22 Ocak 2019 Salı
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

TÜRKİYE ŞANS OYUNLARINI YASAKLAMAK YERİNE TEŞVİK EDİYOR

ARNAVUTLUK ŞANS OYUNLARI BAĞIMLILIĞINA KARŞI KANUNÎ TEDBİR ALDI
TÜRKİYE ŞANS OYUNLARINI YASAKLAMAK YERİNE TEŞVİK EDİYOR
Arnavutluk Meclisi'nde 25 Ekim 2018'de kabul edilen şans oyunlarının ülke genelinde yasaklanmasına yönelik kanun değişikliği, 2019 yılı başından itibaren uygulamaya konuldu. Buna göre spor bahsi, hayvan yarışı ve elektronik (online) bahis, 1 Ocak 2019’den itibaren yasak kapsamına alındı. Bu çerçevede, ulusal ve uluslararası spor müsabakalarının yayını sırasında spor bahsine yönelik görsel ve işitsel reklamların da yayınlanması yasaklandı. İlgili kanun değişikliğiyle, şans oyunları bağımlılığının engellenmesi ve bağımlılığa karşı etkin mücadele için, uygun şartların oluşturulması hedefleniyor.


TÜRKİYE ŞANS OYUNLARINI YASAKLAMAK YERİNE TEŞVİK EDİYOR

Değerli okuyucularım;

Haberde okudunuz. Arnavutluk Meclisi, bütün şans oyunlarını yasaklamakla artan oranda görülen kumar bağımlılığını ortadan kaldırmak niyetindedir. Niyet halis olunca, alınan tedbirler de inşallah etkili olur. Peki Türkiye, şans ve kumar oyunları ile mücadelede ne yapıyor? Pek fazla bir şey yapmıyor. Aslında tam tersine yapıyor. Bir taraftan bütçeye daha çok para kazandırmak adına şans oyunlarının türlerini artırıyor, diğer taraftan da dindar gençlik yetiştirmek düşüncesiyle şans oyunlarının ve kumarın ne kadar zararlı bir alışkanlık olduğunu söylüyor. Peki, bu tezat mantıkla hangi yaklaşım daha etkili olur sizce?

Enteresandır, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Milli Piyango, Süper Loto ve diğer şans oyunlarının işletilmesi ile özellikle gençler, devlet eliyle âdeta bu paralı “oyunları” oynayarak çalışmadan kazanmayı teşvik edilmektedir. Bu şans oyunlarına bir kere alışan gençlerimiz, böylece kumara da alıştırılmakta ve neticede kumar bağımlısı olmasa bile şans oyunları bağımlısı hale gelebilmektedir. Devlet, hiçbir günü boş bırakmamış. Üstelik her gün yeni bir şans oyunu ile gençlerimiz sanki ablukaya alınmış durumdadır. Eskiden belki de bir iki tane şans oyunu vardı. Şimdi ise değişik isimler altında her gün çeşit çeşit cazip şans oyunları gençlerimizi kendisini çekmektedir. İddiaa (Cuma-Cumartesi-Pazar)yetmiyormuş gibi şimdi de Sayısal Loto (Pazartesi), Şans Topu (Salı), On Numara (Çarşamba), Süper Loto (Perşembe), Millî Piyango (her ayın 9’u, 19’u, 29’u), AT Yarışlarını da unutmayalım.

Türkiye’de sözde kumar yasak. Ama bizim zenginlerimiz yavru vatan KKTC’de her hafta sonu kumar oynamaktadır. Gidemeyenler ise sanal ortamda kumar oynamayı tercih etmektedir. Ülkemizde tahminlere göre 2 milyon sanal kumar bağımlısı var. Dünyadaki kumar paralarıyla dolan kasaların % 2,5’ini Türk kumarcılarımız doldurmaktadır. Kumar yoluyla zenginlik hayali kurmak veya geçim için para kazanmak, haram olmasının ötesinde mantıken/aklen abesle iştigaldir ama buna rağmen oynamaya devam edenler, gayri ihtiyari olarak kumar bağımlısı hâle gelebilmektedir.

Hocalarımız, ilahiyatçılarımız bangır bangır kumar haram diye dursun şans oyunlarına (aslında kumar oyunlarına) takılanların sayısı ile kumar bağımlısı olanların sayısı her geçen gün artmaktadır. Oyun denilen meşgale, bağımlılığa dönüştüğünde bunun sayısal yönüyle arttığı oranda makro açıdan topluma, ailelerimize verdiği zarar, devletin elde ettiği gelirden daha fazla olmaktadır. Devletimiz/hükümetimiz de bu olumsuz eğilimi gördüğü halde seyirci kalmak bir yana hâlen tedbir adına hiçbir girişimde bulunmamaktadır. Ama bu arada kumar bağımlılığından arınmak için harcanan paralar, kumar bağımlılığından dolayı ortaya çıkan şiddet olayları da toplumun yapısını hem maddî, hem de manevî yönden epey sarsmaktadır.

