islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
18,6381
EURO
19,5735
ALTIN
1.062,81
BIST
5.029,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
15°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
14°C
Cuma Hafif Yağmurlu
16°C
Cumartesi Çok Bulutlu
18°C

KERBELA

KERBELA
07.08.2022
A+
A-

Hicri yılbaşı akıllara iki olayı getirir. İlki hicrettir ki o, müşrik Mekkelilerin inananlara yaptıkları işkencelerin artık dayanılmaz hale gelmesi sonucu huzur ve medeniyet beldesi Medine’ye yapılan kutlu yürüyüştür. Bu yürüyüşün sonucunda bir saadet dönemi yaşanmıştır. İkincisi ise Kerbela olayıdır. Bu ise Muharrem ayının matem ayı olarak anılmasına sebep olmuş, orada yaşananlar asırlardır unutulmamıştır. Fuzuli, Bağdatlı Ruhi, Ziya Paşa, Keçecizade İzzet, Hayali, Pir Sultan, Yunus Emre, Sinan Yağmur ve daha niceleri Kerbela üzerine şiirler söylemiş; roman, makale, denemeler yazmışlardır. Cumhuriyet döneminde bu olay, Bekir Yıldız tarafından ‘’ Ve Zalim Ve İnanmış Ve Kerbela’’ adıyla tarihi gerçeklere uygun olarak romanlaştırılmıştır ki okunmaya değer bir eserdir.

Önüne, arkasına herhangi bir sözcük getirilmese de tek başına yazıldığında, okunduğunda ya da söylendiğinde insana acıyı, ağıtı, susuzluğu, ihaneti, saltanat hırsını, zulmü, direnişi, sadakati, inancı, dik durmayı, inancı uğruna her şeyden hatta hayatından vazgeçmeyi anlatan ve nereden bakarsanız bakın her yönden hüznü barındıran bir kelimedir Kerbela. Sadece bir yer ismi değildir. Ve sadece o yerde yaşanmış bir olay da değildir. Ama bütün bunları ifade eden Kerbela, orada tarihin en acı olaylarından birinin yaşanmasıyla bilinmiştir. Bu kahreden olay yaşanmasaydı adı belki hiç duyulmayacaktı. Sanki iki kelime,  özellikle bir araya gelmiş de bu ismiyle müsemma çöle ad olmuş. Çünkü ‘kerb’ gam, keder, üzüntü anlamlarını taşırken (TDV İslâm Ansiklopedisi) ‘bela’ kelimesinin anlamını söylemeye gerek yok sanırım. Zorlama gibi görünse de ilginç bir birleşik kelime olmuş.Derdimiz, kelimenin etimolojisi üzerinde uzun uzadıya durmak değildir. Peygamber efendimizin sevgili torunu Hz. Hüseyin ve yetmiş iki yakınının şehadetlerini yâd etmektir muradımız. Emevi Devleti sultanı Yezit’in onlara günlerce yaptığı zulmü anlatmaya kelimeler kifayet etmez.  Cennet çocuklarının efendisi Hz. Hüseyin, tıpkı babası gibi Kufelilerin ihanetine uğramış ve kendisini yalnız bırakmayan ailesi ile yakınları onun gözleri önünde şehit edilmişler; sonra da peygamber efendimizin öpüp kokladığı başını gövdesinden ayırmışlardır. Yezit, yezitliğini yapmıştı. Onun adı hep kötülükle, aşağılayıcı bir sıfat olarak kullanılmış ve kullanılacaktır. Ama Hz. Hüseyin, zulme başkaldırmanın sembolü olarak tarihteki yerini almıştır.

Hz. Hüseyin kendisini boyun etmek için ikna etmek isteyenlere şöyle seslenir: ‘’ Mazlumun gücü inanç, zalimin gücü kılıçtır. Sanılmasın ki boyun eğmemek kibirdir. Ben de boyun eğerim. Ama bunu yaparsam zalimlik azalacağına çoğalır. Kendi adıma değil, inanmış ve inanacaklar adına zalimin karşısında dik dururum. Zalimin karşısında boyun eğeceğime şereflice ölmeyi tercih ederim.’’

‘’Tarih, tekerrürden ibarettir.’’ sözü doğrulanırcasına zalimler ve onlara karşı direnenler, yeryüzü sahnesinden eksik olmamış. Öyle ki zaman gelmiş ‘’her gün aşura her yer kerbela ‘’ sözü bir gerçeklik olarak söylenir olmuş. Ancak unutulmamalıdır ki zalimin zulmünü inanmışlığın direnci eninde sonunda yener. Bugün yenemezse yarın mutlaka yener. Çünkü ‘’bir yer küfürle ayakta kalabilir ama zulümle asla ayakta kalamaz.’’ Zulüm, inanmışlık karşısında yenilmeye mahkûmdur. Hz. Hüseyin ile matem ayı şehitlerini rahmetle yâd ediyoruz. Direnişlerinin çağları aştığını, kendilerinin de sembolleştiklerini biliyoruz. Sözü Keçecizade İzzet Molla’ya bırakalım.

Dideden su yerine kan akacak dem geldi                                                                 

Kerbela günleridir ağla Muharrem geldi                                                                     

İzzet anmazdı Yezîd’i acaba n’oldu sebep                                                                    

Var ise hatırına ehl-i cehennem geldi.

 

( Gözden su yerine kan akacak zaman geldi

Ağla, Kerbela günlerinin olduğu Muharrem geldi.

İzzet, Yezîd’i anmazdı, acaba anmasına sebep ne oldu

Bir sebep varsa aklına cehennem ehli geldiğindendir.)

EYYUP YÜKSEL

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.