islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,2207
EURO
50,5377
ALTIN
7.136,03
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

27 Mayıs Darbesinin Yıldönümünde “Özgürlük Yalanıyla Gençliği Sokağa Sürmek!”

27 Mayıs Darbesinin Yıldönümünde “Özgürlük Yalanıyla Gençliği Sokağa Sürmek!”
26/05/2025 12:35
A+
A-

Son günlerde üniversiteleri yeniden hareketlendiren CHP, aynı yöntemi 1960 darbesi öncesinde de kullandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzluk gerekçesiyle tutuklanma ihtimali gündeme gelirken sokaklara çıkan gençler, geçmişte de benzer bir şekilde CHP tarafından yönlendirilmişti. 1950’li yılların sonlarına doğru artan tansiyon, CHP’nin yönlendirdiği öğrenci hareketleriyle darbe zeminine dönüştü. Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın da ifade ettiği gibi, üniversiteler CHP’nin “kol gücü” hâline gelmişti.

Tahkikat Komisyonu Bahane Edildi, Meclis’te Darbe İpuçları Verildi

Demokrat Parti, provokasyonların önünü kesmek için 1960 Nisan ayında Tahkikat Komisyonu kurulmasını önerdi. Komisyonun amacı, bazı basın yayın organlarının yalan haberlerle ülkeyi kaosa sürüklemesini araştırmaktı. Ancak 27 Nisan’da TBMM’de önerge kabul edilirken, CHP lideri İsmet İnönü darbe mesajı gibi algılanan şu sözleri kullandı:
“Şartlar tamam olduğunda milletler için ihtilal meşru bir haktır.”
Bu açıklamadan hemen sonra üniversitelerde hareketlilik başladı. CHP’nin yönlendirdiği akademisyenler, gençleri Menderes’in diktatör olduğuna inandırmış, sokak eylemlerine hazırlamıştı.

İstanbul’da Gösteriler Başladı, Emeksiz ve Özpolat Olayların Kurbanı Oldu

28 Nisan’da İstanbul Üniversitesi’nde başlayan gösteriler Beyazıt Meydanı’na taşındı. Polisle yaşanan çatışmada Turan Emeksiz hayatını kaybetti. 30 Nisan’daki Sultanahmet gösterilerinde ise Nedim Özpolat yaşamını yitirdi. Aynı günlerde Ankara Üniversitesi’nde de benzer olaylar yaşandı. Gelişmeler üzerine İstanbul ve Ankara’da sıkıyönetim ilan edildi. Gösterilerde “Ordu, gençlik el ele” sloganları atıldı ve darbenin tabanı sokakta hazırlandı.

Kıyma Makinesi Yalanıyla Halk Kışkırtıldı, Ceset Bile Bulunamadı

CHP’nin basın organları ve dönemin Basın Yayın Genel Müdürü Ertuğrul Alatlı, gençlerin cesetlerinin kıyma makinelerinden geçirildiği yalanını yaydı. Bu yalanlar günlerce manşetlerde kaldı. Fakat darbeden sonra kurulan araştırma komisyonları, ne kıyma makinelerinde kıyılmış cesetlere, ne de kayıp öğrencilere dair bir delile ulaşamadı. Hiçbir aile evladının kayıp olduğunu bildirmedi. Yıllar sonra pişman olan Alatlı, “Toplumun coşkusuna kapıldım” dese de Menderes ve arkadaşları çoktan idam edilmişti.

CHP’nin İtirafları: “Evet, Biz Organize Ettik”

Darbe sonrası CHP’lilerden gelen itiraflar ise dikkat çekiciydi. CHP Gençlik Kolları kurucusu Suphi Baykam, 19 Nisan’daki Kızılay eylemini bizzat organize ettiğini söyledi. Baykam, İsmet İnönü’nün İş Bankası’na yapacağı ziyareti gençlere bildirip nümayiş düzenlediğini açıkça itiraf etti. CHP milletvekili Ayhan Toraman ise olayların bir kısmının Beyoğlu CHP binasında organize edildiğini anılarında yazdı. Aynı şekilde, İstanbul Üniversitesi olaylarını yönlendirenlerden Orhan Birgit’in de eylemlerde aktif rol aldığı ortaya çıktı.

HABER YORUM

II. Abdülhamid Han dâhil, tüm darbeler üniversite öğrencilerinin “özgürlük” nidalarıyla sokağa dökülmesiyle başlatıldı.

Ne garip değil mi? Aynı senaryo bugün yine sahnelenmek isteniyor. Ekrem İmamoğlu’na yönelik yolsuzluk iddiaları üzerinden yürütülen tartışmalar, bazı kesimlerce fırsata çevrilmek isteniyor. Gençler, “özgürlük” sloganlarıyla sokağa sürülüyor ve polisle karşı karşıya getiriliyor.

II. Abdülhamid döneminde… 1960 ve 1980 darbelerinde… Hatta 28 Şubat post-modern darbesinde de aynı yöntem denendi.

Seçimle başa gelmiş yöneticilere hakaret etmeyi “özgürlük” zannedenler, bugün yine meydanlarda bağırıyor.

Ama artık –amiyane tabirle– bu oyun bayatladı. Hem de fena şekilde bayatladı…

Hiç kimsenin, bu milletin evlatlarını sokağa döküp kendi siyasi emellerine alet etme hakkı yoktur.

Özellikle gençlerimizin şu soruyu kendilerine sormaları gerekiyor:

“Bizi sokağa çağıranlar, kendi çocuklarını neden meydanlara göndermiyor?”

İSLAMİ HABER  “MİRAT” 

MİRATYOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.