All for Joomla The Word of Web Design

Tanrılaşmaya Devam Ettiğimiz Sürece Belalar da Yağacaktır

Bu ara hatıralarımı yazmaya odaklandığım için aktüaliteyi de gereğince takip edemedim. Ama Taksim’de tinercilerin bıçakladığı üniversite mezunu genç komşumuz olunca başımı kaldırdım. Dünkü Pazar günü Emirgan camiine gencimizin cenaze namazına giderken bazı hakikatleri hatırlatacak düşüncelere daldım.

Ömrü Belirleyen de İlahî Kaderdir

İslâm Dinini îman esaslarından biri de kadere imandır. Kadere îman konusu aslında Kur’anımızın bütününe yayılmış bir konudur. Tüm yaratılmış varlıkları içine alan kaderin insan hayatına yönelik anlamı Peygamberlerin bile bilemediği ilahi bir sırdır.

Hiçbir insan, yaratılacağı yeri ve zamanı bilemez, anası babasını belirleyemez, cinsiyetini tayin edemez. Dış görüntüsünü ve ruhsal eğilimlerini belirlemede bir yetkisi yoktur. Yenilen, içilen ve yararlanılan eşya anlamına rızkı da iradesi dışında şekillenmektedir. Aslında ömür de böyledir, ne kadar yaşayacağını insanın kendisi değil şanı yüce olan Yaratıcımız belirlemektedir.

Aynı ailede doğup büyüyen, aynı beslenme ve eğitim kademelerinden geçen üç kardeşten biri 20 yaşlarında, diğeri 45 yaşlarından ölürken üçüncüsü 90 yaşına kadar yaşayabilmektedir. Gel de İlahi kadere bağlama.

Kader-i ilâhinin  belirlediği ömür bitince ölüm geliyor:

Oysa Allah ölüm vakti geldiği zaman, hiçbir insana mühlet tanımaz ve Allah bütün yaptıklarınızı tam olarak bilir.” (Münafikûn 11)

Ne var ki ölümün onlarca sebebi olabileceği için kasıtla öldüren katil suçludur ve günahkârdır. Dünyada ve âhirette cezaya çarptırılacaktır.

Dünyamızda ve Ülkemizde şiddete dayalı zulümler devam ediyor. Mağdurlar ve canından olanlar yalnızca kadınlar da değildir.

Zalim Şiddetin Sebepleri

Ölümlü tecavüzlerin başlıca sebebi Allah’a ve ahiret hayatına inanmamadır veya inanç zaafıdır. Bütün iradeli sözlerimiz ve işlerimizden sorgulanacağımıza; Cennet ve Cehennem’e gereğince îman edememektir. Bir de suça eşit ceza uygulamasına gidilmemesidir. Değil bir kişiyi bin kişiyi bile öldürse ilkel ceza hukukumuzda katile verilecek ceza müebbeddir. Bir diğer anlatımla toplumu ölünceye kadar katili bakmaya mahkum etmektir.

Böylesi insana saygısız bir ceza sistemi ile güvenlik sağlanabilir, ölümcül şiddet engellenebilir mi?

Af Ve Tazminat Seçenekli Ölüm Cezasını İçeren Kısas Sistemi

Ülkemizde işlenen bütün cinayetlerin baş suçlusu böylesi adaletsiz ceza sitemine onay veren ve vermekte olan yöneticilerimiz, parlamento üyelerimiz, hukukçularımız ve hocalarımızdır.

Kasıtlı katiller için af ve tazminat seçenekli ölüm cezasını içeren Kısas sistemi gibi muhteşem bir hukuk düzeni  var elimizde. Akıl ve îman tutulması yaşadığımız için gerçekleri göremiyoruz. Rabbimiz “Sizler için Kısas’ta hayat vardır “buyururken tanrılaşan insanımız “yoktur” diyor. O hal de ölümcül şiddetin devamını istiyoruz demektir.

Canına Kıyılan Genç Şehiddir

Gencecik yavrumuz bir gün önce Cuma namazını Emirgan camiinde kılmıştı. Zalim bir tecavüze uğrayarak can verdiği için şehid olduğunda şüphem yoktur. O, Cennet’le nimetlendirilecektir de ana babasını nasıl teselli edeceğiz? Bu ağır imtihana gereğince sabredebilseler onlar da büyük bir ahiret yatırımı yapmış olurlar.

Yüreğimizi acı vererek delip geçse de bu olay da geçer.

Asıl ve daha da acı olanı akıl ve îman yoksunluğumuz sebebiyle yeni cinayetlerin devam edecek olmasıdır. Madem ki biz Allah’tan daha biliriz diyerek  tanrılaşmak yolunu tutuyoruz belalar da yağacaktır.

Ali Rıza DEMİRCAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir