21 Ekim 2017 Cumartesi
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube

YORUM

  • Nikâh laik kurum olan müftülükte kıyılmakla dinî olur mu? Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın, evlendirme memurluğu yetkisi ve görevi verilebilecek kurumlar arasına il ve ilçe müftülüklerinin de eklendiği 6. maddesi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

    » YORUM Devamı →
  • İslam’da Demokrasi yok diyenler, bize ne vadediyor? Müslüman ülkelerin modernleşme serüveninde birkaç karakteristik özellik damgasını vurmuştur. Birincisi, Müslüman dünyanın Batı modernitesi ile ilişkisi olabildiğince pragmatiktir. Bir başka deyişle, anlık ihtiyaçları gidermek üzere Batı’ya bakarak oradan iktibaslar yapmak biçimindedir. Aslına bakılacak olursa, bunun bugün de hala devam ettiğini belirtmemiz gerekir.

    » YORUM Devamı →
  • Adam harcama mekanizmaları Dilimizde Ceffel kalem diye eski bir tabir vardır. Düşünüp taşınmadan, bir çırpıda karar vermek anlamına gelir. Bu ifadeyi konuşma dilimizde çok sık kullanmasak da uygulamada farkında olarak yahut olmadan çok sık kullandığımızı söyleyebiliriz.

    » YORUM Devamı →
  • Sosyal ilimlerin kavranamayışı ve çözümsüzlüklerimiz Türkiye'de yıllardır kabul edilmekte zorlanılan bir konu var. O da Sosyal ilimlerin etkinliğinin bir türlü sağlanamaması. Bu konunun iki boyutu var: Birincisi, mevcut sosyal bilimlerin toplumumuzda işe yaramayan bir nitelikte olması; ikincisi ise, sosyal ilimin boyutlarının tam olarak bilinemeyip, anlaşılamaması.

    » YORUM Devamı →
  • Tevhid ve nifak pazarındaki dost(luk) Dost, insanın kendisi gibi bildiği ve kendisine en yakın gördüğü cândır. Şahdamarından daha yakın bir dost da vardır ki, o da En Yüce Dost el’Velî’dir. O, kendisine inananları, yalnız bırakmaz, yardımcı olur, destek verir, sever ve dost edinir. Gerçek anlamda dost, yalnız Hâlık’tır ve O’nun elçisi ümmetin tâbi olduğu nebevî liderdir.

    » YORUM Devamı →
  • Devlette çürüme ve çözülmenin nedeni Bizzat Cumhurbaşkanının da katılımıyla gerçekleştirilen Akparti'nin Afyonkarahisar kampından basına yansıyan ilgimi çeken hususlardan birisi üst düzey bürokratlarının Milletvekillerinin telefonlarına çıkmadıklarıyla ilgili şikayetlerin yer aldığı haberler oldu.

    » YORUM Devamı →
  • Allah’a yöneliş eğilimi varlığımıza kodlanmıştır Bismillahirrahmanirrahim

    Şanı Yüce Allah bütün varlıkların ve bizim halikımızdır. O, varlığını kendi zatından alan Rabdir. O, bilendir, işitendir, görendir, maziyi, hali, istikbali kuşatandır. Ezelî ve ebedî olandır. İstediğini, dilediği an, arzu ettiği biçimde halk etmeye gücü yeten Rabdir. Özetlersek, Rabbimiz bütün yüceliklerle vasıflı tüm eksikliklerden de berî olan Rahmân ve Rahîm bir Rab’dir.

    » YORUM Devamı →
  • Alada gezip yeri görememek Başlığımızda neyi son yaptığımızı hemen öncelikle belirtelim; ciddi, büyük sorunları tartışıyormuş gibi görünerek küçük amelleri yapmamak. Yunus Emre’nin yüzyıllar önce belirttiği “ilim ilim bilmektir/ ilim kendi bilmektir/ sen kendini bilmezsen/ bu nice okumaktır” ifade ettiği problem bir bakıma. Ya da geçmiş üstatlarımızın nazari hikmet ve ameli hikmet diye ikiye ayırdıkları hikmetin sadece teoride tezahür edeceğini zannetmek. Çok muhtasar bir şekilde söylemek gerekirse, amellerin nazariyatı desteklememesi.

    » YORUM Devamı →
  • Suriye namus hattı Suriyeli sığınmacılar hakkında siyasi fırsatçılıkla ileri geri konuşmak onlara topluca iftira atmak daha büyük suçlara zemin hazırlayan vicdansız eylemlerdir.

