16 Ağustos 2018 Perşembe
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Stadyumlar futbol dininin mabedleri mi?


Galatasaray yeni "Mabedine" kavuşmuş

Hürriyet gazetesi, Galatasaray'ın yıllık olağan mali genel kurulunda Başkan Dursun Özbek'in yeni projeleri tanıtmasını ilginç bir başlıkla okurlarına duyurdu.
Stadyumlar futbol dininin mabedleri mi?
Galatasaray'ın yıllık olağan mali genel kurulunda Başkan Dursun Özbek yeni projeleri tanıttı.

Dursun Özbek, genel kurul toplantısında Türk Telekom Arena’nın tapusunun 1 gün önce alındığını söyleyerek tapuyu üyelere gösterdi.

Toplantıda tanıtılan projeyi başlığa taşıyan Hürriyet gazetesi "İşte Galatasaray'ın yeni mabedi" ifadesini kullandı.


FUTBOL DİNİ ve MABEDLERİ

Temelde Helâl Olan Futbol Beşerî Dîn Olmuştur

İnsan veya hayvan hayatını tehdit eden boks, motosiklet yarışı, pankreas- boğa güreşleri ve benzerleri dışında bütün sporların helâl olduğunu söyleyebiliriz. Bunun gibi futbol de bir spor dalı olarak helâldir, oynanabilir. Gençler için vücud geliştirici ve eğlendirci bir spor dalı olarak organize edilebilir. Ancak günümüzce kulüpleşen,şirketleşen ve milyonlarca taraftarı olan Futbol bir spor dalı olmaktan çıkmıştır.

Futbol artık bir dindir. Beşer kaynaklı batıl bir dindir. Bilinçsiz müslümanlar arasında bile bu dinin bağlıları vardır.

a. Futbolun, dinimizin iman ve hayat ölçülerine bağlı müslüman gibi hayatını kulübüne adayan fanatikleri vardır.Onlar kulüpleri için her fedakârlığı yapacak konumdadır; ailesi ve işini bile ihmal edenleri pek çoktur. Cuma namazını kaçırsalar bile kulüp maçlarını asla kaçırmazlar. Bunlar, dua halinde kendinden geçen bir mümin gibi ve hatta daha ileri bir ruhsal konumda kulüp maçlarını izlerken kendilerinden geçerler. Her gün zikir yapan bir müslümanın Allah’ı anmasından ve işine aşık bir iş adamının işini dile getirmesinden daha çok maç kritiği yaparlar.

b. Giyimde, konut ve iş yeri süslemelerinde kulüplerinin renklerini tercih edeler.

c. Futboldeki galibiyetler onları sevindirir. Yenilgiler de üzüntü sebebidir. Bir program öncesinde Fatih Altaylı bana prof. ünvanlı bir ilahiyat akademisyeninin taraftarı olduğu kulubunün yenilmesi üzerine hüngür hüngür ağladığını yakından izlediğini anlatmıştı.

d. Onların yarı ilâh konumuna getirdikleri futbol yıldızları vardır. Allah’tan çok onları anarlar. Attıkları golleri günlece konuşurlar. Çocuklarına onların isimlerini verirler.Onların milyonlarca dolar transfer ücreti ve aylık almalarını olağan görürler.

e. Kulüpleşen futbol artık şirkettir. Bu şirketlerin büyük gelirleri; dev bütçeleri vardır. Futbol yöneticiliği ün yapmanın, gündemde kalmanın, siyasi nüfüz kazanmanın ve önce verme sonra da kazanmanın yoludur.

f. Futbol medyanın da semayesidir. Büyük ödemelerin yapıldığı maç yayınları ve bitmez tükenmez futbol yorumları ana programları oluşturur.

g. Yetmedi. Futbol yeryüzünün kumar araçlarıdır. Kumar organizeleri futbolle devleşmiş,millileşmiş ve de herkes için meşrulaştırılmıştır. Bu yolla nice ocaklar sönmektedir.

e. Milyonları arkasında sürükleyen futbol, ülke kalkınması ve sosyal adalet için harcanması gereken heyecanları sömüren, toplumsal konuları düşünemez kıldığı kitleleri, yönetimlerin başarısızlığını sorgulayamaz hale getiren uyuşturucu olmuştur.

Şimdi sorulabilir. Bunlar çoklarımızın bildiği ama çeşitli sebeplerle ağzına almadığı ve diline dolayamadığı gerçekler de neden şimdi gündem getirdin. Bunun sebebi 25 Mart 2017 Cumartaesi günü sitemiz mirathaber.com için gezindiğim Hürriyet’te gördüğüm bir haber başlığı oldu. İşte Galatasarayın Yeni Mabedi.

Yadırgıyorsunuz ama doğru bir tanımlama, çünkü stadyumlar bu batıl ve yeni futbol dininin mabetleri olmuştur. Mabedi olan bu dinin futbol yıldızlarından oluşan ilâhları vardır. Onlar önce tapılan sonra da taşlanan putlar gibidirler. Yakın bir dönemde maç nakli yapan spikerin pozisyonları golle taçlandıramayan kulüp için “tanrılan onlara yardım etmiyor,” dediğinin kulaklarımla dinlemiştim.

İşin Acı Yönü

İşin acı yönü şudur. Bizim dindar siyasilerimizmiz de, İslâm kaşıtı gruplarca İslâmcı olarak nitelenen yazılı ve görsel medyamız da İslâm’ı bir hayat düzeni olarak algılayamadıkları ve yaşadığımız dönemin Allah’a ortak koşma türlerini kavrayamadıkları içn İslâm açısından spor nedir ne değildir diye inceleme yapamazlar ve de yaptırmazlar.Sorgulamadan bilgisiz ve biliçsizce sayfalarını ve ekranlarını bu futbol dinine ayırırlar. Bağlılarını da çoğaltırlar.


Tekrar vurgulayalım: Futbol bir sprdur,oynanması helâldir.Ama kulüpleşen, şirketleşen ve böylece emperyalizmin bir sömürü aracı haline getirilen futbol, ilâhları ve mabetleri olan batıl bir dîn olmuştur.

Futbol Dini Lağiv Dinidir


Biz bu batıl dine Kur’ânî bir kavramla Lağiv Dini diyebiliriz.Lağiv dünya ve âhiret hayatına faydalı olmayan, olmadığı için de zararı olan konuşmadır, heyecandır,koşuşturmadır,reklamdır, üretimdir,tüketimdir, her bir tür iştir ve israftır.

Kur’an’ımızın anlatımına göre hakiki Müminler Lağiv’i işittiklerinde medenî bir tavırla ‘biz işlerimizin siz de işlerinizin sorumlu olacaksınız’ diyererek yön değiştirirler; Lağiv bir işgördüklerinde de uzak dururlar. Çünkü onlar, içlerinde Lağiv’in olmayacağı -en yüksek Cennetleri oluşturan- Firdevs Cennetlerine ereceklerin bir vasfının da da Lağİv’den kaçınır olmak olduğunu bilirler. (Furkan 72; Kasas 55; Vakıa 25;Müminûn 3…)

Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.mirathaber.com/stadyumlar-futbol-dininin-mabedleri-mi-2-402h.html


Back To Top