10 Aralık 2018 Pazartesi
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Türkiye’de asansörlerin yüzde 24’ü kullanılamaz durumda

T.C. Sağlık Bakanlığı Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi Polikliniklerindeki asansörler bozuk olduğu için hastalar büyük sıkıntı çekiyor.
Türkiye’de asansörlerin yüzde 24’ü kullanılamaz durumda
Polikliniklerdeki asansöre “Asansör Arızalıdır”yazısı asılmış vaziyette. Yürümekte zorlanan ve tekerlekli sandalye ile hastaneye gelen hasta yakınları, “Hastaları kucağımızda, arabaları elimizle üst kata taşıyoruz. Yardım edecek hiç bir görevli de yok. Bunca zaman yapılamayan asansör olur mu? Bir asansör arızası bir günde tamir edilemez mi? Büyük sıkıntı çekiyoruz ve yetkilileri buna çözüm bulmasını istiyoruz.” dediler.


TÜRKİYE’DE ASANSÖRLERİN YÜZDE 24’Ü KULLANILAMAZ DURUMDA

Değerli okuyucularım;

2005 tarihli Engelliler Kanunu, bütün kamu kurum ve kuruşlarında engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın erişebilirliğini ve ulaşabilirliğini sağlamak maksadıyla gerekli düzenlemeleri yapmıştır. Aradan yıllar geçmesine rağmen Türkiye’de denetlenen asansörlerin yüzde 24’ü halen kullanılamaz durumdadır. Nerden mi çıktı bu istatistikî ilgi? Hatırlatayım: 2017 yılında denetimi yapılan 356 bin asansörün yüzde 24'ünün kullanılamaz durumda olduğu tespit edildi.

Bir milletvekilinin vermiş olduğu soru önergesine cevap veren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, 2017’de toplam 477 bin asansörden 356 bininde kontrol yapıldığını ve bunlardan 87 binin testten geçemediğini itiraf etti. Üstelik toplam asansörlerden yüzde 25’lik bölümüne denk gelen 121 bin asansörün ise henüz denetimi dahî yapılamamıştır. Testten geçemeyen asansörlerin kullanımı vatandaşlarımızın için son derece tehlikelidir. Vatandaşlarımızda farkındalık oluşturmak adına, bu asansörlerin duvarına “kullanılması yasak” anlamına gelen kırmızı etiket de yapıştırıldı. Devlet, 2017 yılında yapılan denetimlerde uygunsuz bulunan asansörler için 7 milyon TL idarî para cezası kesti. Asansör montaj ve bakım firmalarına yönelik yapılan denetimde ise 7 bin 120 firmadan 2 bin 358’i uygunsuz bulundu.

Normal şartlarda devletçe yapılan denetimlerde eksiklerin giderilmesi için, kırmızı etiketli olanlara 1 ay, sarılara 2 ay, mavilere ise 1 yıl süre verilmektedir. 2017’deki asansör kontrol sonuçlarına göre yeşil etiketli 129 bin 326, mavi etiketli 13 bin 50, sarı etiketli 4 bin 926 ve kırmızı etiketli 87 bin adet asansör bulunuyor.

Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi Polikliniklerindeki asansörlerin testten geçip geçmediğini bilmiyoruz. Lakin eğer testten geçememiş ise neden hastane yönetimi şimdiye kadar gerekli tadilat ve tamirat işlemleri yapmamıştır? Eğer bu asansörlerde test dahî yapılmamış ise bozuk olmasına sebep teşkil eden sebepler araştırılıp gerekli müdahaleler neden geciktirilmemektedir? Asansörler, her gün binlerce insanı taşımaktadır. Bunun için asansörlerin ciddî kayıplara yol açmaması adına periyodik kontrollerin yapılması ve kullanıma uygunluğunun denetlenmesi gerekmez mi? Sağlık alanında hizmet veren yöneticiler, bunun önemini herhalde daha çok bilmelidir.

Velhasıl-ı Kelâm

Kurum yöneticilerimiz, kurumsal hizmetlerini ifa ederken, gerek insan kaynakları yönetimi, gerek müşteri/hasta memnuniyeti, gerekse fizikî erişebilirlik açısından kaliteye dikkat etmelidir. Devlet yönetimi bu yönleriyle istisnasız olarak her kurumu denetlemeli, kaliteyi esas alan kurumları ödüllendirmeli, kaliteyi hiçe sayan kurum yöneticilerine ise ceza verirken, bundan bir kısmını da sorumlulara yüklemeli ve gerektiğinde sorumlu kişilerin idarî görevlerine son vermelidir. İnsan sağlığı her şeyin başında geldir.

Diğer taraftan şu da bir gerçek ki, Türkiye’de bazı apartmanlarda kullanılan asansörler ruhsatsızdır. Bazen hem bina, hem de asansörler de ruhsatsızdır. Denetimden sorumlu bazı belediyelerimiz, bu konuda da yeterince inisiyatif kullanmamaktadır. Halbuki sosyal duyarlı belediyeler, isterlerse her resmî veya özel kuruluşun asansörlerini tespit edebilir ve müeyyideler de içeren gerekli denetimleri yapabilir.

Ezcümle. Muhtemel bir kaza durumunda can kaybına yol açabilecek asansörlerin sıkı bir şekilde denetlenmesinin ötesinde verilen ihtarların zamanında yerine getirilip getirilmediği de tâkip edilmelidir. Ama ne ilginçtir ki asansörlerin yüzde 65'inin denetiminden sorumlu olan Türk Standartları Enstitüsü'nün kendi binasında birkaç asansör bile birkaç aydan beri henüz tamir edilmemiştir. Ha keza kalitelerle tescilli olan Sakarya Üniversitesindeki kırmızı etiketli onlarca asansör de tamirat edilmeyi beklemektedir.

Ne diyelim? Mesuliyet duygusu vicdanlardan uçup gitmiş ise denetimlere rağmen en itibarlı müesseselerimizde bile fizikî erozyon kaybı mukadderdir. Bir kurum veya bina yöneticisinin sadece yaptığından değil yapmadığından da sorumlu olduğunu bilmiyorsa ve ihtarlara rağmen halen ihmalkâr bir tutum sergiliyorsa burada hepimizin bir sorumluluğu vardır. Çünkü ne güzel buyurmuş Peygamberimiz (sav):

“Nasıl olursanız, öyle idare edilirsiniz.” (Ali el-Müttakî, Kenzu’l-Ummâl; 6: 89).

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/turkiyede-asansorlerin-yuzde-24u-kullanilamaz-durumda-8-4370h.html


Back To Top