Gündem

21. Yüzyılın Yeni Güvenlik Stratejileri Nasıl Şekillenmeli?

Merkeziyetsiz ve Bireyselleşen Terör/izm Tehdidi Kapsamında Güvenlik Politikaları ve Tehdit Algılamaları: 21. Yüzyılın Yeni Güvenlik Stratejileri Nasıl Şekillenmeli?

ABD’de Bireysel Silahlanma Konusunda Çarpıcı Bilimsel Bulgu

ABD’de bireysel silahlanma konusu uzun yıllardır tartışmalı bir konu olarak gündeme geliyor. Rutgers Üniversitesi’nin yaptığı yeni bir araştırmaya göre, silah sahipliğinin bireylerin kendilerini savunmalarına yönelik katkı sağladığı yönündeki düşünce gerçeği yansıtmıyor gibi görünüyor. Araştırma bulgularına göre, silah erişimi olan bireylerin %92’sinin hayatları boyunca hiç silah kullanmadığı, son bir yıl içinde kendini savunma amaçlı silah kullandığını belirtenlerin oranının ise yalnızca %1’in altında kaldığı tespit edilmiş.

Verilere göre bireysel silahlanmanın bir güvenlik unsuru olmaktan çok silahlı şiddet riskini artıran bir faktör olduğunu değerlendirmek mümkün. Keza ABD’de bireysel silahlanma serbestliği, yalnızca bireyler için değil, küresel terörist grupların da silah erişimini/teminini kolaylaştırarak toplumların güvenliğini tehdit eden bir unsur hâline gelebiliyor. Özellikle 21. yüzyılda vekâlet savaşlarının yerini merkeziyetsiz, yapay zekâ destekli terör tehditlerine bırakması, bireysel silahlanma konusundaki riskleri daha da artırıyor. Terör/izm bireyselleştikçe ve merkeziyetsiz hâle geldikçe, bireysel silahlanma toplumsal güvenliği tehdit eden bir faktöre dönüşüyor.

Stratejik olarak güvenlik önlemleri yalnızca bireysel silahlanma ile değil, daha geniş kapsamlı ve kolektif politikalarla sağlanmalıdır. 21. yüzyılda ülkeler arasında güvenlik kurumları çerçevesinde bilgi paylaşımının önemini her zamankinden daha fazla vurgulamak gerekmektedir. PKK terör örgütüne destek veren Batı ülkeleri, özellikle Fransa, bu örgütün kendi ülkelerinde de terör eylemlerine tanıklık etmiştir. Terörü desteklemek, arka çıkmak, sonunda bu terörün sizi de bulacağı ve vuracağı anlamına gelir. Jeopolitik ve jeostratejik çıkarlar için vekâlet savaşları bağlamında sipariş usulü terör örgütlerini kullanma devri sona ermiştir. 21. yüzyılın ikinci çeyreğinde 5. jenerasyon terör/izm kapsamında yapay zekâ ile desteklenen merkeziyetsiz ve bireyselleşen terör/izm tehdidi ile karşı karşıya kalacağız. Düşük yoğunluklu ancak artan tehditleri bertaraf etmek gerekecek.

Devletlerin temel görevi, vatandaşlarını korumaktır. Ancak bu koruma, bireylerin silahlanmasıyla değil, kolektif ve kurumsal güvenlik politikalarıyla sağlanmalıdır. Silah sahibi bir birey, ani bir duygu patlamasıyla yanlış kararlar alabilir. Oysa devlet, veri ve belgeyle hareket eder/devletlerin duyguları yoktur; stratejik aklı, derinliği ve hafızası vardır. Duygularıyla hareket eden bireyin ise silahlanması, toplumsal güvenliği artırmak yerine, aksine riskleri artırmaktadır.

Terörist Saldırılar: Stratejik Zamanlama ve Hedefler

Binghamton Üniversitesi’nin yaptığı yeni bir araştırmaya göre, terörist saldırılar yalnızca zarar vermek amacıyla değil, aynı zamanda stratejik hedeflere ulaşmak için zamanlanıyor. Bu saldırılar, devletin meşruiyetini sarsmak, güç gösterisi yapmak ve terör örgütlerine itibar kazandırmak amacıyla gerçekleştiriliyor.

Terörist gruplar, insani krizlerden çok finansal ve güvenlik krizlerini fırsat olarak değerlendirerek eylemlerini planlıyor. Özellikle devletlerin zayıfladığı, toplumsal huzursuzluğun arttığı dönemlerde saldırılarını yoğunlaştırarak hükümetlerin politikalarını etkilemeye çalışıyorlar.

Küresel terörizm, güvenlik önlemlerinin zayıfladığı, toplumsal huzursuzluğun arttığı dönemleri hedef alır ve milli değerler bütününün parçalanmasını, devlete olan güvenin azaltılarak toplum ile devlet arasındaki bağın yıpratılmasını amaçlar. Bu bağlamda savunma stratejilerinin yalnızca saldırılara karşı koymakla kalmaması, aynı zamanda kriz anlarında stratejik öngörüye dayalı olarak çok yönlü bir güvenlik yaklaşımını/paradigmasını geliştirmesi gereklidir.

Global Firepower Listesi’ne Göre Küresel Güç Dengeleri ve Türkiye’nin Konumu

ABD merkezli Global Firepower, dünya çapında en güçlü orduların listesini açıkladı. Asker sayısı, teknolojik altyapı, savunma bütçesi ve lojistik kapasite gibi 60’tan fazla kriterin değerlendirildiği listede Türkiye 9. sırada yer aldı. Bu tür sıralamalar, yalnızca ülkelerin askerî kapasitesini değerlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda küresel jeopolitik stratejilerin de bir parçası hâline geliyor.

Dünyanın en etkili askerî güçlerini belirleme/listeleme çalışmaları yayınlanırken özellikle bu araştırma merkezlerinin bağlı olduğu ülkenin kısa, orta ve uzun vadeli askerî stratejik hedeflerine yönelik bir faaliyet adına veri mühendisliği çalışmaları yapılabileceği de unutulmamalıdır.

Özellikle Türkiye’nin Avrupa Devletlerinin askeri personel bulmada yaşandığı sorunları dile getirmesi ve Avrupa Devletlerinin ordularındaki sistematik/kapsamlı sorunları ifade etmesi bağlamında AB’ye kabul süreci çağrısı ve tek alternatifin bu olduğunun belirtilmesi/önerisi ABD merkezli Global Firepower’ın listesini etkilemiş olabilir.

Sonuç: Yeni Güvenlik Paradigmaları Şart

21. yüzyılın ikinci çeyreğinde, geleneksel savaş stratejileri yerini düşük yoğunluklu ancak sürekli artan tehditler oluşturan yeni güvenlik risklerine bırakıyor. Merkeziyetsiz, yapay zekâ destekli terör saldırıları ve bireysel silahlanmanın yarattığı tehditler, ulusal güvenlik politikalarının yeniden şekillendirilmesini gerektiriyor/zorunlu kılıyor. Yeni güvenlik stratejilerinin ve paradigmalarının geliştirilmesi hayati öneme sahip.

Geleceğin güvenlik politikaları, yalnızca saldırılara karşı koymakla sınırlı kalmamalı, krizleri öngörerek çok yönlü stratejiler geliştirmeye odaklanmalıdır. Devletler, güvenliği bireylerin inisiyatifine bırakmak yerine, kurumsal çözümler ve uluslararası iş birliği modelleri oluşturmalıdır. Aksi takdirde, bireysel silahlanmanın artışı, suni krizler yoluyla derinleşen küresel gelir adaletsizliği ve bireyselleşen terör tehdidi, yalnızca toplumsal huzuru bozmakla kalmayacak, küresel istikrârı da ciddi şekilde sarsacaktır/etkileyecektir.

Ömer Memoğlu

MİRATHABER.COM  -YOUTUBE- 

 

 

 

Recent Posts

  • Gündem

Paşinyan’dan Erdoğan’a Tarihi Erivan Daveti

Erdoğan'a Tarihi Davet Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı 4 Mayıs 2026 tarihinde…

5 saat ago
  • Gündem

Saadet Partisinin pişmanlığı

YANLIŞ YÖNLENDİRİLMİŞLER! Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’dan özeleştiri geldi: "Anket şirketleri tarafından yanlış yönlendirildik."…

8 saat ago
  • Gündem

İstanbul’da Muayene Sayıları Artıyor

İstanbul'da Muayene Sayıları Artıyor: "Yoldan Geçerken Acile Uğruyoruz" İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah…

9 saat ago
  • manşet

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR!

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR! Vacip, Adak, Akika, Şükür, kurban bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Siz de…

9 saat ago
  • Gündem

DÜNYA NEREYE GİDİYOR? “İsrail Dünyayı Nereye Sürüklüyor?”

DÜNYA NEREYE GİDİYOR? İsrail Dünyayı Nereye Sürüklüyor? Uluslararası hukuk çökerken, tepkiler neden sonuç üretmiyor? Uluslararası…

10 saat ago
  • Gündem

Varlığın ve Bilginin Dengesi: İlahi Adaletin Ontolojik ve Epistemolojik Ölçekleri…

Varlığın ve Bilginin Dengesi: İlahi Adaletin Ontolojik ve Epistemolojik Ölçekleri… Giriş: Adaletin Çok Boyutlu Doğası……

11 saat ago