16 Ağustos 2018 Perşembe
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Yemek kartları sorununa bakanlık el attı

Komisyon ücretleri ve uzun ödeme süreleri sebebiyle restoranların ‘boykota’ hazırlandığı yemek kartları için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı da harekete geçti. İşletmeciler ve yemek kartı şirketlerini dinleyen Bakanlığın, önümüzdeki dönemde konuyla ilgili çalışma yapması bekleniyor.
Yemek kartları sorununa bakanlık el attı
Türkiye’de 3.5 milyona yakın çalışanın kullandığı yemek kartları(eski adıyla ticket) için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı devreye girdi. Yüksek komisyon ücretleri ve uzun ödeme süreleri sebebiyle karşı karşıya gelen restoran işletmecileri ve yemek kartı şirketlerini dinleyen Bakanlığın, konuyla ilgili olarak önümüzdeki dönemde bir çalışma yapması bekleniyor. Türkiye’de yemek kartı şirketlerinin restoranlardan yüzde 9-10 civarında komisyon aldığını belirten TÜRES Başkanı Ramazan Bingöl, şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’de 10 tane yemek kartı markası var. Ancak pazarın yüzde 90’ı 4 markanın elinde. Bu markalar merkezlerinin bulunduğu Avrupa ülkelerinde yüzde 3 komisyonlarla çalışıyor. Ancak Türkiye’de bu oran 10’u buluyor. 20 liralık hesabın yüzde 10’u bu şirketlere gidiyor. 3.5 milyona yakın kullanıcı bulunuyor. Restoranlar bu kadar zor günlerden geçerken, bu komisyon ücretleri işletmecileri zora sokuyor.”


BAKİYE YETERSİZ!

Küresel ekonomik sistemin reçetelerini uygulayanların karşılaştıkları durum her ülke için aynıdır. İspanya ve Yunanistan örneklerinde olduğu gibi gelecek borçlandırılır. Borçlandırılan gelecek ise belirsizlikleri artırır. Bugün çalışanların öğle yemekleri bile tartışma konusu oluyorsa bu belirsizliğin derinleştiğinin bir göstergesidir.

Ülkemizde 2017 yılı, ekonomik sıkıntıları gidermek üzere bazı önlemlerin alınacağı ama sorunları önlemede yetersiz kalınacağı bir yıl olacak çünkü bakiye yetersiz! Bakiyeyi tüketen şey ise, hazinenin dış borcu 14 yılda 3 kattan fazla, toplam kamu borçlarındaki artış, hazine borçlarındaki hızlı artış sebebiyle yaklaşık 3 kat olmasıdır. Sadece hazine değil, belediyelerin bankalara borçları 10 kat, bankalar haricinde kalan özel kesim kuruluşlarının banka kredi borçları yaklaşık 20 kat artmış olması, ekstra bakiyelerin bile harcandığını gösteriyor. Sonuçta devleti örnek alan hane halkı da, 2002 yılında neredeyse borçsuz durumdayken 2016’da 440 milyar TL borçlu duruma gelmiştir.

Sonuç olarak borç yiğidin kamçısıdır diyenler belirsizliğin altında yeni çıkış yolları arıyor. Öğle yemeklerinden tutun da sıcak para girişi için vatandaşlık hakkı vermeye kadar birçok taktik peşinde koşuyor. Bu tarz arayışlar, bu ülkeye sadece vakit kaybettirir. Bu yüzden Türkiye’de “istikrar sürsün” demek yerine “istikrar sürünsün” demek gerekiyor. Çünkü öğle yemeğine bile göz diken bir istikrar, millete huzur vermez. Sırtı pek, karnı tok bir milletin bu durumu iyi düşünmesi ve bu yetersizliğe çare olacak anlayışlara kulak kabartması gerekiyor.

Yahya KATİPOĞLU
http://www.mirathaber.com/yemek-kartlari-sorununa-bakanlik-el-atti-3-387h.html


Back To Top