islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
17,9632
EURO
18,3426
ALTIN
1.031,59
BIST
2.795,06
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
32°C
İstanbul
32°C
Açık
Salı Açık
31°C
Çarşamba Az Bulutlu
28°C
Perşembe Az Bulutlu
30°C
Cuma Az Bulutlu
29°C

ÖZGÜRLÜĞÜN KAYNAĞI DA KÖLELİĞİN NEDENİ DE GÜÇTÜR

ÖZGÜRLÜĞÜN KAYNAĞI DA KÖLELİĞİN NEDENİ DE GÜÇTÜR
15.05.2022
A+
A-

İnsanoğlunu köleleştiren de özgürleştiren de kaynağı yine kendisinde bulunan güçtür.

Yeryüzünde insanoğluna Allah’ın vermiş olduğu halife olma özelliğinden dolayı kendisindeki bu potansiyeli keşfeden istisnai kişiler ikna yöntemiyle kitleleri peşine takıp elde ettikleri topluluk gücünü kendi ve yakın çevresinin özgürlüğü için kullanıp geri kalan kısmı için de köleliğe mahkum etmişlerdir. İnsanın varoluşundan günümüze kadar söz konusu köleliğin yaşanma biçimi, tarifi, toplumda ki pozisyonu farklı usul ve yöntemlerle şekillenmiş ise de öz itibariyle ilk günden bugüne kadar değişmemiştir.

Haklının değil güçlünün haklı olduğu bir insanlık aleminde dünya nizamına paralel olarak ülkelerin iç bünyelerinde de gücün müsaade ettiği ölçüde haklının hakkını teslim eden adaletin kısmen tecellisi mümkün olmaktadır.

Mensubu bulunduğu otorite eliyle gücün kişilere sunduğu toplumsal hayatta insanlar ailesiyle birlikte sorunsuz geçimini sağladığı müddetçe gücün dayattığı her türlü yaşam çeşidini, adaleti, düşünceyi, inancı sorunsuz bir şekilde kabul etmiştir. Çevresinde gördüğü hak ihlalleri karşısında da haksızlığın kaynağı gücün karşısında ki kendi güçsüzlüğünü gerekçe tutarak vicdanının sesini kapatır. İnsanlık aleminde iletişimin ve etkileşimin yayılma hızı ölçüsünde toplumsal hayatta ki “özgürlük” de “kölelik” de versiyon ve kavramsal farklılıkları çerçevesinde insanlar nezdinde ki arz ve kabule göre şekillenir ve yerleşir.

İnsanoğlunun genelinin özgürlük kavramına yüklediği birinci derecedeki husus arzu ettiği mutlu ve sürdürülebilir bir yaşama kavuşmaktır. Bu yaşamı ona hangi kişi hangi kurum hangi rejim hangi organizasyon bahşeder ise o kişi onun tebası olmayı gönüllü bir şekilde kabul ettiğine tarih şahittir. Bu kabul tâbi olduğu toplumun genelinin memnuniyet derecesine göre uzun veya kısa sürer.

İlahi dinlerin bozulması bu yolla gerçekleşmiştir. Gücü oluşturan unsurlar ne din ne de benzeri sosyal hayat veya felsefi düşünce değildir. Gücü oluşturan unsurların başında aklı çalıştıran insan beyni ve iradesidir.

İnsan toplulukları eliyle devşirilen ve toplum adına kullanılan iktidar gücü isterse halkını dinsiz yapar komünizm gibi, isterse dünyaperest yapar kapitalizm gibi. Bu güç siyaset yoluyla elde edilen iktidar gücüdür. Öyle bir güçtür ki bu, pozisyonunu korumak için Peygamber torunlarını bile katledecek kadar insanoğlunun gözünü karartır, beynini sulandırır ve vicdanını köreltir.

İnsanlık tarihi boyunca farklı usul ve yöntemler çerçevesinde tezahür etmiş olup günümüzde de adına demokrasi ve cumhuriyet dediğimiz batı medeniyetinin kurallarıyla küresel hakimiyet sürdürülmektedir. Batı medeniyeti dediğimiz ülkeler kendi iç bünyelerindeki idari ve iktisadi düzeni insani değerler bakımından sürdürürken kendi dışında ki ülkeleri ise terör ve mafya kurallarına göre nizam vermeye çalışmaktadır. Cumhurbaşkanımızın batı ülkelerinin desteklediği terör örgütlerine karşı verdiği mücadele de demokratik hukuk kurallarına göre hareket etmemizi istemeleri bu milleti ve ülkeyi kolay lokma yapmaktan başka bir amaç taşımamaktadır!

Demokrasi, yargı, askeriye, siyaset; Batı Medeniyetine hizmet için kullanılırsa sıkıntı yok; Recep Tayyip Erdoğan muktedir olduğu iktidar eliyle Türk-İslam Medeniyetine hizmet ederse sıkıntı çok!..

Batsın Sizin çağdaş firavun düzeniniz!..

Dünyanın maruz kaldığı kötü gidişatı görmeksizin iç siyasette kriz tellallığı yapmak bence kendi ayağına kurşun sıkmakla eşdeğerdir!..

Mevcut küresel dünya düzenini dikkate almadan sadece ülkemiz içerisinde ki siyasi gelişmelere ve atışmalara bakarak tekdüze bir anlayışla; hala millet çoğunluğunun güvenini ve gönüllerini kazanan, liderliğini yapan rüştünü ispatlamış bir siyasi lidere muhalefet yapmak bu süreçte toplumun temellerine dinamit koymakla eşdeğerdir.

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.