19 Eylül 2018 Çarşamba
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Karar korkaklarda, para faizcilerde olursa işler bozulur

Sadrazam Mustafa paşa; 1836’da Londra elçisi. Sadrazam Mustafa Paşa’nın Tanzimat ilanı için hazırlıklarında yardımcıları olan Fransızlar; Blaque, Garachin ve Cor du. 1838’de Sadrazam Reşit Paşa İngilizlerle Serbest Ticaret Anlaşmasını imzalıyor. Gümrük vergileri %12 ‘den %3 düşürülüyor. Avrupa malları Osmanlı pazarını ele geçiriyor. Altın ve gümüş stoku bu yolla yurt dışına çıkıyor.

Altın ve gümüş paranın azalması ile ödeme sıkıntıları iç piyasada başladı. Bu eksikliği giderme adına Osmanlı yıllık % 6 faizle “kaime” adında kağıt paraları piyasaya sürdü. Böylece Osmanlı, faizle pazarlarını kaybederek borç cenderesine girerek, artan oranda sürekli faiz ödemelerine başladı.

Osmanlı, yüksek borçlandırmayla Kırım savaşına sokuldu. Sürekli büyüyen dış borçlar ödenemez hale geldi. Borçlarını tahsil etmek için yabancı güçlerin baskısıyla; yönetiminde ikisi Türk, birer İngiliz, Fransız, Alman, Avusturyalı ve İtalyan olarak toplam 7 kişi; Duyun-u Umumiye'yi Osmanlı topraklarında 1881’de dış borçların ödenmesi için kurdu.

Artık Osmanlı’nın en önemli gelir kaynakları dış borçlara karşılık bu idarenin yönetimine bırakılmıştı. Bir süre sonra Osmanlı’nın gelirlerinin yaklaşık üçte biri Duyun-u Umumiye tarafından tahsil edilmeye başlandı. Öyle ki 1912 yılında Maliye Bakanlığı’nda yaklaşık 5 bin 500 memur çalışırken, Düyun-u Umumiye İdaresi’nde 9 bin memur çalışıyordu. Ve sonuç 1. Dünya savaşı ile paylaşılan Osmanlı...

6 Mart 1995 tarihinde Tansu Çiller büyük bir övgü ve reklamla Avrupa ile Gümrük Birliği anlaşmasını imzaladı. Bu Türk milletine çok ağır bedeller ödetti.

Sadrazam Mustafa Paşa = Tansu Çiller. Aradaki fark sadece biri kadın biri erkek di. Akıl hocaları aynı kripto bürokrasi ve dışa bağımlı kişilerdi.

Bugün dış ticaret açığımızın temel sebeplerinden biri de Gümrük Birliği Anlaşmasıdır.

1995-2010 arası Türkiye'nin Avrupa ile yaptığı dış ticaret açığı iki kat arttı. Avrupa'nın lehine Türkiye’nin aleyhine oldu. Buna sebep olan ABD vatandaşı yöneticimizin nasıl tanımlanması gerektiğini size bırakıyorum.

Bu gümrük birliği anlaşmasından kaynaklanan Avrupa Birliği dışındaki diğer ülkelerle dış ticaret açığımız 2016 yılında 6 kat arttı. 1995-2013 yılına kadar Türkiye’nin zararı 221 milyar $. Yıllık yaklaşık 12 milyar $. Yaklaşık1995-2018 yılları arası Türkiye’nin zararı 281 milyar $

Türkiye’nin şimdiki toplam dış borcu yaklaşık 460 milyar $ dır.Türk milletinin; sanayicisinin, iş adamlarının ticaret gücü kırıldı. Süreç içinde yeraltı kaynakları bu anlaşmayla peşkeş çekildi.

İktisaden pazarlarımız işgal edilerek çökertilen Osmanlı, savaşla işgal edilerek parçalanmıştı. 15 Temmuz’da Osmanlı daki gibi parçalanmanın, Gümrük Birliği ile yapılan iktisadi işgalin süreci olup; Türkiye için tasarlanmış bir işgal hamlesiydi.Oyun aynı oyundur, zihniyet aynı zihniyetti. Bunun için çok önemli olan pazarlarımızı korumamız için paramızı korumalıyız.

Paramızı korumak için; paramızı devletimizin üretmesi lazım. Devletimizin yeni bir iktisat modeline geçmesi şarttır. Ekonomik işgal; dijital ortamlarda yapılmak istenilen finansal para birimleri ile algı operasyonu ve saldırı aralıksız sürmektedir.

 Bu nedenle, çok yanlışlara kapı açacağını düşündüğümüz 20/06/2013 tarihli 6493 nolu çıkartılmış yasa, yeniden gözden geçirilerek düzeltilmesi gereken bir kanundur.

Yeni Siyasal dönemde Seçilecek Başkanın ve Meclisin en önemli görevi sürekli borçlanmayı bitirecek, kendi değersayımımıza bağımlı güçlü yerli bir ekonomik modelin kurulmasıdır.Bu konunun ihmal edilmesi; yeni siyasal süreçteki başkanlık sisteminin çok uzun ömürlü olmayacağını buradan ifade etmek isterim. Kurulu para kredi sistemi ile asla siyasal istikrara müsaade etmeyeceklerdir.

Oysa Onların bütün oyunları zayıftır. Onlardan korkanları, karar merkezlerinden uzaklaştırarak; yeni iktisadi programı uygulayacak, bilgi birikim ve milli çözüm önerileri olan, sadece Allah’tan korkan ekipleri iş başına getirmeniz gerekir.

Son olarak;Osmanlı’yı çökerten yönetimdeki karar merkezini işgal etmiş korkaklar ve dışa bağımlı insanlar olduğunu unutmamalıyız.

Para faizcilerde, karar korkaklarda olursa işler bozulur.

Selam ve dua ile...

Yunus EKŞİ
http://www.mirathaber.com/yunus-eksi-karar-korkaklarda-para-faizcilerde-olursa-isler-bozulur-13-4504y.html


Back To Top