islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
15,5988
EURO
16,3665
ALTIN
916,26
BIST
2.390,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
19°C
Cumartesi Az Bulutlu
20°C

Haberciliğin Düşmanı Tıkçılıktır

Haberciliğin Düşmanı Tıkçılıktır
14.10.2017
A+
A-

Giderek yayılan yanıltıcı habercilik ve haksız tık almaya odaklanmış okur istismarı gelişmekte olan İnternet gazeteciliğinin Türkiye’deki en büyük düşmanıdır

İnternet haberciliği ülkemizde 28 Şubat’la başladı. İşten çıkarılan yazarlar kendilerine yazacak, habercilik yapacak yer ararken bir bölümü bugün de devam eden İnternet gazeteleri ortaya çıktı.

Bunlar, mevcut gazetelerin Web sürümlerinden farklıydı. Kendi haberlerini üretmeleri gerekiyordu. Bazıları mevcut gazetelerin ve Web sitelerinin haberlerini alıntı yaparken bazıları da bunları atıf vermeden kendi haberleri gibi sundular.

Küçük bir bölümü kendi haberlerini mevcut haberleri derleyerek veya yabancı sitelerden tercüme ederek sürdürdü. Bu derleme de olsa bir emek katkısıydı.

Çok az sayıda İnternet gazetesi de kendi muhabirleriyle gazetecilik yapmaya başladı. Bunlar arasında Habertürk sonradan geleneksel gazeteye dönüştü.

İster bir haber portalı olsun ister mevcut haberleri derlesin isterse de muhabir haberciliği yapsın, bunların ülkemiz basınındaki yeri yadsınamaz.

Fakat İnternet gazetelerinin sayısı iyice artıp aralarında rekabet de ilerleyince özellikle son yıllarda İnternet gazeteciliğine zarar veren çirkin bir trend ortaya çıktı.

Meşhur masaldaki canavar geldi diye bağırıp ortalığı boş yere ayağa kaldıran tellal gibi son birkaç yılda İnternet gazeteleri tık alabilmek ve bu yolla reklam paylarını artırabilmek için haberlerine yalan başlıklar koymaya başladılar. Böylelikle okurları tıklamaya, haberi açmaya, bu şekilde reklam payını artırmaya başladılar.

Bu yanıltarak gelir elde etme stratejisinin çeşitli kurnazlık taktikleri icat edildi. Bir taktik, sansasyon sözcükleri kullanılması. Bomba açıklama, ortalık kızıştı, felaket, ağır cevap, birbirine girdi, toz duman, rezalet gibi ifadelerle yazılan haber başlıkları altında alelade olayların çıkması bilinçli yanıltmadır.

Bir başka taktik de yurt dışında olmasına rağmen, cumhurbaşkanı istifa etti, başbakan ayrılıyor, orgeneralden itiraf yazıp sonra bunun Uganda’da vukuu bulduğunu yazmak. Kısaca yanlış yönlendirmek. Kurt var diye bağıran tellalın kasaba halkı dışarı fırlayınca “ama elma kurdu” diye sırıtması gibi.

Bu tür taktikler iyi, mizahi ve yaratıcı haber başlığı bulmakla aynı şey değildir. Okurların zaman gibi değerli bir kaynağını çalmaktır. İyi haber başlığı ayrı, yanıltma başlık ayrıdır.

Ne yazık ki en önde gelen eski haber siteleri de bunu benimsemeye başladılar. Bir haber kanalının Web sürümüyse şu anki reklamını ve farklılığını, bunu yapmaması üzerine kuruyor. Okurlara, biz aldatmıyoruz diyor. Aldatmamanın büyük farklılık yarattığı bir habercilik çağındayız.

Yaygın bir başka yöntem de haberde anlatılacak ana konunun olabildiğince altlarda yer alması, bu sayede sayfada ilerlenerek yeni görsellerin ve yeni reklamların etkinleştirilmesi ve tık sayısının daha da artırılması. Bu yolla birkaç saniyede verilebilecek bir bilgi dakikalar alabilmekte.

Oysa gazeteciliğin ve muhabirliğin okullarda öğretilen temel ilkesi haber yazılarında ana konunun ilk başta anlatılıp aşağılara doğru ilerleyen ters piramit anlatım yapısıdır. İlk paragrafta konu bütün bileşenleriyle 5N1K’sıyla aktarılır. İzleyen paragraflarda bunun ayrıntıları, arka planı, beklentiler, tenkitler gelir. İsteyen ilk paragrafla yetinir. İlgilenen ayrıntıya devam eder. Bu şekilde bilginin hızlı aktarılması ve toplumsal görevin en iyi yerine getirilmesidir.

Bazı muhafazakâr İnternet gazetesi yöneticileri“ne yani rekabet için laik kesim gazetelerinin yaptığı gibi tık almak için çıplak kadın resimleri mi yayınlayalım, buna mı zorlayacaksınız bizi” diyerek aldatmacayı meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar.

Yaptıkları ambulansın arkasına takılan uyanık otomobilden farksızdır. Çünkü o ambulans faresi namussuzlar benim hakkımı elimden alacak diyen İstanbul halkı ambulanslara yol vermemekte ve bu pisliklerin yüzünden insanlar hayatını kaybetmektedir. Ambulans fareleri bu cinayetlerini, ambulansları taksi gibi kiralayıp uçağa yetişiyorlarmış, bizim bir tanıdık anlattı gibi saçmalıklarla insan ölümüne neden olduklarını o pislikle dolu vicdanlarından saklamaktadırlar. Hakkani bir şehirde ambulans faresinin cezası hapis olmalıdır.

Bazı kurnaz İnternet gazetelerinin yanıltıcı haberi de bundan farksızdır. Bütün haber siteleri bunu yaptığında Türkiye’de her yıl milyonlarca saat zaman israfı ve algı kirlenmesi yorgunluğu olmaktadır. Bunu sırtından geçinen uyanıklar biraz daha reklam alsın diye, basın güvenilirliği zedelenmektedir.

Bir taksicinin varış noktasının eteğine kadar getirip, tepeyi çıkması için ilave para istemesi gibi, hastanedeki doktorun hastalığınızı açıklamak üzereyim ama zamanımız doldu, yarın yine para ödeyip gelin demesi gibi. Belki ceza kanununda suç olarak nitelenmediğinden ve bizim kıtasal kökenli hukuk sistemimizde içtihatın yeri zayıf olduğundan cezası yok ama ahlaken düpedüz istismardır.

Biz Müslümanız, biz milli manevi değerlere önem veriyoruz, biz Türkiye’nin adaletini ve kalkınmasını gözetiyoruz diyen İnternet sitelerinin, ambulans faresi taktikleriyle değil, kendi kabiliyetleri ve emekleriyle ilerleyerek bu önemli alanı saygınlaştırması gerekir.

İnternet haberciliğinin ana düşmanı tıkçılığı değil haberciliği istiyoruz.

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.