16 Kasım 2018 Cuma
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Yaratılan varlık âyetleriyle Kur’ân âyetlerini birlikte okuma

Bismillahirrahmanirrahim

Bizlere yönelik ilk emri Oku olan Yüce Allah’ımıza hamd ederim. İlmi İslâm’ın hayatı ve müminin sevgilisi olarak niteleyen Aziz Peygamberimiz biricik hayat önderimiz Hz. Muhammed’e kalbî ihtiramlarımı arz eder, bağlılarını arttırmasını yüce Mevla’mızdan diliyorum.
Yaratılan varlık âyetleriyle Kur’ân âyetlerini birlikte okuma
Aziz kardeşlerim! Bilmemiz Gerekenler genel başlığı altında yaptığımız sohbetlerimize devam ediyouz. Bu sohbetimizde “İlim Yaratılan Âyetlerle Kur’an Âyetlerini Birlikte Okuyup Öğrenme ve Uygulamadır” konusunu açıklamaya çalışacağız. Bu sohbetimizin de faydalı ve tesirli olmasını Yüce Mevla’mızdan niyaz ediyorum.

Önceki sohbetlerimizden hatırlayacaksınız bazı konulara sık sık dikkatlerinizi çekmeye çalışıyoruz:

 İnsan en güzel kıvamda yaratılmış varlıktır. İnsan yeryüzündeki bütün varlıkların; dağların, denizlerin, bitkilerin, madenlerin ve hayvanların kendisi için yaratıldığı muhteşem bir varlıktır. Ve insan yeryüzünde Allah Zülcelal’e ibadetle yükümlü kılınmış varlıktır. O tüm iradeli sözleri, davranışları, işleri ve ilişkilerinden yargılanacak ve Cennetle armağanlandırılıp Cehennemle tecziye edilecektir.

İlk Görev Olan İlmin Tarifi

Sevgili kardeşlerim, insanın yaratılış amacı çizgisinde yaşayabilmesi, kendisi için yaratılan varlıklardan yararlanıp yararlandırabilmesi ve de ebedî hayatını Cennetle taçlandırabilmesi için yapması gereken ilk görevi ilimdir. Bir diğer anlatımla Yaratılan âyetlerle İndirilenâyetler olan Kur’an âyetlerini birlikte okuması, birlikte incelemesi ve uygulamasıdır. Hatırlamışken arz edeyim, ilimde soyut bilme yetmez. İslâm’ın bilgi tanımında uygulama da vardır.

Pekiştirelim… İlim bizim tanımımıza göre, yaratılan âyetlerle indirilen âyetler olan Kur’ân âyetlerinin birlikte okunması, incelenmesi ve sonuçlarıyla amel edilmesidir.

İlim Allah’ın Emridir

Bu anlamda ilim Allah’ın emridir. Allah’ın Resûlleri olan Peygamberlerin ve Peygamberimizin buyruğudur. İlim Yüceliktir. İlim Zenginliktir. İlim Erdemdir. İlim Müslüman İçin İbadettir.

İnsanlar merak sebebi ile ilmî çalışmalar yaparlar. Yaratılan varlıklardan yararlanmak için ilmî çalışmalar yaparlar. Ama Müslümanlar bu iki amacın dışında bir amaçla daha ilim yaparlar. O da Yaratan’ımızın emri ve aziz Peygamberimizin buyruğu olduğu için ilim yapmaktır. Biz namaz kılmayı ve zekât vermeyi ibadet gördüğümüz gibi ilmî çalışmaları da ibadet biliriz. Bilmek konumundayız.

İlmin Gücü

İlim öyle bir güçtür ki zulme de sebep olabilmektedir. Savaşa, işgallere insanların insanları sömürmesine de sebep olabilmektedir. Bugün bilimsel çalışmalar sonucu geliştirilen teknolojilerle nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlar yapılıyor… Gıdaların genleri ile oynanıyor. Tüm doğal varlıklar kirletiliyor, bütün bunlar ilmin sonuçları olarak karşımıza çıkıyor. İslâm’ın bilgi tanımında oluğu gibi “Yaratılan âyetlerle İndirilen âyetler olan Kur’ân âyetleri birlikte okunup incelenemez ve sonuçlar uygulamaya sokulamazsa insanlık bugün içinde bulunduğu tehlikeleri yaşamaya devam eder ve 20. Asır ilmi/bilimi mutluluk sebebi olmaktan çok felaket sebebi olmakta berdevam olur.

Tarifimizde üç kavrama yer verdik.

1- Âyet

2- Yaratılan âyetler

3- İndirilen âyetler/Kur’an âyetleri

Âyetin Anlamı

 Âyet, sözlük anlamı ile nişan, delil, belge, mucizedir. Bizim için delil, ve belge anlamı öncelik taşır.

Yaratılan Âyetler

Sevgili kardeşlerim zerreciklerden galaksilere ve tek hücrelilerden fillere ve balinalara kadar her bir varlık ama her bir varlık bir âyettir. Kum tanecikleri ayettir. İnsan ayettir. Güneş, ây, yıldızlar âyettir, karıncalar, tek hücreliler âyettir. Bizim canlı ve cansız olarak nitelendirdiğimiz her bir varlık türü bir âyettir. Neden âyettir, çünkü her bir varlık yüce Rabbimizin yaratıcılığına, kudretine, merhametine, kuşatıcılığına delildir, belgedir.

İnsan sebep netice çizgisinde düşünür. Her bir varlığın yaratıcısı olduğunu kavrar. İnsan ürünü olan nesnelere baktığımız zaman en basit gibi görülen örneğin bir çatalın bıçağın bile bir yapıcısı olmadığını kim ileri sürebilir mi?

Düşünüldüğünde her bir varlığın Rabbimizin yarattığı bir sanat harikası olduğunu görebiliriz. Tek hücreli canlıları çıplak gözle göremiyoruz ama bir noktacık şeklinde görebildiğimiz canlılar var. Uzun müddet raflarda olan kitaplarımızı elimize aldığımızda küçücük mü küçücük nokta örneği canlılarla karşılarız. Onları bir nokta gibi görürsünüz ama bakarsınız hareket halindeler. O kadar küçücük varlığa nasıl can verilmiş, nasıl korku ve güven sindirilmiş, pek çok ayakla nasıl donatılmış. Bir sanat harikası... Ana rahminde döllenen ilk hücreyi düşünebiliyor musunuz? Cenin çocuk olarak doğuncaya kadar ana rahminde yaklaşık 3 milyar kez büyüyor. İnsan Allah’ın verdiği akıl ile Allah’ın yarattığı varlıklar karşısında nasıl büyülenmez, nasıl Süphanallahdemez. Nasıl Allah-u Ekberdemez, mümkün mü? Evet yaratılan her varlık bir âyettir.

İndirilen Âyetler

İndirilen âyetler Kur’an âyetleridir. Kur’an’ın her bir cümlesine, anlam içeren her bir parçasına âyet deriz. Kur’an 114 Sûre’den oluşur ve her bir sûre âyetlerden meydana gelir. Mesela Kulhüvallahü Ehadbir ayettir. Allahussamed yani ‘bütün varlıklar Allah’a muhtaçtır’ anlamını taşıyan cümle âyettir. Ama bu kısacık cümlenin 50 katı büyüklüğünde âyetler de var.

YARATILAN ÂYETLERE MİSALLER

Böylece yaratılan âyetlerle Kur’an âyetlerini tanımladık. Şimdi yaratılan âyetleri örneklendirelim. Anlaşıldığı üzere âyet ifadesi benim değil. Kur’ân’ın ifadesidir. Şimdi size bu konuşmayı dinledikten sonra araştırma yapabilmeniz için 3 sûreden alıntılar yapacağım ama fazlaca açıklamalara yönelmeden.

Casiye Suresi 3-5:

“Göklerde ve yerde inanacaklar için nice nice âyetler var.(Göklerde güneş var, ay var, yıldızla var. Yerde de dağlar, denizler, bitkiler, ovalar, yeryüzündeki on milyon türü aşkın canlı türü var. Bunların her biri bir âyet…) Sizin yaratılmanızda, nice nice canlının yeryüzüne yayılmasında inanacaklar için âyetler/deliller, belgeler var. (Hepsi bir sanat harikasıdır.) Gece ile gündüzün ard arda gelişinde, Allah’ın gökten yağmurlar indirerek ölü olan toprağı diriltmesi ve rüzgârların esmesinde, akıllarını kullananlar için âyetler var.”

Gece oluyor, gündüz oluyor, yağmurlar yağıyor. Ana rahminde çocuk oluşuyor, heri bir mucize üstü mucize. Arılar, karıncalar, sanat harikası. Bizim ürktüğümüz zehirli böcekler de öyle. He r biri bir âyet.

Rum Suresi 20-21:

Allah’ın sizi topraktan yaratması, sonra da sizin yeryüzünde insanlar olarak hayata başlamanızda Allah’ın varlığına, birliğine, kudretine delalet eden âyetler var. Kadın ve erkekler olarak sizin için kendi cinsinizde eşler yaratması, aranızda rahmet ve cazibeler halk etmesinde Allah’ın verdiği aklı kullanarak düşünenler için âyetler var.”

Kendi cinsimizden eşlerimiz olmasaydı, onlarla aramızda bir sevgi ve cazibe halk edilmemiş olsaydı hayat devam edebilir miydi?

Rum Suresi 22-23:

Göklerin ve yerin yaratılması, dillerimizin ve renklerinizin farklı olması da bilenler için Allah’ın varlığına delalet eden âyetlerdendir. Ve yine onun âyetlerindendir gece ve gündüz uyuyabilmemiz ve sonra da kalkıp Rabbimizin yarattıklarından rızıklar edinebilmeniz. Bütün bu oluşumlarda kulak verebilenler meniz için âyetler var.”

Kim keşfetmiş uykuyu? Uyku mucize üstü yani âyet değil mi? Uyuyorsunuz hayat duruyor, uyanınca yeniden başlıyor. Ölümden sonra diriliş gibi. Peygamberimiz her uykudan uyanışta; “Ölümden sonra beni yeniden yaratan Allah’a hamd olsun. Dönüş onadır. Yeniden yaratılış onunladır.” diyerek hamd ederlerdi

Yusuf Sûresi 108,9:

Göklerde ve yerde nice nice âyetler var, insanlar onların yanı başından yüz çevirerek geçiyorlar. İşte bu varlıkların yanından geçip de haberdar olamayanların çoğunluğu Allah’a ortak koşamadan inanmazlar.”

Kediler, köpekler, insanlar, çocuklar, böcekler, her sabah kalkıp gördüğümüz güneş, her biri bir âyet.

Bütün bu varlıklar nasıl oluştu? Yaratıcısı kim? Kim için yaratıldı? Bu soruları sorup cevaplandıramayanlar Allah’ın yanı sıra ilahlar ediniyorlar. Değişik otorite kaynakları ediniyorlar. Her bir varlık yaratıcısını tanıma ile kodlanmıştır. Yaratıcıyı tanımayan yoktur. Özgürlük verilen insanın dışında.

 Yaratılan âyetleri örneklendirdik. Kur’ân’da bu âyetleri incelememiz için uyarılıyoruz. Şimdi bu uyarıları misallendirelim:

a. “İnsanoğlu neden yaratıldığını bir incelesin bakalım.” (Tarık 5)

 Ne bu kibir? Sen ana rahminde döllenmiş bir varlıksın. Bütün özelliklerin ve güzelliklerin yaratanın sana verdiği, ihsan ettikleridir. Embriyolojininkaynağı da bu ve benzeri ayetlerdir. Kur’an’da insanın yaradılış merhaleleri pek çok ayette açıklanıyor.

b.“İnsanoğlu ne yediğine baksın.” (Abese 24 )

Zengin fakir her kişinin sofrasında ekmek vardır. Bir dilim de olsa domates var, üç beş tane de olsa zeytin var. Hiç düşündük mü? O bir parça ekmeğin, bir dilim domatesin, o zeytin tanelerinin sofraya gelebilmesi için güneş görev yapıyor, toprak, yağmurlar, insanlar görev yapıyor ve böylece soframıza geliyor. Her taraf mucize, her taraf âyet.

c. “Onlar deveye bakmıyorlar mı?” (Ğaşiye 17)

Deve ayrıcalıklı bir varlıktır. Çöl şartlarına dayanıklı, günlerce susuz durabilir. Müthiş bir varlıktır. Bizler örnekleri “deveye, horoza, tavuğa,yılana, file bakmazlar mı?” şeklinde çoğaltabiliriz.

Dün sabah, sabah kahvaltısında bir de yumurta yiyeyim dedim. İnanın zevkten kendimden geçtim. Bu ne kudret, bu ne rahmet! Tavuğun yedikleri belli de bu harika bir gıda olan yumurta nasıl oluşuyor? Bunu hangi fabrikada üretebilirsiniz?

Şimdi gel de besmele çekmeksizin yemeğe otur ve Allah’a hamd etmeksizin kalk.

d. “Göğe bakmazlar mı? Nasıl yükseltildi?” (Ğaşiye 18)

Hep bakıyoruz ama bir de nazar-ı ibret ile bakalım.

Dağlar nasıl kazık gibi çakıldı?”(Ğaşiye 19)

O dağların yüzeyin altındaki büyüklüğü üstündeki görüntüsünden daha büyük ve ihtişamlı?

Bir dostumuz var, uçağa binmekten korkan. Ona şöyle dedim: Yahu uçağa binmekten korkuyorsun ama zaten uçaktasın. Yerküresi de bir uçak değil mi? Saatte 1670 km hızla kendi ekseni etrafında dönen bir yerküre uçağındayız. Ama farkında değiliz. Neden, çünkü o dağlar sayesinde. Sarsılmayalım diye Allah dağları bir kazık gibi yerleştirdi.

Bizden istenen ne? Bizden istenen, bu yaratılmış âyetleri incelemektir. Şimdi biz bu yaratılmış âyetleri bilim dalları / disiplinleri ile inceliyoruz. Hele hele teknik bilimlerle yaptığımız çalışmalar/sentezler ile sağlanan büyük başarılar var. İyi ama yeter mi? Yetmez. Niçin yetmiyor?

Bilim Yetmiyor

Matematik, Fizik, Kimya Astronomi ve sair ilim dalları ile mesela uçaklar yapılıyor. Uçaklar eşya taşır, insan taşır ama adalettaşır mı? Peki ürettiğimiz altın uçlu kalemlerin kendiliğinden hakikati yazmaözelliği var mı? İyi de giderek gelişen teknolojiler hukukive sosyaladaletüretiyor mu? Laboratuvarlarda yapılan çalışmalarla faziletler/erdemler, insanlık değerleriinşa edilebiliyor mu?

Yaratılan âyetler üzerindeki çalışmalarımızla değinilenleri üretemeyişimiz bir tarafa geliştirilen teknolojilerle zulümleryapılıyor, işgalleryapılıyor, sömürüleryapılıyor, hayatı çökerticiüretimler yapılıyor.

Batı Medeniyeti Nice Belâlar Getirdi

Batı Medeniyeti insanlığın başına nice belalar getirdi. İnsanlığı binlerce defa mahvedebilecek nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlar üretildi ve depolanıyor. İlaç sanayii sömürü üzerine kurulmuş. Gıda sanayii de öyle. İnsanlar çıkardan başka bir şey gözetmiyor. Denizler, nehirler, bitki örtülerimiz ve havamız kirletiliyor. Bu nasıl bir medeniyet!

Allah’a iman yoksa, Allah’ın tanımladığı biçimde insan tarif edilemiyorsa, ölüm ötesi hayatın varlığına ceza ve mükâfatına inanılmıyorsa olacağı budur.

