All for Joomla The Word of Web Design

Tarih Yeniden Yazılırken Eğitim Sistemimizi Yenileme Zorunluluğumuz

Malum, zaman hız zamanı… Dünya bilimde, sanayide, teknolojide, kısacası her alanda hızla ilerliyor. Öyle hızlı bir ilerleme ki, biraz duraksayan geride kalır, kolay kolay toparlanamaz, ilerleyen milletlere hizmetçi olmaktan kendini kurtaramaz.

İnsanlık artık hipersonik teknolojinin peşinde. Rusya, Hindistan ve Avustralya sesten beş kat daha hızlı hareket edebilen hipersonik hava araçları, mesela hipersonik füzeler üretmişler, bunları deneme aşamasındalar. Japonya bu teknolojiyi elde etmek için hazinesinden milyonlarca dolar ayırmış durumda.

Mesele sadece hipersonik teknoloji ile sınırlı değil. Teknoloji hızla şekil değiştiriyor; otomatikleşiyor, bilgisayarlaşıyor, makinenin ve yapay zekanın kontrolünü artırıyor, akredite oluyor, işgücü ihtiyacını azaltıyor. Yeni nesil teknoloji bir yandan iş tanımını, üretim tarzını, çalışma hayatını ve ekonomik yapıyı hissedilir derecede değiştirirken, diğer yandan oldukça fonksiyonel ürünler ortaya koyacaktır. Bu süreç resmi işlemlerden uluslararası ilişkilere, toplumsal yapılanmalardan dini hareketlere kadar pek çok şeyi derinden etkileyecektir. Yeni dünya farklı bir dünya, yeni insan farklı bir insan, yeni toplum farklı bir toplum olacaktır.

Bu, insanlık tarihi için devrim demek, yeni bir dönem demek, her şeyin yeniden düşünülmesi, insanın yeniden inşa edilmesi, işlerin yeniden tanımlanması, toplumların yeniden düzenlenmesi, kurumların yeniden şekillendirilmesi, sistemlerin yeniden kurulması, devletlerin yeniden nizamlanması, kartların yeniden karılması, stratejilerin yeniden belirlenmesi demek.

Yeni dönemde her şeyi doğru yapmak kadar hızlı ve zamanında yapmak da önemli. Her şey klasik kalan bir insanın hayal dahi edemeyeceği kadar baş döndürücü bir hızla ilerliyor, gelişiyor ve değişiyor. Bunun farkında olan ülkeler toplumlarını, bütün kurum ve kuruluşlarını bu hıza ayak uyduracak biçimde yeniden dizayn ediyor.

Gözlerimizin önünde insanlık yeni bir aşamaya geçiyor, Dünya yeniden şekilleniyor, tarih yeniden yazılıyor. Eskiye dair ne varsa değişecek… Teknoloji yeni bir tür teknoloji, onu üreten insan yeni bir tür insan olacak. İnsanoğlunun geçirdiği her merhalede olduğu gibi, bu merhalede de işin temelinde insan olgusu yer alıyor. İnsanoğlu bütün bu aşamaların hem tasarlayıcısı hem yürütücüsü hem uygulayıcısı hem de deneği… Anlayacağınız, işin hem faili hem mefulü…

Şu halde bu yeni dönemde çalışan kazanacak, bilen ilerleyecek, strateji geliştirebilen Dünyayı imar edecek, olağanüstü işler başaracak, tarihe yön verecek, diğerleri onların yaptıklarını hayranlıkla seyredecek. Bu, uluslararası toplumun bile yapısını değiştirecek. Bir tarafta önde gidenler, diğer tarafta izleyenler; bir tarafta üretenler, diğer tarafta tüketenler; bir tarafta yönetenler, diğer tarafta yönetilenler; bir tarafta nimetlenenler, diğer tarafta öykünenler; bir tarafta efendiler, diğer tarafta modern müstemlekeler…

Tarihin yeniden yazılacağı bu yeni dönemde eğitim öne çıkıyor. Bir toplumda bireyler ne kadar eğitimliyse ilerleme o kadar hızlı olacak. İnsan ne kadar eğitimsizse gerilik o kadar o kadar sıradan olacak. Tarihsel şartlar, siyasi manevralar, kurumsal taktikler ve kişisel beceriler gidişi biraz etkilese de bunlar ancak kısa süreli iyileşmeler sağlayabilir. Hem bunların da temelinde insan faktörü bulunur.

O halde öncelikle insana yatırım yapmak gerek, bütün hesapları insan üzerinden yapmak, bütün stratejileri insan üzerinden geliştirmek lazım. Bunun yolu da eğitimden geçiyor. Ancak eski eğitim tarzının yeni şartlarda fazla işe yaramayacağı kesin. Mevlana’nın dediği gibi, “Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”

Hem bugünün çocukları güncelin içinde büyüyecekler, fakat yarının şartlarında yaşayacaklar, o şartlar gereğince iş yapacaklar. Dolayısıyla, yeni neslin yeni dünyayı algılayabilecek, yeni şartları doğru okuyabilecek ve ona göre iş yapabilecek biçimde yetiştirilmesi gerekiyor. Hz. Ali, “Çocuklarınızı yaşadığınız çağa göre değil, onların yaşayacakları zamana göre yetiştirin.” derken ne kadar da doğru söylüyor!

Eğer yeni çağda tarihe seyirci olarak değil de müdahil olarak var olmak, medeniyet yürüyüşünde öne geçmek, bilim ve teknoloji yarışında geri kalmamak, çoluk çocuğumuzu Batıya özentiden kurtarmak istiyorsak, ilköğretimden yükseköğretime kadar bütün kurum ve kuruluşlarıyla eğitim sistemimizi hem yapısal hem de eğitimsel bakımdan gözden geçirmemiz, geleceğin insanını yetiştirecek biçimde yeniden yapılandırmamız şarttır.

Bunu yaparken de eskiyi ufak-tefek rötuşlarla devam ettirip rahatlarını bozmak istemeyen statükoculara kulak asmamamız gerekiyor. Zira bu işin şakası yok; gerekli dönüşümleri yapmayan milletler tarih sahnesinden çekilecek veya en azından sönükleşecek. Artık ilim, geçmiş ve şimdi kadar, belki daha fazla, geleceği de okumak anlamına geliyor. Yetişmiş insanla yetişmemiş insan arasındaki fark artık büyük ölçüde böyle tebellür edecektir. Yüce Rabbin insana bahşettiği akıl nimetini kullanmanın anlamı da hızla bu yöne doğru evrilmektedir. Bu noktada Kur’an’ın iki ayeti üzerinde tekrar düşünmekte yarar var:

“Yaratan Rabbinin adıyla oku!” (Alak 96/1)

“Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu?” (Zümer 39/9)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir