islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
18,5710
EURO
18,5552
ALTIN
1.029,86
BIST
3.458,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
20°C
Perşembe Az Bulutlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
21°C

Efla Makbule Tanrıkulu Kızımız: Z Kuşağı Örneği…

Efla Makbule Tanrıkulu Kızımız: Z Kuşağı Örneği…
13.08.2022
A+
A-

“Rabbinin adını an, bütün varlığınla ona yönel…” (Müzzemmil Suresi 8)

Elhamdülillah Müslümanız…

Âlemin Sultanına tüm varlığımızla ram olarak safımızı ispat etmemiz gerektiğini de biliriz.

Rabbimizin adıyla başlayarak, isim ve fiilleri ile örtüşen davranışlarda bulunmak, hayatın her alanında örneğimizi son peygamber Hz. Muhammed as ‘dan modellemek kelime-i şehadetin ete kemiğe bürünmüş halidir.

Tebliğ imanımızı besleyen, varlığını devam ettiren, kalbimizi arındırıp o kalpte takvayı büyüten yegâne can suyudur. İslam dininin yeryüzünde iyice kavranıp yaşam boyutuna geçebilecek zeminini hazırlamak üzere davet çalışmalarına mesai sarf etmek de imanımızın ispatıdır. Müstakim olan yolda adımlarken tüm varlığımızla Rabbimize kulluk vazifemizi yapmak yegâne amacımız olmalı…

Birkaç gün önce kıymetli Bekir Develi beyefendinin ‘’Peynir Gemisi’’ programında  ‘’Efla Makbule Tanrıkulu’’ isimli 10 yaşındaki bir kız çocuğu ile tanıştım.

Peygamber kıssaları ile büyütülmüş bir kız çocuğu. Gerçekten hayranlık verici bir içtenlik ve samimiyetle her cümlesinde Rabbini anan nüanslar ile konuşarak, bütün varlığıyla O’na dönmenin müthiş bir örneğini yaşatıyordu. Tüm içtenliği ve masumane haliyle peygamberimizin ve İslam’ın güzelliğini anlatıyordu.

Kamera önündeki başarısı, tebliğini yaparken işaret dilini kullanarak engelli kitlelere de ulaşma çabası cidden çok etkileyici idi. Efla empati yeteneği son derece yüksek ve ikili diyaloğu sürükleyici, iletişimde senkronizasyon kabiliyeti de muhteşem bir kız çocuğu idi.

INSTAGRAM ‘da 30.OOO takipçisi var. YOU TUBE ‘da binlerce…

Z kuşağı denilen ve kasıtlı dışlanmaya maruz bırakılan genç nesilden vaz geçmemeli. Dijitalleşmenin insanlığı, İslam’ı bitirdiği gibi bir ön kabulü koşulsuz olarak yayıp dayatan karamsar kişilere prim vermemeli. Bu görüşü tamamen benimsememiz mümkün değil. Efla gibi gençler bizlere bir umut oldu. Huzur doldurdu neslimizin geleceğine dair hayallerimize…

Efla Makbule’nin ısrarla tek bir isteği var yetişkinlerden: “Biz çocuklar için çok şey yapın” diyor ve ekliyor, “Ben bu çalışmaları yaparken YouTube ‘dan ve Instagram ‘dan içerik bulmakta çok zorlanıyorum.

Kitap okumak ve ailesinden istifade etmek konusunda başarılı olan kızımız sanal sahada mücadele verirken içerik bulmakta zorlanması bizim halen sanal âlemde, o âlemin etkileyici frekansını ve daha çok insana ulaşacak jan janlı içerikleri üretme konusunda zayıflığımızı gösteriyor.

Biz, o âlemde yetişmedik doğru. Eskiden nesiller 30 yılda bir birbirinden uzaklaşacak nesil farkını taşıyan kuşak çatışmasına girermiş. Şimdi ise iki kardeşin üçer beşer yaş aralıkla dünyaya teşrif etmesine rağmen, sanki aynı annenin nesli değillermiş gibi, kardeşler arasında kuşak farkı olduğunu görebiliyorsunuz.

Değişen bu dünya düzeninin hızına yetişebilmek için vizyonumuzu revize etmek zorundayız. O eski güzel günleri sadece hayal etmek değil, İslam’ın temel kurallarını merkeze alarak, evrensel imajı koruyacak, helal dairenin ekseninde dal ve budak salacak büyük bir tebliğ ağı oluşturmak hepimizin ve neslimizin en zaruri ihtiyacıdır.

Efla kızımız ve bütün çocuklar için temennim, hurafelerden arınmış, ruhundaki hayret ve heyecanı solmamış, gerçek bir bilgi ve ilim ile Rabbe hizmet edecek kaderin sahibi olmalarıdır.

Tebliğ imanın her an tazelenmesine ve takvanın kalplere yerleşmesine vesiledir.

İmandan yana kuruyan çorak kalpler onunla sulanır. Uyuyan iyilik tohumları onunla uyanır. Filiz verir, çiçek açar. Fidan olur ağaç olur. Serpilir ve dünyaya cennetin esintisini getirir.

Tebliğ ve davet çalışmasında var olmak her müslüman’ın vazifesidir.

Bir İtalyan gencin yenilerde Müslüman oluş vesilesi de çok ilginç…

Bu sefer tebliğ vazifesine şef Burak Özdemir vesile olmuş. Aşçılık mesleğini en iyi şekilde icra eden ve Kudüs’ten, Suriye’ye, Afrika’ya kadar uzanan iyiliklerde var olan kardeşimiz bizlere örnek oluyor. Hatay Medeniyetler Sofrası adlı lokanta zincirinin sahibi olan Burak Özdemir Arap ve Anadolu Mutfağına ait yemekleri kameraya karşı gülümseyerek yaptığı yemek şovlarını sosyal medya platformlarında yayımlayarak “Smiley bae” adıyla tanınmış ve bir internet ünlüsü olmuş.

Güler yüzüyle yemek yaparak iyiliği taşıyan CZN Burak olarak tanınan Burak Özdemir, ihtiyaç sahiplerine yardım eli uzatmayı ve onların yüzünü güldürmeyi ihmal etmeyen hâli ile İtalyan gencin kalbine iman dirilişinin vesilesi olacak can suyu olmuş.

İtalyan genç, yaşadığı süreci anlatırken, “Kur’an okumaya başladım. En iyi arkadaşlarımdan birisi bana hadis kitabı verdi. O kitapta okumam gereken çok şey olduğunu söyledi.” diyerek İslam’ı tahkiki olarak da yaşama konusundaki mücadeleye girmiş.

10 yaşındaki Efla kızımızın gayreti ve örnekliği ile 28 yaşındaki şef Burak Özdemir Beyefendinin bir aşçı olarak gösterdiği gayret ve örnekliği içimizi sızlatıyor.

Binlerce müslüman’ın olduğu dünyada, birçok âlim ve ulemamızın tebliğ konusunda zafiyet içerisinde olduğu bir kere daha ortaya çıkıyor.

Tebliğ ve suya duyduğumuz ihtiyaç arasında bir benzerlik vardır ki şöyle açıklayalım:

Suya karşı arzumuz, ondan kana kana içmemiz gerektiğini gösterir. Fakat halen can suyuna kıymet vermeyen, sudan mahrum kalmış, suya hasret canlara, güç ve kudreti var iken su taşımaya gayret vermeyen kişilerin varlığını anımsayalım.

Yahut susayan bedenini zararlı sıvı içeceklerle kandırarak susuz bırakan, hasta eden böylece susuzluktan ölme ihtimali ile yaşayan insanlar olduğu gibi…

Bu misalle anlatmak istediğimiz o ki; en derinden gelen irşat edilme ve irşat etmeye olan arzularımız, tebliğe olan ihtiyacımızı gösterir. Ama bu vazifeyi herkesin yapacağı garantisini vermez.

Bir başka durum da o ki; doğal arzularımızdan olan,  toprağımızı sulayıp bizi has bahçelere eviren davetin ab-ı hayat suları doğru kaynaktan, halis eller ile bize ulaşmalı. Yoksa atık sular, ağır metaller, radyasyon sızıntıları ile insanlar tarafından kirletilen suyun ölümcül hastalıklara sebebiyet verdiği gibi, özgür irade sahibi insanları dinde hasta ederek, Allah’ın gönderdiği dini hurafelerle kirletme ve tahrif etme olasılığını oluşturur.

Deniz kir tutmaz elbet… Fakat içinde barınan kir ve pislikleri arındırdığı gibi hurafelerden arındırılmış haliyle iman etmek ve o imanı taşımak için Rabbine adını anıp bütün varlığıyla ona yönelmek ne güzeldir. Kur’an ve Nübüvvet tertemizdir.

Rabbim bizi denizler kadar engin ve temiz,

Ufuklar kadar aydınlık,

Sağlam duvarlar kadar metanetli eylesin.

Z kuşağı neslimizi bize, bizi de bu nesle göz aydınlığı ve mihmandar etsin.

Zeki,  ahlaklı ve çalışkan çocuklar geleceğin Hz. Meryemleri, Aişeleri, Hatice ve Fatma anneleri olsunlar.

Allah’ım! Senden nefsim, kulağım, gözüm, ruhum, yaratılışım ve ahlâkım, ailem ve hayatım,  ölümüm ve işlerim hakkında benden razı olmanı dilerim. Bizlerin hayır ve hasenatını kabul eyle. Bütün kardeşlerimize cennette yüksek dereceler ihsan eyle. Senin gücün her şeye yeter.

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.