12 Aralık 2017 Salı
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Yaşlılara dönük sosyal politikalarımız var mıdır?

Kırıkkale'de Dünya Yaşlılar Günü sebebiyle yaşlı vatandaşlara ziyaretler yapıldı.
Yaşlılara dönük sosyal politikalarımız var mıdır?
Dünya üzerinde çeşitli etkinliklerle kutlanan 1 Ekim Yaşlılar Günü dolayısıyla Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) personelleri ve İl Müdür Yardımcısı Yakup Yeşilırmak, Kırıkkale’de yaşayan yaşlıları evlerinde ziyaret etti. Ziyaretler sırasında Yeşilırmak ve ASDEP personelleri yaşlıların sıkıntılarını dinleyerek, taleplerini not ettiler. Yaşlıların ülke için değerinden ve öneminden bahseden Kırıkkale Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü İl Müdür Yardımcısı Yakup Yeşilırmak, kamu kurumlarının tüm imkanlarıyla yaşlıların yanında olmak için gayret gösterdiklerini dile getirdi.
Yaşlılara Dönük Sosyal Politikalarımız Var Mıdır?

Yaşlılar, modern çağımızda genelde 65 yaş ve üstünde olan veya fizyolojik-bedenî-zihnî açıdan belirli derecede fonksiyonel kayba uğramış insanlardır. Biyo-sosyal boyutuyla yaşlılık, çalışan insanın çalışma gücünü büyük ölçüde azaltan veya tamamen ortadan kaldıran ve dolayısıyla çalışmaya bağlı olarak elde ettiği gelirden mahrum eden bir sosyal güvenlik tehlikesidir aynı zamanda. Onun için yaşlıların, ahir ömürlerinde her türlü sosyal riske karşı korunmaları, hem aile fertlerinin, hem de bu yeterli olmadığında sosyal devletin bir görevidir. Peki, T.C. devletinin “1 Ekim Yaşlılar Günü”ne yönelik etkinliklerinin dışında yaşlı dostu sosyal politikaları nelerdir diye bir yetkiliye sorsak acaba ne cevap alırdık? Herhalde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, bu konuda daha çok kafa yorması gerekecektir. Biz, kendilerine yardımcı olmak ümidiyle bu bağlamda bazı temel ilkeler doğrultusunda yaşlı dostu sosyal politika konseptimizi sunalım.

Yaşlı Dostu Sosyal Politikaların Temel Unsurları

Yaşlılar, sosyal yapımız içinde kültürel mirasımızın koruyucusu olarak bir zenginliktir ve sosyal sermaye için vazgeçilmez bir unsurdur. Bundan dolayı da sağlıklı yaşlanmanın yanında aktif ve kaliteli bir hayat modeli Türk yaşlıların da temel hakkı olmalıdır. Yaşlılar, insan kaynakları açısından önemli bir potansiyeldir. Bundan ötürü sosyal politikanın bir parçası olan sosyal hizmetler, yaşlı insanlara ihtiyaç duydukları kaynaklara ulaşmalarında ve problemlerini mümkün mertebe kendi gayretleriyle çözme hususunda etkin bir biçimde destekçi olmalıdır.

Yaşlı hizmetlerinde hedef, insan onuruna yakışır sağlıklı ve kaliteli yaşam ile fonksiyonel bağımsızlık düzeyi artmış bir yaşlılık döneminin sağlanmasıdır. Bundan dolayı yaşlılar politikası, yaşlıların olabildiğince bağımsız bir hayat sürmelerine destekçi olmalıdır. Bunun için bütün bakıma muhtaç yaşlı, engelli ve hastalar, benimsedikleri sosyal çevrede ve aile ortamında yaşama hakkına sahip olmalıdır.

Sosyal güvencesi olmayan özellikle yalnız ve kimsesiz yaşlıların hayat standartları yükseltilmelidir. Aile içinde yaşayan yaşlıların ekonomik özgürlükleri sağlanmalıdır. Sosyal devletin yanında yerel yönetimler, bakıcı aile fertlerine bakım yükünü, haricî profesyonel bakım hizmetleri ile hafifletici tedbirlerin ötesinde sosyo-ekonomik destek sağlamalıdır.

Yaşlılar, gerek konut içinde, gerekse konut dışında fizikî yönüyle güvenli bir ortamda yaşayabilmelidir. Uygun fizikî çevrenin oluşturulmasında yerel yönetimler ve özellikle belediyeler kendileri sorumlu hissetmelidir.

Yaşlılar, yaşlarından dolayı hiçbir surette, hiçbir şekilde ve hiçbir alanda ayrımcılığa tâbi tutulmalı ve uğramamaları için güvence altında olmalıdır. Gelişmiş ülkelerde yaşlıların büyük bir kısmı kentsel bölgelerde, gelişmekte olan ülkelerde ise kırsal alanlarda yaşamaktadır. Bu durum, Türkiye açısından da kısa ve orta vade için geçerli olacaktır. Dolayısıyla millî yaşlılar politikası, kentsel özelliklerin ötesinde kırsal faktörleri de dikkate almalıdır. Örn. Türkiye çapında âdil ve etkin sosyal bakım hizmetlerinin sağlanabilmesi için, kırsal alanda evde bakım hizmetlerine dönük modellerin geliştirilmesi gerekmektedir.

