All for Joomla The Word of Web Design

Yüzeysel Dindarlıkla Nereye Kadar?

Bizim hareket noktamız İslâm’dır. Kendisi ile ilgili ümitlerimizi henüz yitirmediğimiz Recep Tayyip bey kardeşimiz müstesna, seçimlerde tercihimizi de İslâmî çizgimize sadık kalıp ‘ehven-i şerreyn’ diyerek yaptık.

 Daha açık bir anlatımla ‘iki şerden daha hafif olanı’ diyerek oy vermemizin ana sebebi de CHP dir. Çünkü ruh köklerimize yabancılığını giderek alternatif oluşturamadı.

CHP, İslâm’ı geçtik, sistemden kaynaklanan sömürücü seküler yapıyı görerek sistemi ve iktidarı birlikte eleştirebilseydi, batının emperyalist politikalarına karşı çıkabilseydi ve eğitim sistemimizin daha bilimsel temellere dayandırılmasını savunabilseydi ülkemiz bu gün çok daha farklı bir konumda olabilirdi. Çünkü iktidarın başarısı bir ölçüde muhalefete bağlıdır.

Sisteme İslâmî bir alternatif oluşturmak bir tara onunla örtüşen AK Parti dönüş yapabilirse de sonun başlangıcında. Gerçek budur. Kur’ânî temelden yoksun yüzeysel dindarlıkla nereye kadar gidilebilir?

Allah’a aşkına birisi bize izah etsin: Kemalizmin egemenliğine terkedilen Millî Eğtim’den mezun olan kişiler, iktidarın yönettiği TRT’nin, sahibi olduğu ATV ve benzerlerinin inanç ve erdem fakiri dizilerini izleyen kadınlar ve soğanı 7-10 liradan alan vatandaşlar AK partiye niye oy versin?

İzlenen kibre ve israfa açık politikalarla ve yerel adaylar yanısıra 300 yüz milletvekili varken tek adamla yürütülen ve bütünü kuşatamayan kısır söylemlerle Ankara ve İstanbul İstanbul elbette kaybedilecekti. Ancak kaybeden, yüzeysel dindarlığı temsil eder görünümlü Ak partisidr. Ama kazanan CHP değildir.

 Biz Ülkemiz için AK partinin ayağa kalkması ve başarılı olmasını yürekten diliyoruz.

Bunun için birinci derecede iç muhalefete ihtiyaç vardır. İç muhalefetle parti içinden çıkacak siyasî bir oluşumdan söz etmiyoruz. Çıksa ne olur. Aynı eğitim ve ekonomi politikalarını izleyecek siyasi oluşumlardan bir halt olmaz. Biz İnsan doğasıyla örtüşen İslâm’ı ve insanlığın doğal eğilimlerini sisteme alternatif kılacak imanlı sosyal adaletçi kişilere/örgütlere muhtacız.

 İç Muhalefet

İç muhalefet Hak’ka çağrı ve Münker’den sakındırma ile yapılabilir. AKP’ye oy veren İmam Hatip nesli ve her düzeyde seçmenin “ dinimizin, ortak aklın ve ilmin gereği ” olan Marûf’a çağırma, Maruf’un zıddı olan Münker’den sakındırma görevini yapması lazım. Acil üstü acil ihtiyaç bunadır. AK Partinin de yapılan uyarılara açık olması gerekir.

16 yıllık dönemde eğitimde, medyada ve güzel sanatlarda öze dönük ciddi adımlar atılamadı. Yüzeysel kalındı ve kalınıyor. Borca dayalı para sistemi ve faize dayalı ekonomi ile başarı sağlanamayacağı anlaşılamadı, hâlâ daha gerçekler görülemiyor.

Mazeretler üretmekten vazgeçilerek Marûf’a çağırmadıkça ve Münker’den sakındırmadıkça gelecekten hayır beklenemez. Üstelik AK Parti de suçlanamaz. Çünkü millet layık olduğu şekilde idare edilmiş olur.

 Maruf İslâm’dır. Münker de akıl ve bilim dışılıktır. Ama görülen o ki Ak Parti, çevresini kuşatan çıkarcıların yalakalığına alıştığı için giderek azalan gerçek dostlarının İslâm merkezli uyarılarını da içselleştirip sindiremiyor. Bu böyle devam edemez. Çünkü Parti hazîremizde her zaman boş yer olduğu bilinen husustur.

Abdürreûf FAİK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir