All for Joomla The Word of Web Design

Venezuela’nın 15 Temmuzu

          Son günlerde ABD’nin, bir Güney Amerika ülkesi olan Venezuela da giriştiği darbe hareketi gündeme oturmuş durumda.  Venezuela, Petrol ve altın rezervleri açısından oldukça zengin bir ülke… Hal böyle olunca da emperyalist güçlerin iştahını kabartmış olmalı ki, ABD ve saz arkadaşları orada bir darbe teşebbüsünde bulundular. Seçimle iş başına gelen Maduro’yu ve hükümetini tanımadıklarını ilan ettiler. Başkan olarak, muhalefet lideri ve aynı zamanda da meclis başkanı olan Juan Guido’yu tanıdıklarını söylediler.

Bizim ülkemizin yaşadığı 15 Temmuz darbe girişiminin farklı bir versiyonunu yaşıyor şu anda Venezuela… Evrensel hukuk, evrensel demokrasi ilkeleri, insan hakları v.s. Bu değerlerin hepsi bütün dünyada açıktan ihlal edilir duruma geldi. İhlal ne kelime(!). Resmen bu saydığımız değerler, şu anda ayaklar altında çiğnenir durumda…

         Lakin emperyalist güçler için bu saydıklarımız çok da önemli şeyler değil. Önemli olan, karşılıksız olarak bastıkları ve bu şekilde insanların kanını emmenin yolu olarak gördükleri Dolarlarına, petrol ve altın gibi iki mükemmel kaynağı bulmaları! Ne olacak ki? Çıkardıkları savaş ve çatışmalar neticesinde de silah satan katiller için, çocuklar ölmüş, kadınların ırzına geçilmiş, insanlar aç ve açıkta kalmış, hiç ama hiç önemli değil. Onlar için önemli olan, kendi rahatlarını temin etmek ve bütün dünyayı sömürmek.

         Yıllar önce,  El Kaide’yi kendileri kurdurmamış ve desteklememiş gibi bu terör örgütünü  bahane ederek Afganistan’a girenler, kimyasal silah var bahanesiyle Irak’a girip orayı kan gölüne çevirenler, Mısır’da Mursi’yi devirip Sisiyi getirerek İsrail’in güvenliğini teminat altına alanlar, Suudi Arabistan’da darbe yaparak dünyanın en büyük petrol şirketlerinden biri olan Aramco’yu ele geçirenler, Deaş’ı bahane ederek Suriye’ye girenler ve girmişken PYD terör örgütünü de palazlandıralım diyenler, Kudüs’ü İsrail’in başkenti yaparak Müslümanlara hayat hakkı tanımayanlar, İran ile yaptığımız ticaretin önüne geçmek adına 17-25 Aralık operasyonunu gerçekleştirenler, 15 Temmuz darbe girişimiyle ülkemizi iç savaşa sürüklemek isteyenler, anlaşılan o ki şu anda VENEZUELA da sahneye çıktılar.

          Afganistan, Irak, Mısır, Suriye, S.Arabistan, Türkiye  derken şimdi sıra Venezuela’ya geldi anlaşılan… Bu ülkelerde bir şekilde darbe yapan ve ya bu ülkeleri karıştıran Siyonist düşünce, dünyayı sallamaya ve germeye devam ediyor. Normal şartlarda birçok konu hakkında fikir ayrılığına düşen ABD ve AB ülkeleri, Venezuela da ki darbe girişimi konusunda hemfikir olmuş görünüyorlar.  

         Bu işin öncesi de olmakla birlikte, Venezuela Londra’da saklanan altın rezervlerinin bir bölümünü istemesiyle darbe girişimi patlak verdi. ABD, seçilmiş başkan Maduro’yu tanımadığını, yerine muhalefet lideri ve meclis başkanı olan Juan Guido’nun kuracağı hükümeti tanıyacağını söyledi. Yani bu olayı tersten okuyacak olursak, işin görünmeyen tarafında İngiltere, görünen tarafında ise ABD ve AB ülkeleri var. Sinsi İngiliz politikası devrede ise, orada büyük karışıklıkların ve çatışmaların olması kaçınılmaz gibi görünüyor. Benim kanaatim; 15 Temmuz akşamı Türkiye üzerinde oynanan oyunlar nasıl başarıya ulaşamadıysa, Venezuela’da da başarılı olamayacaklar. Ülkenin askeri kanadının bir bölümü ve Anayasa mahkemesinin, Maduro’nun yanında olduğunu açıklaması, bu işin sonunda Venezuela halkının lehine bir sonuç çıkacağı ihtimalini güçlendiriyor. Tabi ki bu iyimser bir tahmin! Veya görmek istediğimiz bir tablo da diyebiliriz.

         Zaten ABD de niyetini artık gizlemiyor. Beyaz Saray da düzenlenen basın toplantısında, Beyaz saray güvenlik danışmanı John Balton ve ABD hazine bakanı Steven Mnuchin, Venezuela daki en büyük petrol şirketi olan PDVSA’ya yaptırım kararı aldıklarını duyurdu. Geçen yıl ki Suudi Arabistan tecrübesinden sonra buna da şaşırmamak gerekiyor.

         Benim burada en çok dikkatimi çeken ve üzen husus ise, coğrafi olarak çok uzağımızda olan bu ülkede ABD’nin girişimi AB ülkelerinin desteğiyle bir darbeye teşebbüs hareketinin, bizim içimizden destekçilerinin çıkması ve sevinenlerin olması. Yazık ki çok yazık!  

         Uzun lafın kısası; 15 Temmuz akşamı bizim yaşadığımız türbülansı, şu anda Venezuela halkı yaşıyor. Darbeyle iktidarı ele geçirme sevdasında olanlar ve sırtını ABD ve yandaşlarına dayayanlar, bir gün gelip hüsrana uğrayacaklarını ne zaman anlayacaklar acaba?        Bela aranır da, bu kadar da açıktan aranmaz ki…

          Sevgili Dostlar!

         Emin olun bu konuda yazacak o kadar çok şey var ki! Ama biz, dilerseniz bir dörtlükle bitirelim yazımızı.

Demokrasi diyerek kandırdınız ümmeti,

Arkasında geliverdi hep o  darbe illeti. 

O illet ki insanlığın başına oldu bela,

İslam’ı seçinde, derlerimize olsun deva.

 

Selam saygı ve muhabbetlerimle…                                                                                               

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir