
Fon Krizinde, tasfiye kapsamına giren toplam portföy büyüklüğü 891 milyar TL, yani 21,4 milyar dolar. Yaklaşık 353 bin yatırımcı doğrudan etkileniyor.
Gerçek zarar, bu portföyün tasfiyesi sonunda ortaya çıkacak.
Şimdi paranın izini sürmeye çalışalım.
Hadisenin başlangıcında iki önemli finansal küme bulunuyor: Pusula Grubu ve Tera Grubu
Pusula’da; Pusula Portföy, Pusula Yatırım Menkul Değerler ve Katılımevim, Gündoğdu gıda gibi şirketler bulunuyor.
Tera’da; Tera Portföy ve çok sayıda yatırım fonu bulunuyor.
Hikâye şöyle başlıyor.
Pusula Grubu’na bağlı portföy yönetim şirketinin yönettiği fonlar, Katılımevim ve Gündoğdu Gıda hisselerini topluyor. 1 Aralık 2025 itibarıyla Katılımevim sermayesindeki payı %25,59’a; 18 Ağustos 2026 itibarıyla Gündoğdu Gıda’daki payı %38,67’ye kadar çıkıyor.
SPK, 18 Eylül 2026 tarihinde “bu işin böyle sürdürülemeyeceği konusunda” uyarıp bazı tedbirler alıyor.
SPK’nın uyarısı ile yatırımcılar uyanıyor! Pusula’dan çıkışlar başlıyor.
İşte bu çıkışlarla birlikte, problem de açığa çıkıyor.
28 Ağustos sonrasında Pusula fonlarından yaklaşık 132,7 milyar TL çıkış oluyor.
Peki çıkan para kimin?
Bu para buharlaşmadı ya! Birilerine ödendi.
Kimlere ödendi?
Yine, Pusula’nın kendi açıklamasına göre TEFAS’a açık iki fonunun büyüklüğü yaklaşık 115 milyar TL iken 8 milyar TL’nin altına düşürülmüş. Yani 107 milyar TL transfer yapılmış.
Aynı açıklamada iki fonun 2026 yılında sırasıyla %85 ve %152 getiri sağladığı ve yaklaşık 155 bin yatırımcıya toplam 26,5 milyar TL getiri sağlandığı belirtilmiş.
Dolayısıyla ilk büyük araştırma konusu bellidir:
107 milyar TL kimlere ödendi?
Büyük yatırımcılar kimlerdi?
Ne zaman girdiler?
Ne zaman çıktılar?
Ne kadar kazandılar?
Küçük yatırımcılarla büyük yatırımcıların çıkış tarihleri aynı mıydı?
Grup şirketleriyle veya fon yöneticileriyle ilişkili yatırımcılar bulunuyor muydu?
Kimler yüksek NAV’lardan parasını alarak sistemden çıktı?
Bunların cevaplarını bugün bilmiyoruz.
Ama araştırmalar sonucu ortaya çıkacağını düşünüyoruz.
Çünkü krizin gerçek hikâyesi burada saklıdır.
İşte tam bu noktada kapsama alanına Tera da giriyor.
9 Eylül’de Tera Grubu, Pusula Finans Holding ve ona bağlı ekonomik bütünlüğün bir bölümünü devralmak üzere görüşmelere başlıyor. Süreç olağanüstü hızlanıyor! Taraflar temelde mutabakata varıyor.
12 Eylül’de Tera, kamuoyuna yansıyan bazı olumsuz gelişmelerin, satın alma konusundaki fikirlerini değiştirmediğini açıklıyor.
13 Eylül’de süreç yönetim düzeyine kadar ilerliyor.
15 Eylül’de Pusula, bazı fonlarında yatırımcıların katılma payı iade ödemelerinin zamanında gerçekleştirilemediğini açıklıyor. Yani temerrüde düşüyor.
İlginçtir, Pusula’nın bu açıklamasından sadece 26 dakika sonra, Tera son derece dikkat çekici bir açıklama yapıyor; “Devir henüz tamamlanmamıştır. Pusula fonlarının portföy ve likidite yönetimi Tera’nın sorumluluğunda değildir.”
Bu açıklamanın neden yapıldığı da mutlaka araştırılmalıdır:
9 Eylül’de Tera ne biliyordu?
12 Eylül’de ne biliyordu?
15 Eylül’de ne öğrendi?
Ve neden Pusula’nın likiditesinden kendisini bu kadar açık biçimde ayırmak zorunda kaldı?
Fakat yangın yayılmaya devam ediyor. Hikâye çok daha büyük hale geliyor.
Pusula’nın temerrüdünün ertesi günü, Tera Portföy de ödemelerinde temerrüde düşüyor.
Tera Portföy tek başına yaklaşık 13,7 milyar dolar varlık yönetiyordu. Pusula ise yaklaşık 13 milyar dolar. Yani toplam varlık yaklaşık 27 milyar dolar, benzer işlevler ve yüz binlerce yatırımcı.
İşte hadisenin doğrudan ölçeği burada görülüyor. Dolaylı ölçek çok çok daha fazladır.
SPK nihayet Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy’ün TEFAS’ta işlem gören fonlarına müdahale ediyor. 131 fonu tasfiye sürecine sokuyor. Rakamları başta verdik.
Olayın vehameti, devletin aldığı tedbirlerden de anlaşılıyor. Yetkililer zorunlu satışların başka fonlara, hisselere, aracı kurumlara ve finansal sisteme yayılmasını önlemeye çalışıyor. İsabetli reflekslerdir.
Şimdi yapılması gereken iş, para haritasının çıkarılmasıdır.
Sorular hemen hemen bellidir;
Fonlara kimlerden ne kadar para geldi?
Bu paralarla hangi hisseler hangi fiyatlardan alındı?
KTLEV, GUNDG, DSTKF ve benzeri düşük dolaşımlı hisseleri fonlara satan kişiler ve kurumlar kimlerdi?
Fonların büyük alımları sırasında bu hisselerin fiyatları ne kadar yükseldi?
Yüksek NAV ve yüksek getiri nedeniyle sisteme ne kadar yeni para girdi?
Fonlar birbirlerinden ne kadar borçlandı?
SPK’nın açıkça sözünü ettiği “ilişkili taraflar arasındaki teminatsız borçlanma” hangi fonlar arasında gerçekleşti?
İlk büyük çıkışları kimler yaptı? (En uyanıkları bunlar olsa gerektir!)
Pusula’dan çıkan 132,7 milyar TL’nin sahipleri kimlerdi?
Pusula’nın açıkladığı 107 milyar TL ödeme kimlere yapıldı?
Açıklanan 26,5 milyar TL gerçekleşmiş getiri kimler arasında dağıldı?
Tera, Pusula’yı satın almaya karar verdiğinde Pusula’nın likidite ve fon yapısı hakkında ne biliyordu?
Tera’nın Pusula’yla ilişkiye girmesinden önce Tera fonlarının likidite durumu nasıldı?
Ve sonunda 891 milyar TL’lik portföy tasfiye sonunda kaç milyar TL edecek?
Yani asıl mesele: kazanç kime gitti, zarar kime kaldı?
Bu dosyanın gerçek muhasebesi ancak böyle yapılabilir. Çünkü finansal sistemlerde para kolay kolay yok olmaz.
Çoğu zaman el değiştirir.
İşte soruşturmanın ekonomik ayağının cevaplaması gereken ana sorular bunlardır.
Tutuklamalar elbette önemlidir.
Ama daha önemlisi, paranın bulunmasıdır.
Yoksa, bu 20 milyar doların üzerindeki hesabın bedelini kim ödeyecek?
TÜRKİYE KARDEŞLİK İÇİN DEVREDE MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın Afganistan ve Pakistan temaslarının nedeni belli oldu…
MEKKE VE MEDİNE ÜMMETİN ORTAK DEĞERLERİDİR Mekke ve Medine… Bunlar sadece iki şehir değildir. Mekke,…
BANKALAR NASIL SÖMÜRÜYORLAR BİLİYOR MUSUNUZ? Bankaların bir sömürü yöntemi de kağıt üzerinde yoktan para üretmeleri…
KADİROV’A YÜZDE 99,85 OY: Seçim mi, Sadakat İlanı mı? Kendisini geçmişte Vladimir Putin’in “piyadesi” olarak…
ANLAMIN ONTOLOJİK ZEMİNİ VE İLAHİ ÖZÜ: VARLIĞIN VE İNSANIN HAKİKAT ARAYIŞI Giriş: Anlamın Aşkın Karakteri…
Hamas Heyeti Kahire’de Filistinli Gruplarla Görüştü Hamas heyeti, Kahire’de gerçekleştirdiği temaslarda Filistinli siyasi gruplarla seçimler,…