
Cinsel Mutluluk Görevleri 12
Cinsel İlişkide Kaçınılması Öğütlenen Davranışlardan Sakınmak
Âdet ve lohusalık halinde ilişki, arka organdan temas, mazohizm‐sadizm ve bir de ağıza boşalma anlamında oral ilişki dışında koca ile karısı arasında günah kapsamına girecek hiçbir söz ve davranışın olmadığını açık bir dille ifade etmiştik.
Bu sebeple, şu câiz midir, bu yapılabilir mi şeklinde gözlerin, ellerin dil ve dudakların kullanımı ile alâkalı herhangi bir husûsun sorulmasına gerek yoktur.
Ancak kesin bir yasağın konulmamış olması, bazı tavsiyelerin yapılmamış olduğu anlamına gelmez. Aslında bazı sınırlamaların olmasında zarûret de vardır.
Eşler arasında cinsel ilişki bir veya birkaç defa tekrarlanacak bir olay değildir. Bülûğ çağından itibaren evlenilebileceğine göre, normal bir ailenin cinsel hayatının kırk‐elli yıl sürebileceği düşünülürse, cinsel câzibeyi ve romantizmi korumaya yardımcı olacak bazı tavsiyelerin yapılmasına ihtiyaç vardır.
İslâm Dîni, aşağıda üç madde halinde açıklanan davranışlardan sakındırıcı öğütler vererek, bu ihtiyacı karşılamıştır.
a‐ Örtüsüz çıplaklık, cinsel organlara bakmak
b‐ Oral ilişki ve ilişki sırasında çok konuşmak,
c‐ Korunma tedbirlerine başvurmak.
Kaçınılması Öğütlenen Davranışlar 1
Eşler Arasında Örtüsüz Çıplaklık ve Cinsel Organlara Bakmak
“Kadınlar sizin için bir giysi, sizde onlar için bir giysisiniz…” (Bakara 187)
Cinsel ilişkide örtüsüz çıplaklık ve cinsel organlara bakmak, hiç şüphesiz haram değildir; günahkâr kılmaz. Eğer haram kılınsaydı, insanla ilâhî buyruklar arasında sürtüşme olurdu. Çünkü birbirleriyle sevişip ilişki kuran ve bu ilişkileri yıllarca devam edip duracak olan eşlerin, her ilişkide örtüsüz çıplaklıktan bütünüyle korunmaları ve birbirlerinin cinsel organlarını görmemeleri mümkün değil gibidir.
Eşler arasında çıplaklığın ve cinsel organlara bakmanın câiz (helâl) olduğu hadîslerle sabit bir gerçektir.
Eşler Arasında Örtüsüz Çıplaklığa ve Bakmaya Ruhsat Veren Hadîsler
Ebû Behz (r.a) babasından rivâyet ediyor:
Allah’ın Resûlü’ne (sav) sordum:
‐ Ey Allah’ın Peygamberi! Hangi organlarımızı örtelim, hangilerini örtmeyelim?
‐ (Üreme organı ve yakın çevresini oluşturan) avret yerini eşinden veya (nikâhlı) câriyenden başka herkesten koru.
‐ Ya Resûlallah! Topluluk bir arada erkek erkeğe bulunduğu zaman da avret yerimizi örtelim mi?
‐ Hiçbir kişinin avret yerini görmemesini sağlayabiliyorsan hiç durma sağla.
‐ Peki, Ey Allah’ın Resûlü! Birimiz yalnız kaldığı zaman da avret yerini örtmeli mi?
‐ Allah insanlardan daha çok kendisinden utanılmaya lâyık olandır.[1]
Açıkça anlaşılacağı üzere bu hadîs, kişinin cinsel organını hür veya esir kökenli câriye eşinden koruması gerekmediğini, fakat bu hususta Allah’a karşı utançlı olunmasının fazîletini beyan etmektedir.[2]
‐ Salât ve selâm üzerine olsun‐ Allah’ın Resûlü bir sahâbîye hitaben şöyle buyurdu:
“Allah eşini sana, seni de eşine örtü kıldı. Eşlerim benim avret yerimi görürler, ben de onlardan görürüm.”[3]
Yüce Peygamberimizin eşlerinden Hz. Âişe annemiz anlatıyor.
“(İkimiz de cünüb iken) Ben ve Allah’ın Resûlü bir kabtan yıkanırdık. O, benden evvel davranır, ben de kendisine bana da bırak, bana da bırak, derdim.”[4]
Sunulan hadîsler de eşler arasında çıplaklığın ve cinsel organlara bakmanın helâl olduğunu açıklamaktadır.
Eşler arasında, örtüsüz çıplaklığın caiz olduğunu gösteren bir diğer hadîs de, Hz. Âişe validemizin, Hz. Peygamber’in yanında, vahiy meleği Cibrîl’in kendisine yaklaşamayacağı şekilde soyunuk olarak yatmasıdır. Peygamberimiz, bulunduğu odaya Cibrîl’in girmemesinin sebebini Hz. Âişe’ye şöyle açıklamıştır:
‐ Sen soyunuk bir halde iken, yanına gelecek değildi ya.[5)
Örtüsüz Çıplaklıktan Sakındıran Öğütler
Açıklanan hadîslerden öğrendiğimiz üzere, cinsel ilişki sırasında eşlerin örtüsüz olması ve birbirlerini görmesi helâldir. Temel hüküm budur. Ancak olgun îman, Allah’a ve meleklere karşı utanmayı gerekli kıldığı gibi örtünmeyi de güzel kılmaktadır.
Kur’ân’ın açıklamasına göre Allah bizi her an görmektedir. İradeli sözlerimizi, işlerimizi kayda alan ve görüntüleyen meleklerle koruyucuyu ve müjdeleyici melekler de bize eşlik etmektedir.[6] Bu sebeple Allah’a ve meleklerine karşı utançlı olup, soyunuk halde ilişkiye girilirken bile üzerimize bir örtü alınabilir. Bu anlamda örtünmeyi öğütleyen hadîslerinde Allah’ın Resûlü şöyle buyurmaktadır:
“Biriniz eşi ile ilişkide bulunduğu zaman örtünsün. Üzerine örtü almadığı zaman melekler utanarak çıkarlar.7 Şeytanlar da hazır olurlar. Şeytanlar hazırken yapılan ilişkiden doğacak çocuk üzerinde ise Şeytanların ortaklığı olur.”8
Eşi Hz. Âişe’nin, meni bulaştığı için çitilediği giysisi ile Peygamberimizin namaz kıldığı şeklindeki açıklaması, Onun (sav) öğütleri çizgisinde amel edip örtüsüzlükten korunduğunu göstermektedir.9
Cinsel Organa Bakmadan Sakındıran Öğütler
a‐ Allah’ın Resûlü’nün eşlerinden saygı değer annemiz Hz. Âişe şöyle anlatıyor.
“Ben Allah’ın Resûlü’nün cinsel organına bakmadım; onu görmedim.”
Üzerinde hüküm bina edilebilir güvenilirlikte olmamakla beraber, bazı İslâm bilginleri Hz. Âişe’nin bu duyurusuna dayanarak, cinsel organlara bakmamanın daha fazîletli bir davranış olacağını dile getiriyorlar.
Hz. Âişe’nin (r. anha) bu açıklamasını tavsiye olunur bir davranış olarak değerlendirmekte zarûret de vardır. Çünkü Hz. Âişe’nin bu duyurusunu, rivâyet ettiği diğer hadîslerle birleştirdiğimizde, şu şekilde yorumlamak zorunlu olmaktadır:
“Ben özel olarak bakmadım. Hissedilebilecek şekilde özel olarak bana bakılmadı.”
Aşağıda sunacağımız hadîs de böyle bir yorumun gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Hz. Âişe (r. anha) anlatıyor.
“Cünüblükten ötürü ben ve Allah’ın Resûlü bir kabdan yıkanıyorduk.
Ellerimiz o kabın içine girip çıkıyordu.”[7]
b‐ Allah’ın Resûlü cinsel organlara bakılmamasını öğütleyen bir diğer hadîslerinde şöyle buyurur:
“Sizden biriniz eşi veya (nikâhlı) câriyesiyle cinsî münâsebette bulunduğu zaman eşinin cinsel organına bakmasın…”
Bakılmaması tavsiyesi, erkek için de kadın için de geçerlidir.
Bu hadîsi sıhhati/doğruluğu bakımından eleştiren hadîsçiler varsa da peygamberî emrin tavsiye niteliğinde olduğuna aykırı görüş beyan eden yoktur.
Niçin yasaklanmadı da kaçınılması öğütlendi?
Kesin olarak yasaklanmamakla beraber cinsel organlara bakmamanın öğütlenmesi son derece anlamlıdır.
Cinsel ilişki helâl iken bakmak haram kılınamazdı. Çünkü korunmak son derece güçtür. Kaçınılması öğütlenmeliydi. Çünkü yıllar boyu devam edecek cinsel hayatın çekiciliği ve şiiriyetini sürdürebilmesi için eşler arasında korunulacak bazı sınırların, utanılacak bazı davranışların bulunmasında zarûret vardır. Kaldı ki yaratılışlarındaki hayâ duygusu yozlaştırıcı kültürlerin tahrîbatına uğramamış insanlarda, özellikle kadınlarda utanma duygusu, yaratılıştandır.
Sürekli arzulanır olabilmesi için husûsiyle kadının ‐kocasına karşı da olsa‐ utanma örtüsüne bürülü olması lâzımdır. Ne var ki bu örtü tül olmalı, kadınlık görevlerini yapmaya engel çul olmamalıdır.
Burada bir husûsa daha değinmekde yarar vardır.
Eşlerin vücût yapısı ve bedenlerin temasına yatkın sevişme tarzı bakmayı da gerekli kılmamaktadır. Böyle olmakla beraber cinsel duyguları artırarak şehveti geliştirecekse bakılmasının uygun
olacağını ileri süren İslâm âlimlerinin mevcût olduğunu da hatırlatabiliriz.[8]
Cinlere ve onların bir kolu olan şeytanların varlığına îman etmek farz olduğu gibi meleklerin varlığına îman etmek de farzdır. Onları inkâr etmek kişiyi kâfirlerden kılar.
Melekler Allah’ın insanlardan önce nurdan yarattığı varlıklardır. Göklerde yaşarlar. Görevleri gereği yeryüzüne de inerler. Erkeklik ve dişilikleri yoktur. Yemezler, içmezler ve uyumazlar. Süratle giderler ve gelirler. İnsan sûretine de girebilirler. İnsanlar gibi nefsi arzuları ve emelleri, iradelerini kullanma hürriyetleri yoktur. Güneşin ve ayın yörüngelerinde seyretmesi gibi iradelerini yönlendirmeksizin emrolunanı yaparlar. Farklı yaratılıştadırlar.
Meleklerin bir kısmı bir kanatlı, bir kısm iki kanatlı, bir kısmı da üç veya daha çok kanatlıdır. Ancak meleklerin kanatları biz insanların çağrışım yaptığı gibi kuş kanatları türünden değildir. Onların kanatları Allah’ın emirlerini uygulamadaki güçlerini yansıtan özellikleridir ve mahiyeti bizim meçhulümüzdür. Meleklerin sayıları yalnız Allah’ın bileceği kadar pek çoktur. Evrenle, yer küremizle ve insanlarla ilgi görevleri vardır.
Hadîs tekniği bakımından zayıf olan bu hadîste kullanılan üslûp haramlığı belirtmek için değil, sakınmayı öğütlemek içindir. İstisnaî de olsa Peygamberimiz’de örneklenen örtüsüz çıplaklığa ait açık ve kesin bir örneğin görülmemesi, sakınmanın sünnete uygunluğunu kanıtlamaktadır.
Peygamberimiz’in örtüsüz ilişkide bulunmadığını gösteren bu hadîs için bak… Ebû Davûd Tahâreti 123.
ALİ RIZA DEMİRCAN
[1] Tirmizî Edeb 39 (Hn. 2795)
[2] Kur’ân’ın açık buyruğu gereği kişi savaş esiri kadın anlamına câriyesi ile nikâhsız ilişkiye giremez. (Nisâ 3, 24, 25, Nûr 32) Bunun gibi nikâh akdetmeden onun avretine; üreme organı ve yakın çevresine bakamaz ve kendi avretini de ona gösteremez.
[3] Taberânî’den M. K. Ummal 6/414, Feyzü’l‐Kadîr 2/224. Hadîs mürseldir. İlk cümlesi Bakara Sûresi’nin 187. âyetinde geçmektedir.
Allah’ın Resûlü’nün “Ben de onlardan görürüm” şeklinde beyanda bulunması, nefse maledici bir metodla bakmanın câiz olduğunu açıklamak içindir. ‐Doğrusunu Allah bilirFiilî tercihi ve tavsiyesini açıklamak için değildir. Bu ve bu gibi hadîslerin değerlendirilmesinde, Allah’ın Resûlü’nün melekîlik içinde değil beşerîlik içinde ve her seviyede insana örnek olmakla vazifeli bir peygamber olduğu gerçeğini hatırda bulundurmalıyız.
[4] Müslim Hayz 10.
[5] Müslim Cenâiz 35
[6] İnfitar 11‐13, Rad 11, Casiye 29, Fussılet 30‐31
[7] Müslim Hayz 10, Müslim Ter. ve Şerhî 2/1035. 12 Feyzü’l‐Kadîr 1/326.
[8] İ. Arabî Ahkâmû’l‐Kur’ân Nûr 31 (3/1357)