İnsanlık bugün yaratılan âyetleri okuyor. Sentezlerle yığınla üretim vücuda getiriyor. Yetiyor mu? Yetmiyor. Neye ihtiyaç var? İhtiyaç Allah’ın yarattığı bu Yaratılanâyetleri Allah’ın insanlığa gönderdiği İndirilenyani Kur’an âyetleri ile birliktelik içinde okumak, incelemektir.

İNDİRİLEN ÂYETLER /KUR’ÂN ÂYETLERİ

Kur’an ayetleri Allah’ı tanıtır, evreni ve içindekileri tanıtır, melekler ve cinlerle birlikte insanı tanıtır. Göklerin ve yerin düzeninin bozularak Kıyamet olgusunun vücuda geleceğini bildirir. İnsanların yeniden yaratılacağını, sorgulanacağını, Cennet ile mükâfatlandırılıp Cehennem ile cezalandırılacağını açıklar. Bütün Kur’an bu özetlediğimiz konuları içeren ayetleri ihtiva etmektedir. Kur’an sözü edilen tanıtımları yanı sıra insanın insanı sömüremeyeceği adil ve erdemli bir hayat düzeni sunar.

Kur’anî açıklamaları, bildirileri, emirleri ve yasakları örneklendirelim:

Ey insanlar biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve sizi halklara ve kabilelere ayırdık. Sizin en değerliniz yaratana iman taşıyan hayatını adalet ve erdemler çizgisinde yaşayan insanlardır….” (Hucurat 13)

“ (Ey insanlar) namazkılınAllah’ın size verdiği rızıklardan, ihtiyaç sahipleri için zekât verin…” (Bakara 110)

 “Ey insanlar, Allah’ı emirleri ve yasaklarına aykırılıktan korunun ve doğru sözlü olun.” (Ahzab 70)

 “Ey müminler, Allah için şahitlik edin, adaleti ayağa kaldırın. Bir kavme olan kininiz bile sizi asla adaletsizliğe sevk etmesin. Adil olun, Allah’ın rızasına ancak adaletle ulaşırsınız…” (Mâide 8)

Sakın ha Allah’ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın…” (İsra 33)

“ Sakın ha evlilik dışı ilişki olan zinaya yaklaşmayın…” (İsra 34)

“…Allah size ticareti helal kıldı, faizi haram kıldı… “ (Bakara 275)

Bu ülkenin ekonomistleri nerede? Ülkemizin faiz düzeni ile kanı emiliyor. Giderek iç ve dış borçlar artıyor. Sabit gelirlerin aleyhine adaletsiz bir düzen oluşuyor ve gelişiyor.

“…Yalan sözden kaçının.” (Hac 30)

Ey insanlar yeryüzünde dolaşmıyor, sizden öncekilerin akıbetlerini hiç tefekkür etmiyor musunuz? Onlar daha güçlü ve kuvvetliydiler. Sizden daha fazla yeryüzünü imar ettiler. Allah olanlara zulüm etmedi. Onlar kendi nefislerine zulmeder oldular.” (Rûm 9)

 Ne medeniyetler geldi ve geçti aziz kardeşlerim. Mısırda bir müzeyi gezmiştim, üç-dört bin sene öncesinin kimya teknolojisiyle mumyalanan insanların kalıntıları günümüze kadar intikal edebilmiş.

İnsanoğlu arkeolojik çalışmalar yapıyor, ama asıl sorulması gereken sorulmuyor. Kaybolan medeniyetler niçin yok oldu. Ne oldu da bunlar tarih sahnesinden silindi. Cevabı açık; Allah zalimleşen kâfirleri cezalandırdı.

Yeryüzü sahipsiz değil. Bakınız giderek daha bir zalimleşen Amerika’ya… Hortum veya kasırga saatte şu kadar km hızla Amerika kıtasına doğru geliyor. Bu bilindiği halde önlem alınamıyor. Yapabilecekleri hiçbir şey yok. İnsanlar aciz. Bölgelerin altı üstüne geliyor.

