islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
18,6277
EURO
19,7178
ALTIN
1.083,29
BIST
4.962,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Az Bulutlu
14°C
Perşembe Az Bulutlu
15°C
Cuma Çok Bulutlu
17°C

KARABORSACILAR LANETLİ TOPLUM DÜŞMANLARIDIR

KARABORSACILAR LANETLİ TOPLUM DÜŞMANLARIDIR
21.04.2022
A+
A-

Tarihî asırlarda devrimize kadar bütün cemiyet­lerde/toplumlarda çeşitli sebepler dolayısıyla zaman zaman fiyat ar­tışları olmuş, büyük halk kitleleri mağduriyetlere düş­müştür.

İslâm Dini, tabîi/doğal şartların  sebep olduğu hayat pahalılığını manevî açıdan değerlendirmiş, konuya inanç yönünden yak­laşmıştır. Aşağıda sunacağımız hadis bu gerçeği belge­lemektedir.

-Salât ve Selam üzerine olsun-Peygamberimiz  Hz. Muhammed döneminde Medine’de ölçüsüz fiyat artışları oldu.

(İş bilir sahâbiler Hz.Peygamber’e (S.) başvura­rak şöylece ricada bulundular:

Ya Resûlallah! Ölçüsüz fiyat  artışları oldu. Biz­ler (alıcı ve satıcılar) için fiyatları belirleyiniz; narh ko­yunuz.

Allah’ın Resulü (bu teklifi olumlu karşılamadı ve) gerekçesini de şöylece açıkladı:

  • Hiç şüphesiz (çok veya az mahsul vererek) rızıklandıran, rızkı bollatan ve daraltan (böylece ucuzlu­ğun ve pahalılığın ortamını hazırlayan) Allah’tır. Ben sizden birinizin can ve mal hususunda bir hak­sızlığa uğramasından ötürü benden davacı olduğu halde Allah’ın huzuruna çıkmak istemiyorum.»  (İ. Mace, Hn. 2200)

İslâm âlimleri Peygamberimizin bu açıklamaların­dan ilham alarak normal arz ve talep kanunlarına gö­re oluşan pazar fiyatlarına müdahaleyi sakıncalı bulmuşlardır.

İslam Karaborsacılığı Haram kılar

İslâm Dini, tabîi şartların oluşturduğu fiyat artış­larını iman mantığıyla sabır ve kanaat ölçüleri içeri­sinde değerlendirirken, çıkarlar doğrultusunda sunî (yapay) mü­dahalelerle fiyat artışlarına zemin hazırlanmasını şid­detle yasaklamıştır.

Peygamberimiz bu mevzuda şöyle buyurmuşlardır:

« (Çok kazanmak ve sömürücü gruplara kazandır­mak için fiyatları yükseltmek maksadıyla) Müslümanla­rın koyduğu fiyatları alıcılar aleyhine olumsuz yönde etkileyen kişiyi bü­yük bir ateş azabına   uğratmaya Allah yemin etmiştir.»   (N.Evtar, B. Fil-İhtikâr.)

İslâm, tabîi şartlarda oluşan pazara müdahaleleri ya­saklarken, müdahalenin en belirli ve müessir şekli olan karaborsacılığı da şiddetle menetmiş, bu işlemin toplum haklarına büyük bir tecavüz olduğunu açıklamıştır.

İhtikâr ve spekülâsyon kelimeleri ile de ifade olu­nan «Karaborsacılık: çok çok kazanabilmek için fiyat­ların artmasını bekleyerek, halkın ihtiyaç duyduğu malları satmayıp tutmaktır.» ki haramların en büyüklerindendir.

Bu zulüm ve sömürü işlemi hakkında Peygambe­rimiz şöyle buyurmuşlardır:

{«- Ancak Hak olan Allah’a isyan eden günahkâr kişi karaborsacılık yapabilir.»

«Mal getirip de bunu piyasaya süren kişi (Allah tarafından) rızıklandırılır. İhtiyaç duyulan malı sakla­yıp yüksek fiyat arayan karaborsacı ise Allah’ın lanetine uğramıştır.» }  (İ. Mace, Hn.2153-4. )

Gıda Maddelerinde Karaborsacılık

İnsanların ihtiyaçlı anlarında gıda ve yakıt  gibi zaruri maddeler üzerinde karaborsacılık yaparak vurgun vurmak isteyen sömürücü zalim  karaborsacıların karanlık ruhî yapısını da Peygamberimiz şöylece açıklamışlar­dır:

[«- Karaborsacı ne kötü insandır. Zira o, Hz. Al­lah (malları çoğaltıp) fiyatları düşürdüğünde üzülür. Fi­yatları yükselttiğinde  ise sevinir.»

«İslâm Cemiyeti’nde fiyatları artırmayı arzulayan karaborsacılık yapan)  kişi alçak ve günahkârdır.» ] (M. Mesâbih Hn. 2897)

Umumî vasıftaki hadîsleriyle halkın ihtiyaç duy­duğu maddeler üzerinde karaborsacılık yapılmasını şid­detle kınayan Peygamberimiz, bütün cemiyet fertlerini kuşatması ve yıkıcı tesiri altına alması sebebiyle özel­likle gıda maddeleri üzerinde karaborsacılık yapılmasını yasaklamıştır. Bu suçu/günahı,Yaratan’la rabıtaları koparmak çapında büyük bir günah olarak bildirmiştir.

Bu mevzudaki açıklamalarında Aziz Önderimiz şöyle buyurmuşlardır:

«Fiyatların artmasını arzulayarak gıda maddeleri üzerinde 40 gün  karaborsacılık yapan kişi Allah’tan, Allah da ondan kopmuştur.» (İ.Mace Hn. 2896)

Hadîsteki kırk gün tabiriyle karaborsacılığı meslek edinmek alçaklığına işaret  edilmektedir.

Karaborsacılığın Kazancından Sadaka Verilse Makbul Olmaz

İslâm Dini, karaborsacılığı haram kılmış, karabor­sacılık yoluyla kazanılacak parayı kendisinden sadaka bile  verilemeyecek, cemiyet kanıyla yoğrulmuş bir sö­mürü kazancı olarak vasıflandırmıştır.

Şanlı Peygamberimiz bizleri şöylece uyarmaktadır:

Ümmetimin toplumunda gıda maddeleri üzerinde karaborsacılık yapan kişi, kazancını sadaka olarak da­ğıtsa, sadakası Allah katında kabul olunmaz; üstelik karaborsacılığının günahına da kefaret olmaz.»

«(Fakat) bir kimse de gıda maddeleri getirterek normal piyasa fiyatına göre satarsa, onu sadaka olarak vermiş gibi olur.» ]   ( İ.Mace Hn. 2898.)

Karaborsacılığın Sonu Felakettir

Karaborsacılık Hakk’a ve Halk’a karşı işlenen o de­rece büyük bir suçtur/günahtır ki, bu çirkin işin ancak maddî ve manevî zarar getireceğini Peygamberimiz kesin bir dille ve şöylece açıklamışlardır.

Mü’minler arasında, gıda maddeleri üze­rinde karaborsacılık yapan kişiyi Allah cüzzam (gibi geçici hastalıklar) a uğratır ve iflâsa düşürür.” ( M. Mesabih, Hn. 2895,)

Peygamberimiz «Karaborsacılığı ancak korkak olanlar yapar.» buyurarak karaborsacının er geç korktu­ğuna uğrayacağını, anlamını sunduğumuz iflâs hadîsi ile ne veciz bir şekilde bildirmektedir.

