islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
18,6327
EURO
19,7169
ALTIN
1.083,48
BIST
4.962,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Az Bulutlu
14°C
Perşembe Az Bulutlu
15°C
Cuma Çok Bulutlu
17°C

Mülteci Sorununa Doğru Bakış…

Mülteci Sorununa Doğru Bakış…
06.05.2022
A+
A-

Mülteci sorunu üzerinden 2023 seçimlerine yönelik ciddi bir baskı oluşturma çabaları gözlemleniyor. Siyasi tartışmalar, film çalışmaları, siyasal propaganda yöntemleri ile bu sorun ciddi olarak güncelleştirilecek ve iktidara yönelik öfkeyi çoğaltma arayışlarına destek olarak sunulacak gibi görünüyor.

Bir Müslüman olarak mülteci, zorunlu şartlar yüzünden yurdundan ayrılan ve bir başka yurda geçme zorunda bırakılan veya kalan kişi olarak isimlendirilmelidir. İş, aş, gezi vesaire ile bir başka yurda gitmek ve gezmek tabii ki mülteci sınıfına dâhil edilemezler. Bu temel tespitten sonra, mülteci, Tanrı Misafiri kavramını en iyi hak eden olarak görülmelidir. Çünkü yalnız, çaresiz ve sığınacak bir yeri olmayan kişidir.

Zekât verilecekler listesinde, ibn-i sebil/ yolcuya pay ayrılmıştır. Bu yolcunun farklı anlamları olmakla birlikte bugün için anlamlı olabilecek ve üstat Muhammed Hamidullah’ın bahse konu olan ayette geçen kavrama dikkat çektiği üzere mülteci olarak tanımlamak mümkün ve bugün için doğruyu işaret eder, görünmektedir. Dolayısıyla, Müslümanlar, zekâtlarının bir kısmını mülteci konumuna düşmüş kimsesiz ve sahipsiz kalan insanlara ayırmaları imanları gereği olacaktır.

Yarın kimin mülteci konumuna düşeceği belli değildir. Avrupalı ülkelerin, Suriyeli mültecilere yönelik gösterdikleri şiddet ve kabul etmeme politikaları, Ukraynalı mülteciler söz konusu olunca geri tepti. Kucak açtılar, Ukraynalı mültecilere… Müslüman ise mülteci konumuna düşmüş Müslümanı kardeş bilerek ona sahip çıkar, Müslüman değilse de mazlum, yalnız, kimsesiz ve sahipsiz diye sahip çıkmalıdır.

İnsan, muhteremdir.

Dini, dili, rengi, ırkı, cinsi fark etmeksizin muhteremdir. Her insan gibi mültecinin de hakları vardır ve korunmaya alınmalıdır. Bir insanın özgür iradesi ile tercihte bulunması ve sonuçlarına katlanması sorumluluğu gereğidir. Ama yaşarken, düştüğü sıkıntıları paylaşmak ve ona yardımcı olmak ise öncelikle Müslüman insanın uhdesinde, sonra insan olan ve kendi insanlığının değerini bilen her insanın uhdesinde olmalıdır.

Geleceğe dair olumsuz gelecek hayali/distopik düşünüşler ile propaganda yaparak siyaseti değiştirmeye yönelmenin makul ve mantıklı bir izahı bulunamaz! Mazlum ve mağdur olmuş insanlar üzerinden bunu yapmak ise tam bir insanlığa ihanet olarak görülmelidir. Mülteci, yardıma muhtaç kişidir. Yardıma muhtaç kişiye yardım etmek ise insani ve İslami bir sorumluluktur. Yani bu sorumluluğu sadece Müslüman olmayla sınırlandıramayız. Ama Müslüman sahip olduğu ahlaki yapı ile bunu ilk önce ve kendi inancının gereği olarak yapmalıdır.

Devlet, mülteci sorununu enine boyuna ele almalı, bugüne kadar uyguladığı politikaları, yeniden gözden geçirmeli, yapılan olumsuz propagandaları boşa çıkaracak bilgilendirmeler yapmalı, mülteciliği bir sorun olmaktan çıkaracak, halkın sağduyusunu da harekete geçirecek politikaları sivil toplum kuruluşları ile de paylaşarak meseleyi sorun olmaktan çıkarmalıdır. Müslüman insan ise propagandaya karşı açık bir duruş sergileyerek kendisini algıyı yönlendirme saldırılarından korumalıdır. Her önüne düşene, her söylenene inanmamalı… Çünkü inanmanın ve gördüğünü doğru yorumlamanın ahlaki bir zemini var ve Müslüman buna göre hareket etmeyi öğrenmelidir.

Mültecilere yönelik yapılan her yardım, ilahi rızaya yönelik bir adım olarak görülmeli, Allah’ı razı etmenin yolu; mahrum, mahcup ve muhtaç durumda olanlara yardım elini uzatmaktan geçer. Şefkat, merhamet ve sabırla mültecilere davranmayı bir ahlak edinmeliyiz ki Allah bize rahmetini yağdırsın…

Abdulaziz Tantik

 

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.