    » YORUM Devamı →
  • Rasulullah hüküm koyamazmış, öyle mi? Rasûlullah’ı baypas ederek “sünnetsiz bir İslam” oluşturmak isteyenler, “Peygamber hüküm koyamaz, haram ve helal tayin edemez. O, hüküm verir. Verdiği hükümler de Kur’an’ın hükümleridir. Hüküm koymak ayrı, hüküm vermek ayrıdır. Sünneti bağımsız delil kabul etmek, Peygamberi Allah’a ortak koşmaktır. İslam şirket dini değildir. Allah kendisine ortaklar edinmemiştir” iddiasında bulunarak laf cambazlığı yaparlar. Eğer bu iş “Hocam, peygamberin hüküm koyma yetkisi var mı?” diye soran orta birinci sınıf öğrencisine kadar düşmüşse, birileri tarafından yeni haşhâşîler üretiliyor demektir. Bir televizyon kanalı kapan, ya tek başına veya “körler sağırlar, birbirini ağırlar” türünden aynı adamlar çıkıp, aynı nakaratı dile getirince, ona kulak verenler ve oluşturdukları “Kur’an halkaları”nda da bu tür oryantalist düşünceleri, adres belirtmeden, dinî alt yapıları olmayan boş zihinlere anlatınca onu dinleyen gençler de, sahibinin sesi olarak aynı ezberi tekrar etmektedir.

    » YORUM Devamı →
  • Bize ne Amerika’dan! Son günlerde gündemde mühim yer işgal eden Amerika ile aramızdaki vize krizi, rahmetli Erbakan Hoca’nın şu meydan okuyan cümlesini akıllara getiriyor: Bize ne Amerika’dan... Esasen bu meydan okuma son yüz elli senedir bir devlet politikası haline getirilmediği içindir ki, bugün bu coğrafya volkan gibi kaynamaktadır. Kaynamaktadır çünkü Batı hiçbir zaman unutmadı. Selahaddin’in Kudüs’ü almasını, Türklerin Anadoluya yerleşmesini, Kostantinapolis’in İstanbul olmasını, ecdadın Viyana kapılarına kadar uzanmasını asla hazmedemedi. Asrın akışına yön veren kara kanın (petrolün) ilim ve teknikte temayüz etmiş Batının değil de geri kalmış, sefil Doğunun hudutlarında kalmasını kabullenemedi (!)

    » YORUM Devamı →
  • Akıl nakilden önce midir? Akıl ve nakil arasındaki ilişki ve denge, aslında yüzyıllardan beri devam eden bir tartışmadır. Bu konuyu daha çok gündelik hayattaki bazı problemlere değinmek bağlamında tartışmak gerekmektedir.

    » YORUM Devamı →
  • Kelime-i şehâdet bir inkılab projesidir IV Sevgili Okuyucum! Elbette ki iman yetmiyor. Kur’ân-ı Kerîm’de ve bir çok hadiste açıklandığı üzere imanımızı doğrulayacak biçimde İslâm Dini’nin emirleri ve yasaklarına uymamız da gerekmektedir.

    » YORUM Devamı →
  • Kırmızı üniformalı komutan Dünyada hızla değişen güvenlik dönüşümü, askeri güçlerimizi sadece kara, deniz, hava olarak değil, gelişen diğer ortamlarda yeniden tanımlayacak kuvvet komutanlıklar düzeyinde yeniden ele almamızı gerektiriyor.

    » YORUM Devamı →
  • Olumsuz ve gereksiz haber ve bilgiler ile kaybolan duyarlılık ve ümitlerimiz Bilgi ve haber alma ve bunlar üzerinde düşünme, insanoğlunun vazgeçemeyeceği bir ihtiyaç. İnsanın medenileşmesi ve köklü inanç ve değerlere göre bilginin niteliği ve hayata getireceği düzenlemeler zaman içinde farklılaşabiliyor. Büyük medeniyetler, uzun yıllar kendi değerleri ile oluşturduğu insan ve toplum özelliğine uygun bilgi ve kültürleriyle hayatı ahlaki ve sosyal sistemler ile düzenlemeyi başardı. Fakat, bilginin niteliğinin değişmesi veya insanların bu bilgi-değer bütünlüğünü muhafaza edemeyişi ile kültür ve dünya görüşünde sapma ve çözülmeler başladı.

    » YORUM Devamı →
  • Osmanlı devleti Ortadoğu’ya niçin sahip çıkamadı? Bugünkü Ortadoğu’yu şekillendiren tarihi arka plan birkaç dönüşüm üzerine oturmaktadır. Bunlardan ilki İslamiyet’in bu topraklarda ortaya çıkmasıdır. Yayılmacı bir özelliğe sahip olan bu yeni din, Bizans ve Pers yönetimine son vererek bu coğrafyanın sınırlarını tekrar belirlemişti. Hicri birinci yılın sonuna gelindiğinde Müslümanlar Hicaz’dan başlayarak çok geniş bir alanı İslam toprakları haline getirmişti. Müslümanlardaki cihad düşüncesi İslam’ın hakimiyet alanının genişlemesinde onları motive edici en büyük etken olmuştur.

    » YORUM Devamı →
  • Baskının hertürlüsü haramdır Baskı Her Mahallede Var

    Bizi takip eden okuyucularımız “Namazsız Tesettürlüler mi, Tesettürsüz Namazlılar mı?” başlıklı yazımızı da okumuşlardır. Namazsız örtülülerin bir kısmının baba - ağabey - koca baskısıyla örtündükleri anlaşılıyor. Zira Rabbimizin buyruğu olduğu inancıyla bilgili ve bilinçli olarak örtünebilselerdi namazlarını da muhtemelen kılarlardı.

    » YORUM Devamı →
  • Dine mi moderniteye mi kulak verelim? Ömer Hayyam Demiş ki

    Zaman, 2015 yılının Aralık ayı. Haftanın güneşli ve ılık bir gününde “Bir Bilen Dost’umla yine mütevazı bir çay Bahçesine oturduk. İstanbul boğazının öbür yakasındaki gökdelenleri karşımıza alarak, onları da konu edinen mutad sohbetimizi yaptık.

    » YORUM Devamı →
  • Ümmetin parçalanmışlığı, kaderi midir? Rasûlüllah'ın (sav), bütünüyle namaz kıldığı bir gecede, fecirle birlikte selam verdiğinde ona; "Ya Rasûlallah! Bu gece o kadar namaz kıldınız ki, daha önce böyle namaz kıldığınız görülmedi" diye sorulunca şöyle buyurdu: "Evet, o ümit ve korku namazı idi. Rabbimden üç şey istedim, bana ikisini verdi birini vermedi. Rabbimden, bizi bizden önceki ümmetleri helak ettiği şey ile helak etmemesini istedim, bunu bana verdi. Rabbimden, dışımızdan bir düşmanı bize galip getirmemesini istedim, bunu da bana verdi. Bizi fırka fırka ayırmamasını (ümmetimin bir birine düşürülmemesini) istedim, bu isteğimi kabul etmedi." (Müslim, Fiten 5, Hadis no:2890; Tirmizi, Fiten 14, Hadis no:2175)

    » YORUM Devamı →
  • Tüm belediye başkanları istifa Akparti siyasette her zaman kendine has, Sayın Cumhurbaşkanının şahsına münhasır politikalarla seçmenin dikkatini çekerek ve ilgisini cezbederek bugünlere kadar gelmiştir.

    » YORUM Devamı →
  • Kim sorumlu? Haber programlarında vatandaşlarımızla röportajlar yapılıyor ve onlara dini sorular soruluyor. Sonuçta vatandaşlarımızın çoğu dökülüyor, sorulara cevap veremiyorlar. Mesela Lâ ilahe illallah'ın manası soruluyor, çoğu kimse ya hiç bilmiyor yahut yanlış cevap veriyor. Bir kısmı da ben Arapça bilmem, dinî bir konuda yanlış bir şey söylemekten korkarım diyor. Yine kıblemiz hangi şehirdedir diye soruluyor, Medine'de, Kudüs'te diyenler çıkıyor; Peygamberimizin kabri nerede diye soruluyor, Ka'be'de diye cevap veren bir hayli insan var.

    » YORUM Devamı →
  • Kelime-i şehâdet bir inkılab projesidir III Kelime-i Şehâdet bizi diğer insanlardan ayırır ve bize nasıl bir hayat yaşamamız gereğini öğretir. Moda tabirle ifade etmek gerekirse, hayatımızda bir devrim yapar ve yapmalıdır.

    » YORUM Devamı →
  • Kelime-i şehâdet bir inkılab projesidir II Kelime-i Şehâdetin ihtiva ettiği iki esastan birinin Allah'a iman olduğunu açıklamıştık. Müslüman Kelime-i Şehâdet’le Allah'a Kur'an'ın sunduğu biçimde iman etmiş olur.

