All for Joomla The Word of Web Design

Ziya Hocanın inovasyonu

Türkiye’nin geleceği ve iktidarın yumuşak karnı olan Milli Eğitim konusunda geçmişte yapılan hataların yinelenmemesi gerekir

28 Şubat’ın ünlü sosyal mühendislik kararı olan 8 yıllık ilköğretim, İmam Hatip Okullarının işlevsiz kalması amacıyla alınmış, fakat bu, bütün eğitim sistemini çökertmiş, ortaya zengin fakir ayırımı çıkarmış, köy çocuklarının da önünü kesmişti. 

28 Şubat AK iktidarla sona erince bu zararlı yasa da değiştirildi. Orta öğretim yeniden ikiye bölündü. Ardından bunların süreleri değiştirildi. Yeniden değiştirildi. Bakan koltuğuna oturanların ilk işi, bazen tek işi, ilkokulun 4 mü 5 mi, ortanın 3 mü 4 mü, lisenin 3 mü 4 mü 5 mi olmasıyla sınırlıydı. Oysa temel sorunumuz bu değildi. 

Kimse, ortaokul nedir diye sormadı. Kimse bu ahir zamanda, ergenlik salgıları en üstte insanların üst üste alt alta 6 saat konuşmadan, hareket etmeden oturtulmasını sorgulamadı. Teknoloji çağında ilkel kalan tahtada anlatım işkencesini sorgulamadı. Kimse bu çağda elektronik yöntemlerle bir yıllık konuyu bir haftada aktarabilir miyiz diye sormadı. 

AK Parti döneminde çok sayıda bakan geldi geçti. Bu bakanlarımızın ortalama iki yıldan kısa bakanlık ömürleri oldu. Oysa hemen hemen bütün AK iktidar döneminde ulaştırmanın imarına Binali Yıldırım baktı. Bakanlarımız klasik yöntemlere ve esnetici tartışmalara daldılar. Bir ara akıllı tahta ve Fatih Projesi oldu. O tartışmalı ve sonuçsuz girişim bitti, 4+4+4 sözde kurtarıcısı geldi. O bitti yeni konulara geçtik. 

Eğer sekiz bakanımızdan biri temel bir konuyu inceleyecek olsa Türkiye’nin en büyük lobilerinden biri olan eğitim çalışanları hemen bakanın kariyerini sona erdirdi. Milli Eğitim Bakan koltuğuna oturanlar iflah olmadı. Siyasi kariyerleri inişe geçti. 

Şimdi de büyük kurtarıcı olarak lanse edilen, eski Talim Terbiye Dairesi başkanı ve sonra özel okul idarecisi Ziya Selçuk hocamızın Milli Eğitim’i çözmesi beklenmekte. Ankara’da AK Partili memnun, CHP’li havalarda uçuyor, MHP’li zevkten dört köşe, HDP”li oh nihayet benim kafamda diyor, TÜSİAD’ımız ayakta alkışlıyor, Masonumuz gurur dolu, özel okulumuz mutlu, devlet okulumuz heyecanlı. Ziya Hoca büyük beyin, Ziya Hoca bizi kurtaracak. 

Ancak bu kurtarma maalesef eski dönemin zihniyetiyle olacak anlaşılıyor. Milli Eğitim Bakanımız 23 Ekim’de startejik planı açıklayacak. Buna doğru ilerlerken bu planın ipuçlarını yavaş yavaş paylaşıyor. Burada da en büyük değişiklik, bu 3-4-5 sürelerinin yeniden değiştirilmesi. Hocamız yeni sürelerin 1+5+3+4 olmasını istiyor. Oysa konu bu değil.

23 Ekim’de 3 yıllık 2023 Dönüşümü açıklanacak. Önceki 8 AK bakanın ortalama 2 yıl ömürleri düşünüldüğünde bu 3 yılın tamamlanacağı şüpheli. Nitekim Ziya Selçuk, kendi özel okulunun idaresini etik çatışmayı en azından kağıt üzerinde engellemek için geçici olarak akrabalarına devir etti ve her an şirkete geri dönebilir.

Ziya Hoca etrafına, hatta Cumhurbaşkanlığının yeni eğitim kuruluna dünya görüşü AK seçmenlerine zıt insanları önermiş. İnovasyon, yenilik yapacağım, Finlandiya’nın Güney Kore’nin eğitim sıçramalarını tekrarlayacağım demiş, ama bu Fin hamamı değil eski tas eski hamam. 

Maalesef 2 kayıp yıl daha kaybedilebilir. Bu 2 yıl sadece ülke açısından kaybedilmeyecek, Gezici Deist bir nesli 2 yıl daha geliştirmek olacaktır. AK Parti kendi eliyle tıpkı Sultan Abdülhamid gibi kendini indirecek bir nesli imal ediyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir