Gündem

35 Yıllık İş İnsanı İsyan Etti: “Yüksek Faiz Üretimi Boğuyor”

35 Yıllık İş İnsanı İsyan Etti: “Yüksek Faiz Üretimi Boğuyor”

“İSYAN EDİYORUM; ÇÜNKÜ ARTIK MESELE SADECE BEN DEĞİLİM”

35 yıllık iş hayatında krizleri atlattı, 3 bin kişiye istihdam sağladı, yüzlerce öğrenciye burs verdi. Demir çelikten inşaata, tarımdan üretime uzanan ticari hayatında bugün konkordato sürecini yaşayan Hasan Mete, yüksek faiz ve finansman krizinin yalnızca şirketleri değil, üretimi, istihdamı ve toplumsal yapıyı da tehdit ettiğini söylüyor.

Mirat Haber – Özel Röportaj

51 yaşındaki Hasan Mete, 35 yıldır ticaretin içerisinde. Demir çelik, inşaat ve tarım başta olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösteren Mete, ticari hayatı boyunca birçok ekonomik kriz gördü ve atlattı.

Ancak bugün yaşanan ekonomik tablonun geçmişteki krizlerden farklı olduğunu düşünüyor.

Bir dönem toplamda yaklaşık 3 bin kişiye istihdam sağlayan, çok sayıda öğrenciye burs veren ve üretim merkezli bir ticari hayat sürdüren Mete, bugün konkordato sürecinde.

Onun hikâyesi yalnızca bir iş insanının borç hikâyesi değil.

Aynı zamanda yüksek faiz, bozulan tahsilat zinciri, daralan finansman ve üretim üzerindeki baskının işletmeleri nasıl zorladığını anlatan bir örnek.

Mete, yaşadığı süreci ve Türkiye ekonomisine ilişkin düşüncelerini Mirat Haber’e anlattı.

Şaban Doğan: 35 yıldır ticaretin içindesiniz. Nasıl bir ticari hayatınız oldu?

Hasan Mete:
Yaklaşık 35 yıldır ticaretin içerisindeyim. Demir çelik, inşaat ve tarım başta olmak üzere farklı alanlarda faaliyet gösterdim. Bu süre içerisinde çok farklı ekonomik krizlerle karşılaştım. Zor dönemler gördüm, düştüm, kalktım ve yeniden çalıştım.

Benim hayatımın temelinde çalışmak ve üretmek var.

Şaban Doğan: Bu süreçte kaç kişiye istihdam sağladınız?

Hasan Mete:
Dönem dönem değişmekle birlikte yaklaşık 3 bin kişilik bir istihdam oluşturduk. İnsan çalıştırdık, üretim yaptık, yatırım yaptık. Bunun yanında çok fazla dile getirmek istemesem de yüzlerce öğrencimize burs vermeye çalıştık.

Çünkü ticaretin sadece para kazanmak olmadığını düşünüyorum. İnsan kazanmak, topluma katkı sağlamak da önemli.

Şaban Doğan: Peki bugün sizi isyan noktasına getiren ne oldu?

Hasan Mete:
Artık mesele sadece benim meselem değil.

Ben bugün kendi borcumu, kendi şirketimi veya kendi yaşadığım sıkıntıyı anlatmak için konuşmuyorum. Türkiye’de binlerce esnafın, tüccarın, sanayicinin ve üreticinin yaşadığı bir sorundan söz ediyoruz.

İnsanlar artık “Biz gerçekten görülmüyor muyuz?” diye soruyor.

Şaban Doğan: Sizce temel problem yüksek faiz mi?

Hasan Mete:
Yüksek faiz çok önemli bir problem ama mesele sadece faiz oranından ibaret de değil.

Yüksek faiz üretimi ve istihdamı doğrudan etkiliyor. İş insanı finansmana ulaşamıyorsa, ulaştığında da bunu çok yüksek bir maliyetle kullanıyorsa üretim yapmak giderek zorlaşıyor.

Bir noktadan sonra iş yapmak yerine finansman maliyetini karşılamaya çalışıyorsunuz.

Şaban Doğan: Peki yüksek faiz piyasayı nasıl etkiliyor?

Hasan Mete:
Piyasadaki para ve tahsilat zinciri birbirine bağlıdır.

Bir firma alacağını tahsil edemiyor. Çekini ödeyemiyor. O çekin karşılığındaki firma kendi borcunu ödeyemiyor. Böylece zincir giderek kırılıyor.

Finansman da pahalıysa işletmenin hareket alanı daha da daralıyor.

Sonuçta üretim yavaşlıyor, istihdam azalıyor ve işletmeler küçülmeye başlıyor.

Şaban Doğan: Siz de “tahsilat zinciri kırıldı” diyorsunuz. Biraz açar mısınız?

Hasan Mete:
Ekonomide bir işletmenin ayakta kalması yalnızca kendi bilançosuna bağlı değildir.

Siz müşterinizden paranızı alamazsanız tedarikçinize ödeme yapamazsınız. Tedarikçiniz de başka birine ödeme yapamaz.

Böylece bir işletmenin problemi kısa süre içerisinde onlarca işletmenin problemi haline gelir.

Tahsilat problemi borç problemine, borç problemi finansman problemine, finansman problemi de çaresizliğe dönüşür.

Şaban Doğan: Çaresizlik derken neyi kastediyorsunuz?

Hasan Mete:
İşini ve üretimini devam ettirmek isteyen insanın önünde finansman seçenekleri azalıyor.

Böyle bir ortamda insanlar çok yüksek maliyetli ve kayıt dışı finansman yollarına yönelme riskiyle karşı karşıya kalıyor.

Ben burada sadece kişileri suçlamanın yeterli olmadığını düşünüyorum.

İnsanları o kapılara götüren ekonomik şartları da sorgulamak gerekiyor.

Şaban DoğanSizce mesele sadece ekonomik mi?

Hasan Mete:
Hayır.

Ekonomik sıkıntı bir süre sonra sosyal ve ahlaki bir probleme dönüşüyor.

Borçlar arttıkça insanlar birbirleriyle karşı karşıya geliyor. Tehditler, kavgalar, ailevi sorunlar ortaya çıkıyor. İnsanların psikolojisi bozuluyor.

Yani ekonomik sistemin ürettiği sonuçlar toplumun ahlaki yapısını da etkiliyor.

Şaban Doğan: Kapitalist ekonomik düzen hakkında ne düşünüyorsunuz?

Hasan Mete:
Ben bugün yaşadıklarımız üzerinden şunu görüyorum:

İnsanı yalnızca borç, faiz, kâr ve finansman rakamlarından ibaret gören bir ekonomik anlayışın topluma ciddi zararları oluyor.

İnsan sadece ekonomik bir aktör değildir.

Üreten, istihdam sağlayan, ailesine bakan, çalışanlarına karşı sorumluluk taşıyan bir insandır.

Ekonomik sistem insanı yaşatmak yerine sürekli borçlandırıyor ve finansman maliyetinin altında ezilmeye bırakıyorsa burada sistemi de sorgulamak gerekir.

Şaban Doğan: 35 yıllık ticaret hayatınızda daha önce de krizler yaşadınız. Bugünkü krizi farklı kılan ne?

Hasan Mete:
Krizler her zaman oldu. Ben de birçok kriz atlattım.

Ancak bugün finansman maliyetlerinin çok yüksek olması ve piyasadaki tahsilat problemleri birbirini besliyor.

Eskiden bir kriz yaşadığınızda çalışarak, üreterek ve zaman içerisinde toparlanma imkânınız vardı.

Bugün ise bazı işletmeler için çalışmak bile borcu kapatmaya yetmeyebiliyor.

Şaban Doğan: “Çalışarak borcunu ödeme ihtimali, borcun faizinden daha hızlı küçülüyorsa…” diyorsunuz. Ne demek istiyorsunuz?

Hasan Mete:
Şunu söylüyorum:

Bir insan çalışıyor, üretmeye devam ediyor ama elde ettiği kazancın çok büyük bölümü finansman maliyetine gidiyorsa, borcunu kapatma ihtimali giderek azalıyor.

O zaman sadece “Neden borçlandın?” diye sormak çözüm değil.

“Bu insan borcunu nasıl ödeyebilir?” sorusunu da sormamız gerekiyor.

Şaban Doğan: Devletten beklentiniz nedir?

Hasan Mete:
Ben devletten borçlarımı silmesini istemiyorum.

Bana para dağıtılsın da demiyorum.

Devletime şunu söylüyorum:

Bize çalışabileceğimiz bir zemin bırakın.

Borçlarımızı ödeyebileceğimiz şartları oluşturun. Üreten insanı kayıt dışı finansmanın insafına bırakmayacak mekanizmalar kurun.

Biz ayrıcalık istemiyoruz.

Çalışmak ve üretmek istiyoruz.

Şaban Doğan: Konkordato sürecine gelmeniz sizin için ne ifade ediyor?

Hasan Mete:
Ben bunu bir kaçış olarak görmüyorum.

35 yıldır ticaret yapan bir insan olarak sorumluluklarımdan kaçmadım. Borçtan kaçmadım, işten kaçmadım.

Bugün de temel düşüncem aynı:

Çalışmak, üretmek ve borçlarımı ödemek.

Ancak bunun için ekonomik olarak nefes alabileceğimiz bir zemine ihtiyaç var.

Şaban Doğan: Bugün yeniden başlama imkânınız olsa yine ticaret yapar mıydınız?

Hasan Mete:
Ben hâlâ ticaret yapmak ve üretmek istiyorum.

Çünkü insanın üretmekten vazgeçmesi kolay değil.

Benim isyanım da zaten buradan kaynaklanıyor.

Bu ülkeyi terk etmek, üretmekten vazgeçmek veya mücadeleyi bırakmak istemiyorum.

Tam tersine burada üretmek istiyorum.

Şaban Doğan: Son olarak devlete ve topluma ne söylemek istersiniz?

Hasan Mete:
Ben devlete düşman olduğum için konuşmuyorum.

Tam tersine bu devletin ve bu ülkenin benim de ülkem olduğuna inandığım için konuşuyorum.

Bıçak kemiğe dayandı demeyeceğim.

Çünkü artık mesele bıçak da değil, kemik de değil.

Mesele, üreten insanların hâlâ ayakta kalıp kalamayacağıdır.

Ben bugün bunun için isyan ediyorum.

Şiddete değil.

Kavgaya değil.

Devletime değil.

Duyulmamak ihtimaline isyan ediyorum.

Çünkü hâlâ inanıyorum:

Bu devlet bizim. Bu ülke bizim. Bu ekonomi de ancak üreten insan ayakta kalırsa hepimizin.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Recent Posts

  • Gündem

Mora Katliamı’nın 205. Yılında Edirne’den Siyah Çelenk

Mora Katliamı’nın 205. Yılında Edirne’den Siyah Çelenk “Mora katliamını unutmadık, unutturmayacağız” Mora Yarımadası’nda 1821 yılında…

10 dakika ago
  • Gündem

Seçimlerin Engellenmesi için Baskı Var

TRUMP’A YAKIN İSİMLERDEN ARA SEÇİMLER ÖNCESİ FEDERAL MÜDAHALE ÇAĞRISI DONALD TRUMP'IN, YAKIN ÇEVRESİ SEÇİMLERİN ERTELENMESİ…

1 saat ago
  • Genel

BİR CANIN FERYADI VE EKONOMİK BUHRAN: YOKSULLUK İNSANI KÜFRE NASIL SÜRÜKLER?

BİR CANIN FERYADI VE EKONOMİK BUHRAN: YOKSULLUK İNSANI KÜFRE NASIL SÜRÜKLER? Daha önce bu sütunlarda…

1 saat ago
  • Gündem

Türkiye, İran’dan Daha Tehlikeli

İsrailli Eski General Giora Eiland’dan Çarpıcı İtiraf: "Türkiye, İran’dan Daha Tehlikeli ve Çatışma Senaryosu Gerçekçi"…

2 saat ago
  • Makale

İSLÂM’SIZ İNSAN POTANSİYEL ŞER KAYNAĞIDIR

İSLÂM’SIZ İNSAN POTANSİYEL ŞER KAYNAĞIDIR İslâm, Yüce Yaratıcımızın insanlık için seçtiği ve razı olduğu dindir.…

3 saat ago
  • Genel

ÖMER KOÇ’TAN İSRAİL VE BATI’YA ÇOK SERT GAZZE ÇIKIŞI

ÖMER KOÇ’TAN İSRAİL VE BATI’YA ÇOK SERT GAZZE ÇIKIŞI: “BU HUNHAR SOYKIRIMI MÜMKÜN KILDILAR” Koç…

3 saat ago