Karaborsacılık Günah ve de Suçtur

Bir hayat düzeni olan İslam, karaborsacılığı yalnız günahını be­yan ederek yasaklamakla yetinmemiş, bu suçun dünya hayatında  cezalandırılmasını da yasalaştırmıştır.

İslâm Hukuku’na göre teşkilâtlanmış bir toplumda karaborsacı hapsedilebilir ve  hakim kararıyla cezalandırılabilir. -Onaylamasa da- malları onun adına satılabilir.

Bu zulüm suçunun faili pek tabiîdir ki Âhiret ha­yatında da büyük suçlularla beraber cezalandırılacak­tır.

Peygamberimiz bu gerçeği şöyle açıklamışlardır:

«(Tövbesiz olan) katiller ve ( zimmetlerine geçirdikleri hakları ödememiş ) karaborsacılar Cehennem’de aynı tabakada bir­leştirilerek azaplanacaklardır.» (Müntehab-u KenzülUmmal 2/236.)

Cuma mesajımızı bitirmeden önemli bulduğumuz bir hu­susu daha belirtmek isteriz.

Doğal Şartlarda Pahalılık Allah’ın Cezasıdır

Âfetler, kuraklıklar ve diğer doğal sebepler dolayı­sıyla üretim yetersizliğinden doğacak pahalılıklar, Al­lah’ın topluma doğrudan bir cezasıdır.

Bunun gibi, Hak çizgiden sapan menfaatçi zâlimlerin karaborsacılık ve benzeri  yapay etkileri ile oluşan hayat pahalılığı da Al­lah’ın günahkâr topluma – suçlular aracılığı ile – ver­diği bir cezadır.

Bu hususu aydınlatan iki hadîslerinde Peygambe­rimiz şöyle buyurmuşlardır:

Allah, gazabına uğratacağı toplumun iktisadî ha­yatını durgunlaştırır, fiyatlarını yükseltir, iç anarşiyi ge­liştirir ve yönetici   zulmünü şiddetlendi­rir…»

«Pahalılık ve ucuzluk Allah’ın (görünmez) ordula­rından iki ordudur. Birinin adı “ihtiras” diğerinin adı «korku» dur. (İnsanların isyanı sebebiyle) Allah pahalılığı dile­diği zaman tüccarların kalbine ihtiras’ı koyar, onlarda mallara çullanırlar (ve aldıkları malları da karaborsa­cılık için depo eder; satmazlar. Allah, ucuzluğu dilediği zaman ise tüccarların kal bine korku’yu salar, onlar da ellerindeki malları hemen piyasaya sürerler.” ]  (M. K. Ummal,2/237-8 )

***

Allah’ın helâl kıldığı yolardan rızkımızı arayalım ki çalışmalarımız ibâdet olsun, dünyamız ve âhiretimiz mutlulukla dolsun.

Peygamberimiz «… Geç de olsa her insan ölmeden (yiyeceği, giyeceği ve kullanacağı mukadder anlamına) rızkını el­de edecektir. Bu sebeple Allah’ın yasalarına aykırılık­tan sakının. Rızkı helal yollarla arayın ve helal olana yapışın. Fakat haram olanı bırakın.» buyurmuşlar­dır.  ( İ. Mace, Hn. 2144.)

İhtirasa kapılmayalım. Cemiyetimize zulmetmeyelim. Toplumun kanını emerek kazanmaya kalkışmayalım ki nefsimizi ateş azabından korumuş ola­lım.

Mevzuumuzu, Allah’ın bir Kur’ânî buyruğu  ile bitiriyorum:

«Ey inananlar! Mallarınızı aranızda (karaborsacı­lık gibi) haksızlıklarla yemeyin. Ancak karşılıklı rızaya dayalı  helal ticaretle yiyin. (Zulüm, kumar, faiz ve karaborsa gibi haramları işleyerek) birbirinizin kanına gir­meyin. Şüphesiz Allah size merhamet eder.» (Nisa 29)

 ALİ RIZA DEMİRCAN

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.