
‘‘21. YÜZYILIN HİTLER’LERİ DÜNYAYI FELAKETE SÜRÜKLERKEN… VİCDANIN SON KALESİ TÜRKİYE’’
‘‘İnsanlığın Ahlaki Hafızasının Çöküşü!’’
İnsanlık…
Kadim tarihi boyunca nice tufanlar gördü. Nice imparatorluklar doğdu, yükseldi ve çöktü. Dünya savaşları yaşandı, şehirler harabeye döndü, milyonlarca insan toprağa düştü.
Fakat bütün bu felaketlerin ortasında dahi insanlık, kendisini ayakta tutan bazı temel sütunları korumayı başarmıştı:
Hak…
Hukuk…
Adalet…
Ahlak…
Erdem…
Tevazu…
İşte insanlık medeniyeti, yüzyıllar boyunca bu değerlerin etrafında yükselmişti.
Fakat bugün…
Bugün insanlık, tarihinin en karanlık dönemlerinden birini daha yaşamaktadır. Çünkü bugün ilahi dinlerin özünü oluşturan ve insanlığın asırlar boyunca damıtarak inşa ettiği bütün bu yüce değerler sistemli biçimde örselenmiş, tasfiye edilmiş, ayaklar altına alınmıştır.
Bugün dünyada yalnızca şehirler yıkılmıyor.
Yalnızca insanlar öldürülmüyor.
Bugün aynı zamanda insanlığın ahlaki hafızası da yok ediliyor.
“Olgunlaşan buğday başağı büyüdükçe başını yere eğer!”
Bilgelik büyüdükçe insan nefsi alçalır.
Kudret arttıkça insan daha mütevazı olur zira gerçek güç gürültü çıkarmaz.
Fakat bugün yaşanan tam tersidir.
Bugünün dünyasında güç kibir üretmektedir. Güç arttıkça erdem büyümemiş, merhamet artmamıştır. Tam tersine…
Güç sarhoşluğu büyümüş, kibir kuleleri yükselmiş, insanlığın üzerine hoyrat bir tahakküm düzeni kurulmuştur.
‘‘Küresel Gücün Kibri ve Korku Düzeni!’’
Bugünün hegemon güçleri olan Amerika Birleşik Devletleri/İsrail ve onların 21. Yüzyılın Hitler’leri olmaya aday liderleri Trump ve Netenyahu…
Bir taraftan, başta nükleer olmak üzere insanlık tarihinin gördüğü en yıkıcı silahları “demoklesin kılıcı” gibi bütün bir “insanlığın” tepeside sallandırırken,
diğer taraftan dünyanın geri kalanının kanı ve gözyaşı pahasına biriktirdikleri ekonomik güçlerini kullanarak,
ve dahası sapkın Siyonist/Evangelik anlayışın körüklediği bir güç tutkusu ile
bütün dünyaya akıl, mantık ve izan dışı bir korku düzeni dayatmaktadır.
Bu yalnızca bir güç politikası değildir.
Bu aynı zamanda ahlaki bir çöküştür.
Daha da trajik olan şudur:
Kendini yüzyıllar boyunca sözde! “medeniyetin ve insan haklarının beşiği” olarak takdim eden Avrupa da bugün, kendi iradesini otaya koymaktan acizdir!
Bugün Avrupa, gönüllü ya da gönülsüz olarak, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in stratejik gölgesinde hareket eden bir siyasi vesayet düzeni içerisinde sıkışıp kalmıştır.
Kendi kararlarını veremeyen bir Avrupa…
Ve tarih boyunca övündüğü sözde! ilkelerin çöküşü karşısında derin bir sessizliğe gömülmüş bir Avrupa…
‘‘Savaş Ekonomisi ve Şeytani Döngü!’’
Fakat bu karanlık tablonun arkasında daha da ürkütücü olan başka bir gerçek daha bulunmaktadır.
Dünya siyaseti artık yalnızca devletler tarafından şekillendirilmiyor.
Küresel güç dengeleri bu gün, Siyonist silah, finans baronları ve karanlık çıkar ağlarının etkisi altında belirlenmektedir.
Bugün savaşlar, yalnızca ideolojiler uğruna çıkmamaktadır.
Savaşlar aynı zamanda devasa bir ekonomi üretmektedir.
Siyonist silah baronları tarafından üretilen her mermi…
Patlayan her bomba…
Yalnızca bir cephede can almamaktadır.
Aynı zamanda başka, başka cephelerde yeni savaşların finansmanına dönüşmektedir.
Akan kan yeni silah siparişleri doğurmakta,
yıkılan şehirler yeni savaşların bahanesi haline gelmektedir.
Böylece korkunç bir döngü oluşmaktadır:
Savaşlar silahları beslemekte,
silahlar yeni savaşları doğurmaktadır.
İnsanlık adeta şeytani bir mekanizmanın içine sürüklenmiştir.
Ve bu kaotik düzen karşısında yalnızca küçük devletler değil…
Kelli felli birçok büyük devlet dahi derin bir yön kaybı yaşamaktadır.
Uluslararası ilişkilerde diplomatik akıl dumura uğramış, stratejik akıl pusulasını kaybetmiştir.
Dünya siyaseti sanki görünmez bir sis perdesinin içine hapsolmuştur.
Hiç kimse yarın ne olacağını kestirememektedir.
Dünya öyle bir noktaya sürüklenmiştir ki,
insanlık fırtınanın önünde savrulan bir yaprak gibi kontrolsüz bir uçuruma doğru sürüklenmektedir.
Fakat…
Tarih bize şu çok önemli bir gerçeği de öğretmiştir.
Zulüm hiçbir zaman ebedi olmamıştır.
Tiranlıklar ne kadar güçlü görünürse görünsün,
bir gün mutlaka çökmüştür.
Çünkü insanlık yalnızca güçle ayakta kalmaz.
İnsanlık adaletle ayakta kalır.
‘‘Mazlumların Umudu: Vicdanın Son Kalesi Türkiye!’’
Ve işte böylesi bir ateş çemberinin ortasında,
mazlumların sığınağı, kimsesizlerin kimsesi, umut arayanların son kalesi olarak bir ülke dimdik ayakta durmaktadır:
Türkiye.
Bu duruş yalnızca bir devlet politikası değildir.
Bu duruş, yüzyıllar boyunca vicdanı pusula edinmiş bir medeniyetin mirasıdır.
Çünkü bu toprakların mayasında güçten önce merhamet vardır.
Kudretten önce adalet, siyasetten önce insanlık vardır.
Bu yüzden bugün dünyanın dört bir yanında mazlumların bakışları Anadolu’ya çevrilmiştir.
Çünkü bazı ülkeler yalnızca sınırlarıyla büyüktür.
Bazı milletler ise vicdanlarıyla büyüktür.
Ve tarih bize şunu defalarca göstermiştir:
Zulmün sarayları ne kadar görkemli olursa olsun,
temelleri çürüktür.
Yalanın kuleleri ne kadar yüksek olursa olsun,
hakikatin rüzgârına dayanamaz.
Karanlık bazen ufku tamamen kaplayabilir…
Fakat güneş hiçbir zaman karanlığa yenilmez.
Güç, kuvvet, iktidar, saltanat… geçicidir.
Ve tarih, gücü elinde tutanları değil…
Hakkın, adaletin yanında duranları yazacaktır!
Erol KAVUNCU
YAZARIMIZ ”EROL KAVUNCU’NUN”, DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA ”TIKLAYINIZ”
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
Batılılar, neden Çin’i değil de, İslâm’ı tehdit olarak görüyorlar? Batı dünyasının küresel stratejilerinde İslâm dünyasına…
İRAN’DAN TÜRKİYE AÇIKLAMASI: “ABD VE İSRAİL SİNSİ BİR PLAN YÜRÜTÜYOR” ABD ile İsrail’in İran’a yönelik…
KADİR GECESİ KUR’AN GECESİ Yeniden Kadir gecesine kavuşabilmek ne büyük bir nimet, ne büyük bir…
Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır gerilimi, son dönemde yaşanan çatışmalarla yeni bir boyuta taşındı. Taliban…
SEMÂNIN YERYÜZÜNE İNDİĞİ GECE: KADİR GECESİ Allahu Teâlâ, bu ümmet-i merhûmeye pek çok fazîlet ve…
ŞİDDET HAYATIMIZIN BİR PARÇASI OLMASIN “Kısasta hayat vardır” ayetinin düşündürdüklerini kaleme aldığım yazımdan sonra konuyla…
View Comments
Elinize emeğinize sağlık gündemi anlatan gerçekler.
Maalesef bu değerleri anlayacak ne iman ne ahlak ne de beyin var bunlarda!😡👍🏻