Önerilerim

a)               Yaşlılarla İlgili Araştırmalar Teşvik Edilmelidir: Türkiye’de kırsal alanda, kasabalarda ve kentlerde yaşayan yaşlıların sosyal ve ekonomik sorunlarına dönük araştırmalar çok az sayıdadır. Bunun sonucu olarak da Türkiye’de yaşlı nüfusun yapısı, yaşlıların beklentileri ve bölgesel farklılıkları da dikkate alan hizmet ihtiyaçlarına dönük öncelik tam olarak bilinmemektedir. Bundan dolayı yaşlılara dönük sosyal araştırmalar, merkezî ve yerel yönetimler tarafından desteklenmelidir.

b)               Millî ve Yerel Yaşlılar Politikaları Bir Bütünlük İçinde Belirlenmelidir: Yaşlılarla ilgili araştırmalardan elde edilen veriler doğrultusunda yaşlılara uygun kısa ve orta vadeli sosyal politikalar geliştirilmesi gerekmektedir. Yaşlılar politikaları, hem sosyal devletin, hem de yerel yönetimlerin görev ve uygulama kapsamlarını belirleyecek bir yapıda ortaya çıkması elzemdir.

c)                Bakıma Muhtaç Yaşlılar Özel Olarak Himaye Edilmelidir: Engelliler Kanunuyla yürürlüğe giren bakım hizmet programlarının kapsamı genişletilmelidir. Sosyal güvencesi bulunmayan yani yoksul bakıma muhtaç yaşlıların bağımlı olmadan yaşama kapasitelerinin arttırılmasını amaçlayan evde tıbbî ve sosyal bakım programlarından diğer bakıma muhtaç yaşlılar da yararlanabilmelidir. Bakıma muhtaçlık riski, sosyal güvenlik sistemi içinde bir sosyal risk türü olarak kabul edilmeli ve primli sistem içinde BAKIM SİGORTASI ihdas edilmelidir.

d)               Geriatrik Hizmetler Kurumlaştırılmalıdır: Yaşlılara dönük spesifik tıbbî tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin oluşturulması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına yönelik olarak yörede bulunan Üniversite ya da Devlet Hastanelerine bağlı Geriatri Birimlerinin açılması teşvik edilmelidir.

e)                Ulaşılabilir Yapısal Çevre Oluşturulmalıdır: Alternatif konut tasarımları çerçevesinde yörede engelsiz iletişim ve ulaşım ağı içeren (alarm sistemi, telefon, internet bağı vb) sosyal korumalı (bina personelinin bulunduğu ve soysal bakım hizmetlerinin düzenli olarak ifa edildiği) konutlar inşa edilmelidir.

f)                 Nesiller Arası Dayanışma Ön Plânda Tutulmalıdır: Çocuklara ve gençlere dönük oyun ve park alanları ile yaşlıların serbest zamanlarını değerlendirebilecekleri sosyo-kültürel merkezler, birbirine yakın, koordineli ve entegreli olmalıdır. Yaşlı danışma veya toplum merkezlerinde yaşlılar ve yaşlı olmayanlar için ortak sosyo-kültürel programlar düzenlenmelidir. Örn. Evli ve tecrübeli yaşlılar, aile eğitim programlarında genç çiftlere akıl hocalığı yapabilirler.

Velhasıl

İnsaniyet fıtratına hitap eden dinimiz, bir taraftan desteğe muhtaç konuma gelen yaşlılara hürmet, merhamet ve hizmeti emretmekte, diğer taraftan da bir sosyal ibadet olan bu görevimizi inanarak ifa ettiğimizde ilahî lütfun tezahürü olarak kendimizi değişik toplumsal risklere karşı koruma altına alınacağımızı ve dolayısıyla bunun hayrını ve bereketini göreceğimizi vaat etmektedir. Nitekim Peygamberimiz (sav) bir hadis-i şerifinde buna açıkça işaret etmektedir:

“Beli bükülmüş yaşlılar, süt emen bebekler, otlayan hayvanlar olmasaydı belâlar sel gibi üstünüze dökülecekti.” (el-Beyhakî; es-Sünenü’l-Kübrâ; 3: 345).

Bu hadisi-i şerife göre korunmaya muhtaç yaşlıların yanında aynı kategoride değerlendirilen bebekler/çocuklar ve otlayan hayvanlar da, sosyal sermayemiz olmanın ötesinde aynı zamanda dünya ve ahiret saadetimizi temin eden manevî kaynaklarımızdır. O halde başta yaşlılar olmak üzere korunmaya muhtaç canlılara yönelik daha kapsamlı sosyal politikalar geliştirmek ve uygulamak da Allah’ın bizden beklediği bir görevdir.

Ali Fuat AKÇAPINAR
http://www.mirathaber.com/yaslilara-donuk-sosyal-politikalarimiz-var-midir-7-1980h.html