Trajedik Eğitim

On sekiz milyon küsur gencecik insan, 1 ay kadar önce okula başladı. Geleceğimiz olan bu gencecik insanlarımız, ilgiye, sevgiye, hizmete ve desteğe muhtaç olan değerlerimizdir. Bunlar, ilgi, sevgi, hizmet, destek ve takdire layıktırlar. Bunları bulamazlarsa gönül bağları kopar.

Bu ilgi, sevgi, hizmet ve desteği verebilmesi için öncelikle baştan sonuna kadar eğitimci kadro ve kişiler bu vasıflarla donanmış olmalıdırlar. Kendini tanımayan başkaları ile ilgilenme iradesi kullanamaz. Kendine değer verip derli toplu olamayan, hizmet verecek kapasite sahibi olamaz. Özgüveni ve bilgi birikimi olmayanlar da başkalarını takdir etme erdemini gösteremez. Demek ki bu kalitedeki eğitimci kadro, çok yüksek alıcı potansiyeli olan gençleri, onure etmede başarı gösteremez. İnsan yetiştirmenin temel ilkeleri başında, yetişkin insanlar yer alırlar.

Bunu gerçekleştirecek nitelikte muhteviyat ve müfredat olması gerekir. Bunlarla beraber geleceğin umudu gençlere yüksek hedefleri gösterip idealize etmek, büyük önem taşımaktadır.

Bizim, milletimiz ve geleceğimiz için çok önemli davamız var. Bin yıllık şanla şerefle dolu bir tarihimiz var, huzurumuz, güvenimiz vardır. Dillere destan dostluk ve kardeşliğimizin temel ilkeleri vardır. Bu değerleri yeniden ihyâ etme uğrunda mücadele azmimiz de vardır. Çünkü biz, karınca çiğneyip ezmekten korkup Allah’a sığınan bir milletin nesilleriyiz. Biz böyleyiz.

Ancak bütün bunlara rağmen toplumda negatif gelişme de had safhadadır. Uyuşturucu maddelerin yaygınlığı tavan yapmıştır. Genç insanlarımızdan uyuşturucu müptelası olan azımsanmayacak kadar çoktur. Uyuşturucu maddesini almak için para vermeyen anasını babasını hunharca öldüren cani çocuklar türetilmiştir. “Ana babaya öf” dedirtmeyen bir sistem müntesibi olmamıza rağmen ne hale düştüğümüz ortadadır. “Görünen köy kılavuz istemez.” Saçının bir telini dahi göstermekten Allah Teâlâ affına sığınan ve oğlunu askere gönderirken, ellerine şehitlik kınası yakan anaların yerini şimdi, ölümcül hasta çocuğunu yatağında bırakıp internet sevgilisine kaçan hoppa kadınlar türemiş ve sayıları artmaktadır. Otuz senedir elli bin insanımızı öldüren ve birkaç mislini de boynu buruk ve gönlü yaralı bırakan terörist yetiştirmiş olan bir eğitim sitemi hâlâ üretimine devam etmektedir. Bunca tahribatın sorumlusu da yoktur.

Laiklik ve Demokrasi uğruna birbirine düşmanca muamele yapan partici vatandaş türettik. Yetmedi, bir liralık bir ürünü, on liraya satmaktan çekinmeyen ve utanmayan bir esnaf ucubesi kazanıp çoğalttık. Kadına şiddeti kınayıp eşiyle vahşice boğuşan insanlar türettik. Bunlar yetmezmiş gibi televizyonlarda kadına şiddet ve ihaneti çılgınca sergileyen ar, namus ve onur katilleri, destekleriyle keyiflendiren türedi seyirciler yetiştirdik. Kirli ekran köleleri oldular.

Bütün bunlarla beraber aklınıza kötülük adına ne gelirse hepsi birbirini kovalayarak gelişme halindedir. Şirk, isyan, terör, cinayet, hırsızlık, gasp, faiz, içki, kumar, israf, ihmal, adam kayırma birbirlerini kovalıyorlar. Mafya ayaklarıyla nice haksızlık yapmak ve bunu devlet garantisi altında fütursuzca icra etmek, “geçer akçe” oldu. Haksız yere cana kıymak, “keyfe keder” halini aldı. İşine gitmediği halde devletten maaş almak, gitse bile hiçbir iş yapmamak üzere keyiflenen zâlim vahşiler, at oynatır oldular. Gıda terörü önlenemez boyutlara ulaştı. Daha kötüsü bunlara göz yumma normalleşti. Masum milleti cehalet ve nifaka sürüklemek için medyayı kötüye kullanmak onurlandırma vesilesi oldu. Bugün resmen ve alenen zina yayılıyor ve destekleniyor. DNA testleri kapkara bulutlar halinde üstümüzde dolaşıyor.

Milleti bu hale getiren, aslında laik sistemdir. Eğitimde kopya çekmeyi engelleyebilecek bir gücü olmayan sistemin, aklı erenlerce kendini sorgulaması gerekir. Yoksa bunca zaman öğrencilere “türküm, doğruyum, çalışkanım” dedirtmelerinin hesabını veremezler. “Devletsiz din topal, dinsiz devlet kördür” derler. Milletimizi değerlerinden soyutlamaya ve geleceğimizi yok etmeye kalkışan dış ve iç şer güçler, kendi ebediyyen gelecek ışığınızı karartmayın! 

Rabbimiz! Gençlerimizi başarılı eyle. Âmin! Esselamu aleykum.

İlhan ORAL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir