonuna, derin devlete karşı da gerilmişti. Her yerde olaylar başlamıştı. Ülke patlamanın eşiğindeydi.

Sonra beklenmedik bir durum oldu. Herkes Avrupa’da büyük bir güç haline gelmiş, dünya takımlar sıralamasında 1. sıraya çıkmış, önünde durulmaz Galatasaray’ın 5. kez arka arkaya şampiyon olmasını beklerken, Kadıköy’de birinci devre 3-0 önde giden diğer şampiyonluk adayı Gaziantepspor, ikinci devre durdu ve Fenerbahçe 4-3 kazandı. Birkaç maçın ardından Fenerbahçe şampiyon oldu.

Siyaset ve halkın sokaklara çıkması rafa kalktı, ülkede konuşulan tek konu 4 yıl sonra yeniden şampiyon olan Fenerbahçe oldu. Dört yıl ardı ardına Galatasaray gölgesinde kalmış, hatta bir de Avrupa şampiyonluğunu sineye çekmiş Fenerbahçe taraftarı yüzbinlerce insan krizi unuttu, sokaklara çıktı, sabahlara kadar Türkiye’yi inletti. Derin devletse rahat nefes aldı, zaman kazandı. Fenerbahçe şampiyonluğu Türkiye’de rejimi kurtardı.

2006 yılında Telegol adlı televizyon programındaFenerbahçe kulüp yönetiminde olan Cihan Oskay adlı bir işadamı şampiyonluğa şikeyle, rakiplere rüşvetle, hakemlerle ve teşvik primleriyle elde edildiğini anlattı. Samsunspor’a verilen rüşveti bizzat elden verdiğini söyledi. İtiraftan önce saygın bir yaşamı olan yönetici bunun ardından itibarını yitirdi, işi bozuldu, para kaybetti, evlendiği yeni eşi öldürüldü, bu suç kendi üzerine kaldı, ağır hapis cezası aldı, suçsuzluğunu kanıtlamak için mücadele etti, kısaca hayatı kaydı. Özellikle hakemlerin ve federasyonun o dönemde askeriyenin ciddi nüfuzu altında olduğu düşünüldüğünde, eğer itirafçı doğruları söylediyse, bunun bir derin devlet tertibi olduğu açıktır.

Bunun üzerine oturup darbelerle Türkiye şampiyonlukları arasındaki ilişkiyi araştırdık. Fenerbahçe şampiyonluklarını derin devletin, yani Gladio’nun, yani eski özel harp dairesinin desteğiyle elde ediliyorsa, o zaman darbelerin olduğu, yani derin devletin çok daha önemli konulara yoğunlaştığı, Fenerbahçe’yle uğraşacak vaktinin olmadığı yıllarda şampiyon olamaması gerekirdi.

Türkiye ligi 1959 yılında başladı. Bundan evvel şehirlerin ve bölgelerin kendi ligleri vardı. 1959-2017 arasında hangi yıllarda derin devletin tamamen gömüldüğü darbeler yapıldı bakalım:

Prof. Dr. Ali Ulvi ALTINSOY
http://www.mirathaber.com/sampiyonlar-ve-darbeler-2-1976h.html