    » YORUM Devamı →
  • Ali Bulaç kardeşim ve savunması Fetöcülük suçlamasıyla 14 aydır tutuklu olan Ali Bulaç kardeşim benim 45 yıllık dostumdur. Emsali gerçekten çok az olan düşünce adamlarımızdan biridir. Üstelik bir tefsir yazabilecek düzeyde bir İslâm âlimimizdir. 45 yıla varan dostluğumuz süresince kendisinin hep hayır içeren konuşmalarını dinledim ve yararlandığım yazılarını/kitaplarını okudum. Şimdilerde de 7 ciltlik Kur’ân tefsirine göz atmaktayım.

    » YORUM Devamı →
  • Tefrika olmayan ihtilaflar, zenginliktir Çevremize dikkatlice baktığımız zaman, farklılıklar dünyasında yaşadığımızı görürüz. Her şey zıddıyla değer kazanmaktadır. Aydınlık karanlıkla kıymetlenmekte; sıcak, soğuk sayesinde değerlenmekte; güzel çirkinle bir anlam kazanmaktadır. Yüce Mevlâmız çok renkli ve çok sesli dünyada, insanları da farklı düşünüp farklı yargılarda bulunabilme kabiliyetinde yaratmıştır. Biçimsel farklılıklar, düşünce ve eylem sahasında da kendini gösterir. Farklı karakter, farklı bilgi, görgü ve farklı çevrede bulunan insanların düşünce ve fikir egzersizleri de farklıdır. İnsanlar birbirlerinin çoğaltılmış fotokopileri olmadıkları gibi, aynı fabrikanın standart mamulleri de değildir.

    » YORUM Devamı →
  • Kur’an açık uçlu bir metindir Kur’an-ı Kerim’in nasıl bir metin olduğuna ya da postmodern jargonda ifade edildiği üzere bir metin olup olmadığına dair uzun tartışmalar yapılabilir ve hatta geçmişte kısmen yapılmıştır da. Fakat öncelikle başlıktaki ifadeler ile ilgili bir yanlış anlamaya meydan vermemek için bazı tanımlamalar ve sınırlamalar vermek zorundayız.

    » YORUM Devamı →
  • Rachel Corrie anısına & sahipsiz cümleler Bir ABD’li yi insan hakları ve Filistin konusunda örnek vermek sık rastlayacağımız bir durum değildir lakin insanlık da ölmemiştir. Filistin'i savunurken 2003 yılında İsrail Buldozerleri tarafından ezilerek öldürülen Rachel Corrie anısına... Rachel Corrie hayatını insanlığa ve mazlumlara adamıştır.

    » YORUM Devamı →
  • Fatiha suresi ve halkla ilişkiler  

    Sabah namazını kılarken beynimde şimşekler çaktı. Bir an aklım ve kâinatım aydınlandı. Sevincime, hazzıma ve huzuruma diyecek yoktu. Dilim, الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ  “Elhamdülillahi Rabbilalemîn= Bütün övgüler Âlemlerin Rabbine mahsustur.”[1] derken, aklım da nefsime şunları söyledi:

    » YORUM Devamı →
  • Namazsız tesettürlüler mi tesettürsüz namazlılar mı? İslâm’ın toplumsal hayata yön veren kurallarına dönüşün anayasal suç olduğu*, siyasileri, cemaatleri ve tarikatleri arasında böyle bir konunun ve amacın entelektüel düzeyde olsun konuşul(a)madığı ülkemizde, Kur’ân’ın 23 yıllık indiriliş sürecinin neresindeyiz? Büyük çoğunluğun Mekke döneminde olduğu açıktır.

    » YORUM Devamı →
  • Erdoğan nasıl devrilir? Narkoz-Borç-Savaş Yıl 1688... İngiltere’de Kral William tahta çıktığında dokuz yıl savaşları Fransa ile başlamıştı. Bugünkü anlamda bankacılık sistemi 1600 yılların sonlarında temelleri atılmıştı. Savaş nedeni ile İngiltere büyük miktarda borçlanıyordu. Bankerler 1694 yılında çoğunluk hissesi Nathan Rothschild’a ait olarak İngiltere Bankasını kurdular. Kral Willim’a 1.200.000 poundluk altın ve gümüş sermaye verdi. Banka Krala yıllık % 8 faizle borç verdi. Banka bir sinsi oyun daha yaparak kraldan 1.200.000 pounltluk para basma yetkisi alarak piyasaya kredi olarak verebilme iznini aldı. Aynı miktarı piyasaya da % 8 para basıp satarak toplam yıllık % 16 faiz elde etti. Bankanın havdan para yaratması böylece başladı.

    » YORUM Devamı →