Şans Oyunlarından Elde Edilen Gelirlerden Devlet Memnun Mudur?

Hadi kumarcılarımızın beyni belirli bir aşamadan sonra hadiselere ve helal-haram mevhumlarına rasyonel bakamaz duruma düşer. Ama aklı yerinde olan muhafazakâr hükümet üyeleri, bu sosyal ve ahlâkî yönden tehlikeli gidişat karşısında neden sessiz, neden herhangi bir tedbire müracaat etmiyor? Yoksa şans oyunlarından elde edilen gelirler, devlet için daha mı önemlidir? Evet, öyle olmalı herhalde. Çünkü şans oyunlarından bütçeye aktarılan miktarlar hayli ‘sevindirici’?!

Bakınız 2017 yılı için devletimiz, şans oyunlarından yaklaşık olarak 1 milyar 395 milyon TL kazanmıştır. Bunun bir kısmı, Savunma Sanayii Destekleme Fonu, Olimpiyat Oyunları Hazırlık Kurulu, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu ve Sosyal Hizmetler Kurumları gibi devletin değişik birimlerine aktarıldığı için, herhalde ‘kirli’ paranın bu şekilde ‘aklandığı’ düşünülmekte ve böylece hükümet üyeleri kendilerini avutmaktadır. Akl-i selim sahibi şuurlu ilahiyatçılarımız, şans oyunları dâhil kumar olduğunu ve dolayısıyla buralardan elde edilen kazançların oynayanlar açısından haram olduğu belirtmektedir. Ya şans oyunları işletmecilerine konulan değişik vergilerden ötürü gelir elde edilen devletin bu parasına ne demeli?

Velhâsıl-ı Kelam

Türkiye’de bakkal dükkânları kapanırken, kentlerimizin en işlek caddelerinde şans oyunları oynatan dükkânlar, devletin bu alana yönelik teşvikleriyle mantar gibi çoğalmaktadır. Bu durumda vatandaşlarımızın ve bilhassa gençlerimizin de bahis oynamaya özendirilmektedir. Her masumane, bir kereye mahsus gibi düşünülen bahis oyunu, kişinin adrenalinin salgılanmasına yol açmaktadır. Bu da az çok keyif vermektedir. Her keyif verici duygu, kişinin yeniden bu hazzı yaşamak istemesine sebebiyet verebilmektedir. Tekrarlama isteği ile alışkanlık, alışkanlıklar da bağımlılığa yol açmaktadır. Her bağımlılık, bağımlı insan için netice itibariyle psiko-sosyal bir felaket olduğu kadar maddî bir kayıptır da aynı zamanda.

Devlet, en çok şans oyunları bağımlılardan para kazanmaktadır. Bir vatandaşımız/gencimiz ne kadar çok şans oyunu oynarsa devletin kasasına o kadar çok para girecektir. Stratejik olarak devlet, bu şekilde yani artan bağımlılık vakıaları nispetinde her sene daha fazla gelir kaydedebilecektir. Millî ekonomiye katkı, artan şans oyunları gelirlerinden elde edildiğinin gururunu yaşayabilir devletimiz. Ama devletimiz, artan bağımlıların sosyo-ekonomik hayata verdikleri malî yükü bir hesaplasa belki de şans oyunlarından elde edilen gelirlerin üzerinde bir tablo ile karşı karşıya gelebilir. Kaldı ki şans oyunlarından elde edilen gelirden ne kadar hayırlı hizmetler yapılabilir ne kadar bereket sağlanabilir konusu üzerinde ayrıca durulması gereken hassas bir meseledir.

Arnavutluk hükümeti, şans oyunlarının hem toplumsal, hem de ekonomik boyutuyla maddî ve manevî zararlarını görmüş olacak ki her türlü şans oyunlarıyla mücadelede radikal fakat bir o kadar da etkili bir yönteme başvurmuştur. Ülke çapında bütün şans oyunlarını yasaklayarak, toplumsal huzurun teminine yönelik ilk önemli adımı atma cesaretini göstermiştir. Darısı Türkiye’nin başına diyeceğim ama hükümetimiz, ŞANS OYUNLARI VE KUMAR İLE TOPYEKÛN MÜCADELE konseptini geliştirecek ve uygulayacak bilinç ve ferasetten halen fersah fersah uzaktır. Maalesef….

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/turkiye-sans-oyunlarini-yasaklamak-yerine-tesvik-ediyor-7-6054h.html


Back To Top