
Bizden Gözüken İkiyüzlü!
ARDAN ZENTÜRK, BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI SAVUNDU
Yıllarca muhafazakâr-milliyetçi kitlelerin hissiyatına tercüman olarak ekranlarda boy gösteren gazeteci Ardan Zentürk, Azerbaycan’da patlak veren başörtüsü kısıtlamasında sergilediği tutumla büyük bir çelişkiye imza attı. Türkiye’nin 28 Şubat karanlığında yaşadığı acıların hafızalardaki tazeliğini koruduğu bir dönemde Zentürk’ün, Azerbaycan yönetiminin inanç özgürlüğünü kısıtlayan adımlarını “kıyafet düzenlemesi” kılıfıyla savunması sert tepkilere yol açtı.
AZERİ MEDYASINDAN ALDIĞIMIZ VİDEO
Azerbaycan basınına 4 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamalarda, inancı gereği başını örten kız öğrencilerin eğitim hakkının gasp edilmesini basite indirgeyen Zentürk, yasakçı zihniyetin avukatlığına soyundu. Türkiye’deki vesayet odaklarının onlarca yıl “laiklik” ve “kılık-kıyafet yönetmeliği” arkasına saklanarak yürüttüğü zulmün bir benzerini Bakü’de meşrulaştırmaya çalışan Zentürk, tutarsızlığıyla muhafazakâr kamuoyunu sukutuhayale uğrattı.
Zentürk’ün, Türkiye’deki dinî cemaat ve vakıfları toptancı bir dille hedef alırken Azerbaycan’daki anti-demokratik uygulamalara ve Bakü yönetiminin Gazze soykırımı sürerken İsrail ile koruduğu sıkı ilişkilere tek kelime etmemesi, sergilediği “seçici hassasiyeti” net bir şekilde gözler önüne seriyor. Türkiye’de başörtüsü zulmüne karşı çıkıp coğrafya değişince aynı mağduriyete kör, sağır ve dilsiz kalmak; ilkeli gazetecilikle değil, iktidar odaklarına şirin görünme çabasıyla açıklanabilir.
Laiklik, devletin vatandaşların inancına müdahale etmesi değil; tam aksine her bir bireyin din ve vicdan hürriyetini teminat altına almasıdır. Bugün Azerbaycan’daki okullarda başörtülü öğrencilerin kapı dışı edilmesine “laiklik” adına göz yummak, Türkiye’deki ikna odalarını zihnen yeniden kurmaktan farksızdır. Coğrafya değiştiğinde insan haklarının ve temel özgürlüklerin tanımı değişmez.
Ardan Zentürk ve onun gibi savrulma yaşayan isimlere sorulması gereken soru son derece açıktır: Türkiye’de başörtüsü mücadelesi vermek hak ise, Azerbaycan’da hakkı gasp edilen genç kızların suçu nedir?
Gerçek samimiyet ve duruş, gücün ve muktedirlerin yanında saf tutmakla değil; kimden gelirse gelsin haksızlığa karşı mağdurun yanında durabilmekle ölçülür. Zentürk’ün bu son çıkışı, kimin nerede durduğunu ve özgürlük söylemlerinin ne kadar yüzeysel kaldığını bir kez daha tescillemiştir.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
İLHAM ALİYEV'E VERİLEN EN ANLAMLI CEVAP: YOL YAKINKEN HATANIZDAN DÖNÜN! Amerika'yı süper güç yapan şeyin…
TÜRKİYE’DE İMTİYAZLI SINIFIN DOKUNULMAZLIK ZIRHI: SAHNEDE, BİLİMDE, SİYASETTE VE MEZARDA ÇİFTE STANDART Toplum hayatının, hukukun…
Rusya-Ukrayna Savaşı Şiddetleniyor: Kiev’e Füze ve İHA Saldırısı Rusya’nın Kiev’e düzenlediği saldırıda bir kişi hayatını…
Türkiye Enerjide Tam Bağımsızlığa Koşuyor: Bakan Bayraktar’dan 2028 Müjdesi! Türkiye, enerji alanında attığı tarihi adımlarla…
GÜNEŞİN ÖNEMSİZLİĞİ Kuran-ı Kerim, Tekvir Suresinin ilk iki ayetinde bize şunu haber vermekte: اِذَا الشَّمْسُ…
Le Pen’in Başörtüsü Planı: Başörtüsüne Yasak, kipaya Serbest Fransa'da 2027 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin anketlerdeki en güçlü…
View Comments
Sorunun,Müslümanların inandığı kitap(kur’an)ile,itaat ettikleri kitapların(laik anayasalar)farklı olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.bu ikilemin sonuçları siyasi değil,itikadidir.