islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
16,6198
EURO
17,3800
ALTIN
971,09
BIST
2.401,96
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
27°C
İstanbul
27°C
Açık
Perşembe Açık
28°C
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Pazar Açık
27°C

SÜRTÜKLÜĞÜN, ZULMÜN, FAİZİN… KENDİSİ Mİ DİLE GETİRİLMESİ Mİ?

SÜRTÜKLÜĞÜN, ZULMÜN, FAİZİN… KENDİSİ Mİ DİLE GETİRİLMESİ Mİ?
07.06.2022
A+
A-

Müslümanız, namaz kılmak, zekât vermek ve adaletli olmak gibi bir önemli görevimiz de güzel konuşmaktır. Her Müslüman, dilini güzelce konuşmakla yükümlüdür. (İsra 17/53)

Güzel Konuşmakla Yükümlüyüz

Güzel konuşmak doğru, faydalı, etkili, muhatabın seviyesine uygun, sevdirici-sevindirici, öğüt olarak algılanıp düşündürecek şekilde anlamlı ve yumuşak konuşmaktır. Bütün bunlar Rabbimizin Kur’ânî buyruğudur.

Haklarına  tecavüz  edilen, iftiraya uğrayan ve başkaldırıya maruz bırakılan kişinin, yalnızca onun kendisine yapılanı yerici bir şekilde duyurması  Nisa 148 ile ruhsatlı olduğu için meşru görülebilir. Bu âyette  şöyle buyrulur:

“Allah, kötü-çirkin-yerici sözlerin, açıkça dile getirilmesini sevmez. Ancak bu gibi sevilmeyen sözlerin, haklarına tecavüz edilen ve  zarar gören kişiler  tarafından söylenmesi bu kuralın dışındadır. Allah gerçekten her şeyi duyan, her şeyi bilendir. (Nisa 4/148)

İslam dininin hayatımızı yönlendirici ilkelerinden saptığımız  için değer yargılarımız da alt üst olmuştur. Bu sebeple günahların/suçların kendileri değil de dile getirilmeleri yadırganmaktadır.

Günahların Önemli  Bir Kısmı Suçtur

İslam dininde haram kılınıp yasaklanmış her eylem günahtır. Günahların büyük bir bölümü de hukuken takibe uğratılıp  ceza verilebilecek şekilde  suçtur.

Mesela kişi haklarına tecavüz olan zulüm günahtır ve de suçtur.

Zina ve  eşcinsellik günahtır ve de suçtur.

Yakıp yıkma anlamına anarşi günahtır ve suçtur.

Faizli işlemlere dayalı ekonomik faaliyetlerde bulunma azim bir günahtır ve de İslam hukukuna göre suçtur.

Gündemimize düşen “sürtük” konusuna gelince…

Sürtük Kimdir ve Sürtüğe Sürtük Denebilir mi?

TDK’ye  göre sürtük  “Vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın. Aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın, fahişe/ hayat kadınıdır.

TDK’nın sunduğu  anlamlara göre de sürtüklük yani ev merkezli toplum hayatını benimsemeyip kadınlık görevlerinden kaçınma, bir çok kişi ile evlilik dışı flört türü alaka kurma ve de cinsel ilişkiye girme de günahtır ve suçtur.

Fahişe/zinacı kadın  anlamına kullanılacak Sürtük kelimesi ancak en az dört şahidin tanık olacağı şekilde alenen zina yapan kadınlar için kullanılabilir. Hafifi meşrep olsa da zinadan beri  iffetli bir kadın için kullanılamaz, kullanılması zina iftirası anlamına  günah ve suçtur.

Ne acı ve ne gariptir ki bütün bu günah ve suç olan işlemlerin kendileri değil de karşıt bir dille dile getirilmeleri yadırganır ve eleştirilir olmuştur. Oysaki asıl yadırganması gereken zulmün kendisidir. Faizci uygulamanın kendisidir. Sürtüklüğün kendisidir.

Üstelik zina ve faiz gibi günahlar ve suçlar, modernlik-özgürlük ve ekonomik faaliyetler türü doğal eylemler görülmektedir. Bu bir sosyal çöküştür.

Biz Müslümanlar Farklı Olmalıyız

Biz ateist değiliz, biz deist değiliz, biz İslamî iman ve yaşam değerlerinin bağlısı ve muhafızıyız. İslam’ın,  ortak aklın ve ilmin karşı olduğu sözler, davranışlar, işler ve ilişkilerden gücümüz ölçüsünde sakındırmakla ve birbirimizi de uyarmakla yükümlüyüz.

Bu yükümlülüğümüzü yerine getirirken şekli hata yapabiliriz ama yericilerden çekinmeden doğruya yönelerek  dengeli olmaya çalışmalıyız. Bizi dengede kılacak Kur’ân ölçülerinden biri ile sözü bağlayalım:

‘” Yasalarını tanımayan kâfir-münafık tiplerin kalplerindeki duygularını Allah iyi bilmektedir.  Ey yükümlü insan, sen bu gibi  kişilere aldırış etme, takılma. Sen öğüt verici ol, insanlar üzerinde olumlu etki bırakacak  şekilde konuş.” (Nisa4/63)

Ali Rıza Demircan

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.