Pandeminin manevi yönü

Emekli Müftü. Ali KARA

Eski kavimlerden özet misaller vermek istiyorum. 

Ad kavmi, Hazreti Hud (a.s.) ın kavmidir. Azgınlıkları yüzünden Kasırga ile cezalandırıldı, yedi gün içerisinde toz duman haline geldiler. Fussilet Suresi 15, 16. ayetler. 

Lut(a.s.) ın kavmi. Cinsel sapıklıkları aleni hale getirdikleri için,    Önce gözleri kör edildi, sonra şehrin altı üstüne getirilip, üzerlerine de taş yağdırıldı. Öylece donup kaldılar.  (Araf Suresi,7/ 81, 83, 84. Hud 11/ 78.79.  Hicr  15/73, Tevbe 70)

Hz. Musa(a.s.) Yahudilerin peygamberidir. Denizi geçerek firavundan kurtuluşa sevinmiyor, her gün bir isyan çeşidi çıkarıyor, Putperestlikten vazgeçmiyorlardı. İsyanlarına karşılık önce yağmurla sel geldi. Sonra çekirge, haşere, kurbağalar geldi.  Bu hayvanlar onların ağızlarına ve gözlerine hücum ediyordu. Bunların kalkması için Hz. Musaya yalvardılar, Kaldırılınca da sen sihirbazsın dediler. Ve belalarını buldular. (Hud Suresi, 64,A’raf Suresi 7/ 75,77–133–135),

Salih(a.s.)semud kavminin peygamberidir.  mucize olarak istekleri üzerine Allah kayadan hamile bir deve çıkardı. Kabileye yetecek süt sağıyorlardı. Su içmemesi için, Peygambere inat olsun diye deveyi öldürdüler. İman edenler kurtuldu, diğerleri Dağlardan fışkıran ateşle helak oldular. Neml  27/ 53.  Hûd11/ 68, 89.  Furkan 25/ 38,40, Fussılet  41/17, Araf 7/78  

Nuh(a.s.)ın kavmi Onunla alay etti. Öldükten sonra dirilmeyi, cenneti ve cehennemi kabul etmeyip putlara taptılar. İnananlara işkence ettiler. Kadınlarında İffet ve hayâ yoktu. Nimete nankör bir milletti. Hz. Nuhun gemisine binen kurtuldu gerisi boğulurak helak oldu.(Hud Suresi 11/33, 40, 44, Nuh 71/26 

Geçmiş milletlerin belalarından ibret, haberlerinden de ders almalıyız.  

Peygamberler, Allah’a iman, itaat, sevgi, bağlılık ve takvadan bahsediyorlardı. Kavimleri ise;  Allah’a isyan, fücur, O’na düşmanlık, inkar ve küfürle karşılık veriyorlardı. Biz onların neresindeyiz. Galiba yapmadığımız çok bir şey kalmadı.

İçki, kumar, zina, faiz, bizde daha fazla. Cinsel sapıklık hat safhada. İslam’a inat olsun diye İki erkeği birbirine nikâhlayıp, kanal kanal dolaştırdılar, din adına kimseden ses çıkmadı.

Televizyon gülü hocalarının da başı dönmeye başladı. Din adına konuşanların kimi ayetlere, kimi hadislere sataşıyor, kimi kaza namazı yok diyor,  kimi Hz. Hatice validemize hakaret ediyor, Ebu Hüreyre hazratlerini nesepsizlikle suçluyor. Kimi de deizmin reklâmını yapıyor. İslam itikadının neresindeyiz. Zihinler çok karışık. 

Efendimiz(s.a.v.) zina çeşitlerini sayarken:

“Gözlerin zinası bakmak, dilin zinası konuşmaktır. Nefis de temenni eder ve iştah duyar. Ferc de bunu tasdik veya tekzib eder.”Buyuruyor.(Buharî, isti’zân ; Müslim, Kader ; Ebû Davud, Nikâh)

Toplu taşıma araçlarında dokunma, sarılma öpüşme zinası aleni yapılmaktadır. Hoş görüde edeb duvarını aştığımız için, sessizce seyrediyor yüzümüzü dahi buruşturmuyoruz.

Bir hatıramı arz etmek istiyorum. Arkadaşımın düğünü için Yeşilköy’e gitmiştim. Sıkıldım dışarı çıktım. Birde ne göreyim. Bir adam kadını ağaca yaslamış, zina ediyor. İçimden bir ses, hani kötülüğü görünce elinle düzeltecektin dedi. Yanlarına vardım. Siz Allah’tan korkmuyorsanız, insanlardan da Utanmıyor musunuz dedim. Adam döndü özür diledi elele tutuşup gittiler. Olay vukuatsız bittiği için Allah’a şükrettim.

Tesettür düşmanları aleni hücum etse de, biz kavga taraftarı değiliz. Ancak nazikçe ikaz hakkımızı da kullanmalıyız.

İlahlık taslayan Numrudu burnundan soktuğu sivri sinekle kafasını duvarlara vurarak öldüren yüce Rabbim, süper güç olduğunu iddia eden zavallıları da, ağırlığı bir gram olmayan bir virüsle köşe bucak kaçırıyor, sokulacak delik aratıyor.

Benim Rabbim kimseye zulmetmez. O’nun zalim sıfatı da yoktur. Ama hak edilenin karşılığını da verir. Zira Kur’an’da:

“Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) Allah çoğunu affeder.” Buyrulmaktadır.  (Şura Suresi 24/30)
Ayetin muhatabı günahkâr müminlerdir. Musibet toplu halde gelir. Suçsuzları ayırmaz. Zalimler cezasını çeker, sabreden müminlerde mahşerde mükâfatını alırlar.

Geçmiş milletlerin suçlarının çoğunu işlediğimiz için, musibetlere doğru hızla yol alıyoruz. Kuraklıktan sonra ne gelecek, onu Allah bilir.

Pandemiden kurtulma parolesinin:

Maske, Mesafe, Hijyen  tövbe ve Allah’a itaat olarak değiştirilmesi lazım.

O zaman Yüce Rabbimiz belki bize acır da bu belayı kaldırır. Zira Hz. Yakup(a.s.) çocuklarına öğüt verirken “ Önce tövbe edin ki, Allah dualarınızı kabul buyursun” diyordu.” Kalın sağlıcakla.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here