Şimdi Muhammed çağında yaşadığımız için tarihî dönemlerde olduğu gibi toplu helakler yok ama o helakleri andıran örnekler var. Hak ettiğimiz için doğal afetler uğruyoruz. Ceza sadece depremlerle de değil.

İnsanlık yaptığı zulümlerin karşılığını bu dünyada da görüyor, ahirette de görecek. Ana babaya isyan ve zulüm… Bu ikisinin cezası hem dünyada verilir, hem ahirette görülür.

Örnekleri sunulan ayetlerden sonra Kur’an bizi şöylece uyarıyor

“İndirdiğimiz bu bereketli kitabı ayetleri üzerinde düşünesiniz, akıl sahipleri ibret alsınlar/ öğüt alsınlar diye size gönderdik.” (Sâd 29)

 “Sakın ha Allah’ın âyetlerini yalanlayanlardan olmayın. Kaybedenlerden olursunuz. “ (Yunus 95)

“Allah’ı ve âyetlerini / yasalarını tanımayanlar ve yalanlayanlar yakıcı bir ateş azabının içinde ebediyen kavrulacaklar.” (Mâide 10)

Görevimiz nedir? Mümin olmak. Allah’ın ayetlerine iman etmek, ibret almak, öğütlenmek. Allah’ın âyetleri okundukça imanımızın pekişmesi, bizleri yaratan Rabbimize güvenimizin artması, İslami çizgimizin oluşması ve ebedi hayatımızın mutluluğunu kazanarak bu âlemden göçmek…

Ahiret hayatında müthiş pişmanlıklar duyulacak ve denilecek ki, “…Ne olaydı dünyaya geri gönderilseydik ve Rabbimizin âyetlerini yalanmasaydık da mümilerden olaydık..”(En’am 27)Fakat fayda yok.

İlk Ayetler Yaratılan ve İndirilen Ayetlerin Birlikte Okunması İle ilgilidir

İlk Âyetler

OKU yaratan Rabbin adına, insanı bir yumurta hücresinden yaratan

 Oku, çünkü Rabbin Sonsuz Kerem Sahibidir, [insana] kalemi kullanmayı öğretendir, insana bilmediğini belleten!

 Gerçek şu ki insan fütursuzca azar, ne zaman kendini yeterli görse, oysa, herkes eninde sonunda Rabbine dönecektir.” (Alak 1-8)

Kur’an-ı Kerîm’in altı bin 200 küsur ayetinden ilk inenler Alâk sûresinin bu ilk ayetleridir. Bu âyetler indirilen âyetlerdir ama bizi yaratılan âyetleri okumaya yönlendiriyor. Çünkü bu âyetler Aziz Peygamberimize indirildiğinde okunacak hiçbir Kur’an âyeti yoktu. “Rabbinin adı ile oku.”buyrulurken Rabbin yaratıcılığına ve dolayısıyla yaratılanlara dikkat çekiliyor.

İnsan indirilen ve yaratılan âyetleri birlikte okumadığı ve daha da önemlisi bu ihtiyacı duymadığında azar, azgınlaşır. Nitekim öyle de oluyor.

Sevgili kardeşlerim, özetin özetini verirsek şöyle deriz: biz müminlerin vazifesi beşikten mezara kadar, yaratılan âyetlerle Kur’ân âyetlerini birlikte okumak, gücümüz ölçüsünde incelemek ve öğrendiklerimizden yararlanmak ve yararlandırmak olmalıdır. O zaman Rabbimizin rızasını kazanırız. O zaman maddî yönden gelişir ve adil bir güç oluruz. O zaman İslâm’i çizgide yaşamımızı sürdürüp ebedi hayatımızı Cennet’le taçlandırmış oluruz.

Hepinize hayırlar, huzurlar, bereketler diliyorum aziz kardeşlerim…



http://www.mirathaber.com/yaratilan-varlik-ayetleriyle-kuran-ayetlerini-birlikte-okuma-35-2562h.html


Back To Top