islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
15,9509
EURO
16,7344
ALTIN
933,58
BIST
2.393,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Az Bulutlu
Perşembe Açık
20°C
Cuma Açık
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Az Bulutlu
20°C

MODERN CAHİLİYE DÖNEMİ

MODERN CAHİLİYE DÖNEMİ
14.04.2022
A+
A-

Nefislerin esareti altında yaşamanın özgürlük; nefislerin esaretinden kurtulmayı başarıp hak ve hakkaniyet içinde yaşamanın gericilik ve yobazlık olarak tanımlandığı, “modern cahiliye dönemini” yaşıyoruz.

Akıl ve vahyi birbirinden ayırarak aklı ön plana çıkartan pozitivist düşünce, öyle azgınlaşarak hayatımıza girdi ki, tanrı tanımazlık veya ilah tanımazlık bir yana, insan kendini ilahlaştırmaya başladı…

Bu cümlemizi aşırı bulanlar için aşağıda ki ayeti kerime yeterli cevap ve delil olur diye düşünüyorum:

“Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?” (Furkan 77)

Modern cahiliye dönemi dedik ya… devam edelim o zaman.

İslamiyet’ten önce cahiliye dönemi olaylarına baktığımızda, günümüzde yaşanan olayları bir anda unutuverir de, o günün olaylarına hayret ederiz. Mesela kız çocuklarının uğursuz sayıldığı için beş altı yaşlarına geldiklerinde diri diri toprağa gömülme hadisesi insanlarımızı şaşırtmakla kalmaz bu olaya kin ve nefret duyguları ile bakarken; günümüzde kadının feminist yaklaşımlarla reklam aracı olarak kullanıldığını, fabrikalarda çalıştırılarak emeğinin sömürüldüğünü pek göremeyiz ya da görmek istemeyiz. Sevgi ve şefkat ile yaklaşmamız gereken kadınlarımız, kapitalizmin çarkları arasında ezilirken, bunu modernizmin  cahiliye hareketi olduğunu bile bile, “kadınlarımız kendi ayakları üzerinde durmalı” kılıfı altında pazarlandığını fark etmeyiz ya da etmek istemeyiz. Çünkü nefislerimiz devreye girmiş ve bizi esareti altına almıştır.

Modern cahiliye dönemi dedik ya…

Mesela yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de “Fakirlik korkusuyla çocuklarınızın canına kıymayın! Biz onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.” (İsra Suresi 31) buyururken, “Bakabileceğin kadar çocuk yap” gibi şeytani bir düşünce ile ana rahminde ki çocukları dahi kürtaj yoluyla katledebiliriz. Hatta doğan gayri meşru çocukları, poşet içine koyar ve çöp konteynırına bile atabiliriz. Öyle ya… O çocuk zaten istenmiyordu ve kazara doğdu… Nasıl ki on beş asır önce uğursuz sayıldığı için kız çocuklarının yaşamaya hakkı yoksa; günümüz modern cahiliye döneminde de gayri meşru ya da istenmeyen çocuğun da yaşamaya hakkı yok.

Alın size modern cahiliye döneminin daniskası…

Siz zannediyor musunuz ki, Ebu Cehiller, Ebu Lehebler Peygamberimize inanmadılar! Ebu Cehil Hz. Muhammed’in getirdiğine inanmıyorum derken, geceleri gizlice gider, pencerenin altında Peygamberimiz (sav)’in okuduğu Kur’an-ı Kerimi dinlerdi. Bu kimseler bir türlü şeytanın bacağını kırıp, nefislerinin esaretinden kurtularak “inandım” deyip özgür yaşamayı seçemiyorlardı… Çünkü Mekke’nin zenginlerinden olan bu kafirler halkı çalıştırıyor, borçlandırıyor ve kanını faiz belası ile emiyorlardı. Evet faiz de cahiliye dönemi olaylarının başında gelen ve insanların kanını emen büyük bir bela idi.

Günümüzde ise faiz, modern bir görünüme büründü ama cahiliye dönemi belası olma vasfını yitirmedi. Artık faiz, bankalar vasıtasıyla devlet eliyle yönetiliyor ve halkımız kapitalizmin çarkları arasında  çatır çatır eziliyor… Bunun adı da maalesef modern yaşam oluyor.

Modern cahiliye dönemi dedik ya…

İslamiyet’ten önce içki ve kumar da çok yaygın bir halde toplumu sarmalamıştı. İçki içmek sıradan hale gelmiş, bir kadının on erkekle aynı anda nikah kıyması (poliandri) meşru görülmekteydi.

Bize Modernizm diye yutturulan günümüz dünyasında ise bu olaylar, emin olun on beş asır öncesi cahiliye dönemi olaylarını mumla aratacak cinsten cereyan ediyor. Pornografinin yaygınlaşması, akıllı telefonlar vasıtasıyla bu iğrençliklere çocuklarımızın dahi kolayca erişme imkanının olması v.s.

Güya modern(!) bir hayat yaşıyoruz ama cahiliye olaylarını yaşamada da tavan yapmış durumdayız. Modernlik ve cehalet kavramlarının yan yana kullanılması ne garip değil mi? Ama artık yaşadığımız post-modern dünya da emin olun hiçbir şey garip değil…

Ne yaparsanız yapın, modernlik adı altında, bu yaptıklarınızı satın alacak beyinleri iğdiş edilmiş bir insan güruhu buluyorsunuz…

Bizlere düşen ise, durmadan ve dinlenmeden kendi nefislerimizle de başa çıkmaya çalışarak irşad görevimizi her an ve her yerde yapmaya çalışmaktır.

Son söz;

“Kur’an-ı Kerim, cahiliye dönemi olayları üzerine inmiş ve “insanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkarmak” üzere hükümler getirmişken; yüzyıllar sonra bu gerçekleri göremeyerek cahiliye olayları içinde özgürlük kılıfı altında debelenmek ve buna modernizm adını vermek, tek kelimeyle akıllı insanların işi değildir.

Akıllı olan insanların işi, geçmiş ümmetlerin helak olma sebeplerini de düşünüp şu ayeti kerimeyi tefekkür ederek hayatına yön verebilmektir.

“Görmediler mi ki, onlardan önce yeryüzünde size vermediğimiz onca imkânı kendilerine verdiğimiz, gökten üzerlerine bol bol yağmur indirip (evlerinin) altlarından ırmaklar akıttığımız nice nesilleri helâk ettik. Biz onları günahları sebebiyle helâk ettik ve onların ardından başka nesiller meydana getirdik.” (En’am 6)

Selam, saygı ve muhabbetlerimle…

Şaban Doğan

 

                                                                                                                     

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.